10. Hukuk Dairesi 2012/9735 E. , 2013/6543 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraflar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı kurum, asıl ve birleşen dava
**10. Hukuk Dairesi 2012/9735 E. , 2013/6543 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraflar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı kurum, asıl ve birleşen davada, tutulduğu meslek hastalığı nedeniyle sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımlarının 506 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca davalıdan rücuan tazminini talep etmiştir. Mahkeme, davalının %85, sigortalının %15 kusurlu olduğu kanaatini bildiren rapora itibar edilerek, 4.980,46 TL kurum zararının talep olunan %50 karşılığı 2.490,23 Tl’nın %85 karşılığı 2.116,69 TL’nın kabulüne fazla talebin reddine karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesi olup, bu tür davalar kusur sorumluluğu esasına dayanmaktadır. Kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığının ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının 4857 sayılı Kanunun 77. maddesi hükmü doğrultusunda raporda tartışılması gerekir. İşverenin tamamen kusursuz kabul edilebilmesi için ise, anılan madde gereğince işyerindeki işçilerin sağlığı ve iş güvenliğini sağlamaya yönelik her türlü tedbiri almak, uygun çalışma ortamı hazırlamak, araçları noksansız bulundurmak, işçileri etkin bir biçimde denetlemek, gözetlemek, iş organizasyonunun eksiksiz yapılıp, bütün yükümlülükleri özenle yerine getirme gerekir. Kamu düzeni düşüncesi ile oluşturulan işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuat hükümleri; işyerleri ve eklerinde bulunması gereken sağlık şartlarını, kullanılacak alet, makineler ve hammaddeler yüzünden çıkabilecek hastalıklara engel olarak alınacak tedbirleri, aynı şekilde işyerinde iş kazalarını önlemek üzere bulundurulması gerekli araçların ve alınacak güvenlik tedbirlerinin neler olduğunu belirtmektedir. Burada amaçlanan yapılmakta olan iş nedeniyle işçinin vücut tamlığı ve yaşama hakkının önündeki tüm engellerin giderilmesidir. Uygulamada önemli olan, işverenin iş kazasına neden olmuş hareketinin işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı bulunup bulunmadığının tespiti işidir. Bu konuda yapılacak ilk yargı işlemi, mevcut hükümlere göre alınacak tedbirlerin neler olduğunun tespiti işidir. Mevzuat hükümlerince öngörülmemiş, fakat, alınması gerekli başkaca bir tedbir varsa, bunların dahi tespiti zorunluluğu açıktır. Bunların işverence tam olarak alınıp alınmadığı, alınmamışsa zararın bundan doğup doğmadığı, duruma işçinin tedbirlere uymamasının etkili bulunup bulunmadığı ve bu doğrultuda tarafların kusur oranı saptanacaktır. Sorumluluğun saptanmasında kural, sorumluluğu gerektiren ve yasada belirlenmiş bulunan durumun kendi özelliğini göz önünde bulundurmak ve araştırmayı bu özelliğe göre yürütmektir. Eldeki davada, sigortalının, davalı şirkete ait akü montajı işyerinde hizmet döküm cetveline göre, 01.05.2006-15.08.2006 tarihleri arasında 31 gün hizmet bildiriminin yapıldığı, kurum tarafından 2006 yılı Mayıs ayı için yapılan 29 günlük hizmet bildiriminin, 1061923.42 sicil numaralı işyerinden yapılan bildirimlerle çakıştığından sigortalı çalışma sayılmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, sigortalının davalı şirkete ait işyerinde geçen fiili çalışma süresi belirlendikten sonra, uzman kişilerden seçilecek bilirkişilerden, yukarıda sıralanan maddi ve hukuki olgular ışığında yapılacak incelemeyle; mevzuat uyarınca hangi önlemlerin alınması gerektiği, bu önlemlerin işverence alınıp, alınmadığı ve alınmış önlemlere sigortalının uyup uymadığı yönlerinin, çalışılan gün sayısı da gözetilerek yargısal denetime elverir biçimde irdelenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Kabule göre de; asıl ve birleşen davada, kurum zararının %50 karşılığının talep edilmiş olması karşısında, talebe itibar edilerek hüküm kurulması gerekirken, kurum zararının %50 karşılığının %85’i hesaplanarak kısmen kabule yönelik hüküm kurulması isabetsizdir. O halde, taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalıya iadesine, 02.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.