T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1556 Esas KARAR NO : 2026/444 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/07/2024 NUMARASI : 2022/980 E. - 2024/615 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 35…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1556 Esas KARAR NO : 2026/444 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/07/2024 NUMARASI : 2022/980 E. - 2024/615 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili hakkında İstanbul Anadolu 7. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile 28/06/2019 keşide tarihli, ... seri numaralı, 364.000,00 TL bedelli çekten dolayı kambiyo senetlerine özgü yolla çekin zaman aşımı süresinin hemen öncesinde kötü niyetli olarak takip başlatıldığını, takipte çekte cirosu olan ...'nin borçlu olarak gösterilmediğini, sadece davacı şirkete ödeme emri gönderildiğini, çekin takibe koyulduğu tarih ve cirantanın takipte gösterilmemesinin takibin kötü niyetli ve aynı zamanda suç teşkil eden bir eylemin de olduğunu gösterdiğini, davalı tarafın alacaklı olduğu gerekçesi ile söz konusu takibi başlattığını, müvekkilinin ... ile ortaklık kurmak amacıyla keşide edildiğini, ancak ortaklık gerçekleşmediği için ...'ye teslim edilmediğini ve müvekkilinin elinde bulunduğunu, müvekkili şirket hakkında konkordato kararı verildiğini, bu süreçte çekin yasal olmayan yollardan davalının eline geçtiğini, çekin hiç bir zaman için çekte cirosu görülen ... tarafından davalıya ciro edilip teslim edilmediğini, takibe konu çekin sahte olarak tedavüle sokulduğunu, çekteki ciranta imzasının sahte olarak atıldığını, imzaların sahte olduğunu, davacının ciddi anlamda mağduriyetinin oluşabileceğini belirterek, bu nedenle teminatsız olarak, aksi halde Mahkemenin takdir edeceği miktarda teminat yatırılması suretiyle, takibin yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, davacı şirketin yaptığı iş nedeniyle adına kayıtlı çok fazla iş gereci kullanımında olan makinalar (kırıcı, kepçe, yük kamyonları) bulunmakta olduğunu, davacı şirketin aktif olup, cirosu yüksek şekilde piyasada hafriyat işleri yaparak ticari faaliyetine devam ettiğini, bu nedenle haksız olarak yapılacak bir haciz işleminin telafisi mümkün olmayacak şekilde davacıyı etkilemesi söz konusu olacağından, İstanbul Anadolu 7. İcra Dairesi ... Esas sayılı takibin tedbiren dava sonuna kadar durdurulmasını talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu çekin kambiyo senedi olduğunu, dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğunu, davacının arabulculuk başvurusu yapmadığını, zaman aşımı definde bulunduklarını, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini, davacının dava dışı 3. kişi ...'nin zorunlu dava arkadaşı olarak davaya dahil edilmesinin hukuka uygun olmadığını, davacının düzenlediği çekte müvekkiline ciranta olduğunu, çek alacağının ödenmediği için İstanbul Anadolu 7. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosya ile kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibinin başlatıldığını, takipte sadece çeki düzenleyen borçluya karşı takip yapılmasında yasal ve hukuki bir engel bulunmadığını, davacının bu yöndeki iddiasının soyut olduğunu ve dayanaktan yoksun olduğunu, davacının takibe konu çekte lehtar ve ciranta olan ...'nin imzasının sahte olduğunu ileri sürüldüğünü, ileri sürülen iddiayı kabul etmediklerini, takibe konu çek incelendiğinde, ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığını, davacı vekilince davaya konu çek alacağının kambiyo senedinden kaynaklandığının açık olmasına rağmen, inkar edilmesinin kötü niyetli olarak davanın açıldığını gösterdiğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının aynı hususta İst. Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/813 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davanın derdest olduğunu belirterek, davanın usul yönünden eksiklikleri sebebi ile reddine, aksi halde deliller ve ispat vasıtalarının neticesinde esasa girilerek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 03/07.2024 tarihli 2022/980E. - 2024/615 K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafından dava dışı ... ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle davaya konu çekin davacı tarafından keşide edilerek lehtar ...'ye verilmek üzere davacıya ait kasada imzalanarak hazır tutulduğu, çekin hukuk dışı yolla şirket kasasından kaybolması nedeniyle çekin lehtara teslim edilmediği, lehtar yönünden çek üzerindeki ciro zincirinin kırıldığını ileri sürerek huzurdaki menfi tespit davası açılmış ise de; Yargıtay 11. HD 18/04/2016 tarih 3878/4275 sayılı ve yine benzer mahiyetteki Yargıtay 19. HD 18/10/2017 tarih 1990/7096 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; Kambiyo senetlerinde imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi geçerli olup, keşidecinin lehtar imzasının sahte olmasına dayalı olarak senetten kaynaklanan sorumluluğu bulunmadığını iddia edemeyeceği, kıymetli evrak üzerindeki her imza sahibinin kendi imzasından sorumlu olduğu, davaya konu çek keşidecisinin davacı şirket olduğu ve çek üzerindeki keşideci imzasına yönelik itiraz bulunmadığı, bu hususun tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu, dosya kapsamında aksi yönde bir iddia ve delil bulunmadığı, Uyap sistemi üzerinden getirtilen soruşturma dosyalarında da imza incelemesinin yapıldığı, soruşturma dosyalarının içeriği, delilleri ve ifade tutanakları incelendiğinde soruşturma dosyalarının sonucunun eldeki dava sonucunun etkilemeyeceği gerekçesi ile beklenmesine gerek duyulmadığı, açıklanan nedenlerle davacının davasında haklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bununla birlikte, kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için takibin haksız olması tek başına yeterli olmayıp, ayrıca alacaklının kötüniyetli olması da gerekmektedir. Alacaklının kötüniyetli sayılabilmesi için de, takibin haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir. Davalı taraf davacının kötüniyetle icra takibi yaptığını tüm dosya kapsamında ispatlayamadığından şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatının talebinin reddine..." karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davaya konu çekin ...'ye teslim edilmediğini, Çekteki ciro imzasının sahte olduğunu, müvekkilinin çekten dolayı sorumluluğunun bulunmadığını,...'nin vekilinin İstanbul C. Başsavcılığının 2022/173415 sor. sayılı dosyası ile şikayette bulunduğunu,Ciro silsilesinde kopukluk olması nedeniyle davalının yetkili hamil olduğunu kanıtlayamadığını,...'nin davaya dahil edilmesi taleplerinin Mahkemece haksız olarak reddedildiğini, yeterli araştırma yapılmadığını belirterek, arz ve izah ettikleri nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla, İstanbul Anadolu 7. Asliye ticaret Mahkemesinin 03/07/2024 tarihli, 2022/980 Esas, 2024/615 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılıp, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul Anadolu 7. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyanın incelenmesinde; davalı ... tarafından davacı borçlu ... . Ltd. Şti. aleyhine, 28.06.2019 keşide tarihli ... seri no'lu 364.000,00 TL bedelli çekten dolayı, 36.400,00 TL çek tazminatı, 156.355 TL işlemiş faiz ve 1.092 TL % 03 çek komisyonu olmak üzere toplam 557.847,00 TL alacağın tahsili talebiyle 28/06/2022 tarihinde kambiyo senetlerine özgü yolla takip başlattığı anlaşılmıştır.Takibe konu çek örneği incelendiğinde; ... Bankası'nın Kartal Çarşı Şubesi'ne ait, ... seri numaralı, 28/06/2019 keşide tarihli, 364.000,00 TL bedelli çek olduğu, keşidecinin davacı şirket, lehtarın ... olduğu, çekin arkasında ... ile davalı ...'ın cirolarının bulunduğu, 04/07/2019 tarihinde bankaya ibraz edildiği, hesapta karşılığını bulunmadığı, ayrıca konkordato komiserinin onayının bulunmadığının çek arkasına yazıldığı tespit edilmiştir. Mahkemenin 16/12/2022 tarihli ara kararıyla;"...İİK.72/3 maddesinde icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği belirtilmiş olup davacının talebi de icra takibinin durdurulmasına yönelik olduğu(taleple bağlılık ilkesi gereği), Davacının davasında haklı olup olmadığı yargılamayı gerektirdiğinden ve ayrıca yaklaşık ispat koşuluda gerçekleşmediğinden ve icra takibinden sonra açılan davada takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden davacı vekilinin icra takibinin durdurulmasına yönelik tedbir talebinin reddine..." karar verildiği görülmüştür.İstanbul Anadolu C. Başsavcılığının 2022/277515 soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde; şikayetçinin davacı şirket, şüphelinin ... olduğu, çekteki ...'ye ait imzanın sahte olduğu iddiasıyla, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şikayette bulunulduğu, soruşturmanın devam ettiği tespit edilmiştir.İstanbul C. Başsavcılığının 2022/173415 soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde; ... tarafından davacı şirket, davalı ... ve konkordato komiserleri ..., ... ve ... hakkında, resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanmak suçundan şikayetçi olduğu, dava konusu çeki müvekkili adına düzenleyen davacı şirketin ve müvekkilinden sonraki ciranta olan davalı ...’ın iş bu yöntem ile kişileri dolandırdıklarını, imzası cirantaya ait olmayan çek nüshaları düzenlediklerini, davacı şirket tarafından keşide edilen ve eline dahi geçmeyen çekte kendi adına sahte ciro oluşturulduğunu ve çekin konkordato komiserleri tarafından davacı şirkete verildiğini iddia ettiği, 18/11/2022 tarihli, ... Karar sayılı kararla yetkili savcılığın Bakırköy C. Başsavcılığı olduğu belirtilerek yetkisizlik kararı verildiği tespit edilmiştir. G E R E K Ç E : Dava, icra takibinden sonra açılan borçsuzluğun tespiti davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar davacı vekili ...’nin davaya dahil edilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, davalı ile zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayan kişilerin açılmış bir davaya sonradan davalı olarak dahil edilmeleri usulen mümkün olmadığından, buna ilişkin istinaf talebi yerinde değildir.Dosya incelendiğinde, davacının kendi imzasına itirazının olmadığı, lehtar ...’nin imzasının sahte olduğu iddiasıyla işbu davayı açtığı, kambiyo senetlerinde imzaların istiklali söz konusu olduğundan, çekte keşideci olan davacının lehtarın cirosundaki imzanın sahteliğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağı, devam eden ceza soruşturmalarının konusuna göre davanın sonucuna etkileri olmayacağından, Mahkemece ceza soruşturmalarının sonuçları beklenmeden davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.