Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5410 E. , 2024/745 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5410 Karar No : 2024/745 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... İmar Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili am
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5410 E. , 2024/745 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5410 Karar No : 2024/745 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... İmar Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ..., ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ... sayılı ödeme emirleri bakımından; Mahkemelerince yapılan ara kararları ile dava konusu ödeme emri içeriği borçların yapılandırılıp yapılandırılmadığı sorularak bu hususlara ilişkin bilgi ve belgelerin istenildiği, davalı idarece verilen cevaptan ve sunulan bilgi ve belgelerden, dava konusu ödeme emirleri içeriği borçların 23/03/2011 tarihli dilekçe ile 6111 sayılı yasa kapsamında yapılandırıldığı ancak kısmi ödeme nedeniyle 28/11/2012 tarihinde tecilin kaldırıldığı ve tekrar asıl borçlu şirket adına ödeme emri düzenlenip takip yapılmadığının anlaşıldığı, bu durumda, davacı adına düzenlenen ödeme emri içeriği vergi borçlarının nitelik değiştirerek, asıl borçlu şirketin 6111 sayılı Kanun uyarınca yapılandırma sonucu taksitlendirilip ödenmeyen borca dönüştüğü anlaşıldığından, yapılandırma sonrasında ödenmeyen amme alacağının tahsili için, öncelikle asıl borçlu şirketin takibi gerekirken, bu takipler tamamlanmadan ortak olan davacı adına ödeme emri düzenlenmek suretiyle yapılan işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu ... sayılı ödeme emri içeriğinde 18. 26. 34. sırada yer alan borçlar ile ... sayılı ödeme emri içeriği borçlar (1. 21. 22. 30. 31. 41. 42. 46. 47. 54. 65. 71. 72. 73. 74. 80. 81. sırada yer alan borçlar hariç) bakımından; anılan borçlara ilişkin olarak asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ... sayılı ödeme emrinin 2012 ve 2013 yılında muhtelif tarihlerde şirket adresine tebliğe çıkarıldığı, ancak bu adrese tebliğe çıkarılan ödeme emirlerine ilişkin tebliğ alındılarında, bilinen adreste bulunmadığı hususu, tebliğ memuru tarafından ''komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri yahut bir zabıta memuru'' nezdinde ve onların "imzasını" içerecek şekilde tespit edilmediğinden; ilanen tebliğ cihetine gidilmesi ve bu şekilde amme alacağının şirket adına kesinleştirilmesi işlemlerinin usulsüz olduğu, dolayısıyla, ortada asıl borçlu şirket adına usulüne uygun olarak kesinleştirilmiş bir amme alacağı bulunmadan şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediği, dava konusu ... sayılı ödeme emri içeriği borçlar ( 18. 26. 34. sırada yer alan borçlar hariç) ile ... sayılı ödeme emri içeriğinde 1. 21. 22. 30. 31. 41. 42. 46. 47. 54. 65. 71. 72. 73. 74. 80. 81. sırada yer alan borçlar ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde 1. sırada yer alan borç bakımından; anılan borçlara ilişkin olarak asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 2013 yılında ilanen tebliği sonrasında yapılan şirket malvarlığı araştırması sonucu herhangi bir malvarlığına rastlanılamaması üzerine davacı adına takibe geçilmesi gerekirken, davacı adına 2015 yılında ödeme emri düzenlenmeden önce Tahsilat Genel Tebliğinde belirtilen şekilde şirketin malvarlığına yönelik böyle bir araştırma yapıldığına ilişkin bilgi ve belge Mahkemelerince istenilmesine rağmen sunulamadığı görüldüğünden, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilgili kısımlarında bu nedenle hukuka uygunluk görülmediği, dava konusu ... sayılı ödeme emri içeriğinde 2. ve 3. sırada yer alan borçlar bakımından; anılan borçlara ilişkin olarak asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ... sayılı ödeme emrinin 2014 ve 2015 yılında şirket adresine tebliğe çıkarıldığı, ancak bu adrese tebliğe çıkarılan ödeme emirlerine ilişkin tebliğ alındılarında, bilinen adreste bulunmadığı hususu, tebliğ memuru tarafından ''komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri yahut bir zabıta memuru'' nezdinde ve onların "imzasını" içerecek şekilde tespit edilmediğinden; ilanen tebliğ cihetine gidilmesi ve bu şekilde amme alacağının şirket adına kesinleştirilmesi işlemleri usulsüz doluğu, dolayısıyla, ortada asıl şirket adına usulüne uygun olarak kesinleştirilmiş bir amme alacağı bulunmadan şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek davalı idare istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Öncelikle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, davacının asıl borçlu şirketin ortağı olması nedeniyle söz konusu borçlardan hissesi oranında sorumlu olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.