Başvuru, itiraz dilekçesi üzerine gerekçeli karar tebliğ edilmeden dosyanın itirazının incelenmek için yetkili mahkemeye gönderilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, itiraz dilekçesi üzerine gerekçeli karar tebliğ edilmeden dosyanın itirazının incelenmek için yetkili mahkemeye gönderilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 30/1/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve ekindeki belgelerle Ulusal Yargı Ağı Bilişi Sistemi’nden (UYAP) elde edilen bilgilere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 18/10/2017 tarihli iddianamesiyle kasten yaralama suçunu işlediği iddiasıyla başvurucu hakkında kamu davası açılmıştır. Yargılamayı yürüten İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 25/10/2018 tarihinde başvurucunun isnat edilen suçtan mahkûmiyetine hükmetmiş, sonrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı vermiştir. Tefhim edilen kararda gerekçeye yer verilmemiştir. Başvurucu müdafii, karara itiraz ettiğine ilişkin 31/10/2018 tarihli dilekçesini aynı tarihte vermiş ve gerekçeli itiraz dilekçesini gerekçeli kararın tebliğinden sonra vereceğini bildirmiştir. Gerekçeli karar başvurucu veya müdafiine tebliğ edilmeden, dosya itiraz hususunda karar verilmek üzere 23/11/2018 tarihinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 8/12/2018 tarihinde itirazı kesin olmak üzere reddetmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"Mahkememizce yapılan incelemede, söz konusu HAGB kararının ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kararda bir isabetsizliğin bulunmadığı, yapılan itirazın bu nedenle yerinde olmadığı kanaatine varıl[mıştır.]" Mahkeme gerekçeli kararını ve itirazın reddine dair 8/12/2018 tarihli kararı başvurucu müdafiine 14/12/2018 tarihinde tebliğ etmiştir. Bunun üzerine başvurucu müdafii Mahkemeye aynı tarihte gerekçeli itiraz dilekçesi sunmuştur. Bu dilekçede, gerekçeli karar tebliğ edilmeden ve gerekçeye yönelik itiraz nedenlerinin olup olmadığı irdelenmeden itirazın reddedildiği belirtilmiş; ileri sürülen gerekçeler doğrultusunda itiraz incelemesi yapılması talep edilmiştir. Mahkeme itirazın reddine dair 8/12/2018 tarihli kararı başvurucu müdafiine 17/12/2018 tarihinde yeniden tebliğ etmiştir. Başvurucu müdafiinin 14/12/2018 tarihli dilekçesi üzerine dosyanın gönderildiği İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 26/12/2018 tarihinde, başvurucunun itirazı hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"Cumhuriyet Savcısı; mahkemenin kararına daha önce aynı sanık vekilince vaki itiraz üzerine İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince itirazın reddine karar verildiği, bu kararın kesin olduğu, ikinci defa aynı karar aleyhine itiraz yoluna başvurulamayacağı anlaşıldığından itirazın reddine karar verilmesi yönünde mütalaada bulunmuştur....Sanık müdafiinin karar tebliği sonrası ibraz ettiği itiraz dilekçesi hakkında karar verilmek üzere dosya mahkememize tevzi edilmiş ise de;İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/990 İş sayılı kararıyla Av. Hüsniye Akdoğan'ın itiraz dilekçesi değerlendirilmiş olup kesin karar niteliğinde bulunduğundan bu konu hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar veril[miştir.]" Anılan karar başvurucu müdafiine 8/1/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 30/1/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.