1. Ceza Dairesi 2023/5180 E. , 2023/5399 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/669 E., 2021/331 K. SUÇ : Kasten yaralama KARAR : Akıl hastalığı nedeniyle sanığa ceza verilmesine yer olmadığına, koruma ve tedavi altına alınmasına dair TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2018/669 Esas, 2021/331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci madde…
**1. Ceza Dairesi 2023/5180 E. , 2023/5399 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/669 E., 2021/331 K. SUÇ : Kasten yaralama KARAR : Akıl hastalığı nedeniyle sanığa ceza verilmesine yer olmadığına, koruma ve tedavi altına alınmasına dair TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2018/669 Esas, 2021/331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinin birinci fıkrası, 57 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına, yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına ilişkin kararın, istinaf edilmeksizin 12.06.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.05.2023 tarihli ve 2022/19500 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55771 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55771 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, ... 5. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın akıl hastası olduğunun kabul edilmiş olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki 'Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.' şeklindeki düzenleme karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 32/1. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunan sanığa zorunlu müdafii tayininin gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, “Müdafiin görevlendirilmesi” başlıklı 150 nci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan ikinci fıkrası; “(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” Şeklinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, sanığın kendisini savunamayacak derecede malul olduğu durumlarda, açık bir istem bulunmasa, hatta ilgilisi açıkça müdafi istemediğini beyan etse dahi müdafi görevlendirme zorunluluğu getirmektedir.