4. Hukuk Dairesi 2010/2087 E. , 2011/264 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve ... (kendilerine asaleten ...'a velayeten) vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 27/03/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/12/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirle…
**4. Hukuk Dairesi 2010/2087 E. , 2011/264 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve ... (kendilerine asaleten ...'a velayeten) vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 27/03/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/12/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18/01/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. 1-Dava elektrik çarpması nedeni ile yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacılar, davalının tam kusuru ile neden olduğu olayda oğulları davacı ...’ın ağır yaralandığını ve sakat kaldığını belirterek, davalının maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemişlerdir. Davalı ise, davacı küçüğün tamamen kendi kusuru ile yaralandığını, elektrik hattının altına çekilen kamyon üzerine çıkartılan küçüğün eline verilen dirgenin elektrik hattına değmesi nedeniyle meydana gelen olayda kusur bulunmadığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, davalının kazanın meydana gelmesinde %70 oranında kusurlu bulunduğu yönündeki bilirkişi raporu benimsenerek istemin bir bölümü kabul edilmiştir. Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna karşı davalı; Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nde yer alan Çizelge 8'e göre hava hattı iletkenlerinin en küçük düşey yüzeyinin 5 metre olduğunu, hattında yerden beş metre yükseklikte olduğunun belirlendiğini, aslında elektrik hattı daha yüksekte bulunmasına karşın beş metre esas alınsa bile hattın bulunması gerekli yükseklikte olduğunu, daha alçak olduğu kabul edilerek kusur verilmesinin hatalı olduğunu savunmuştur. Bilirkişi raporunda Çizelge 8, tablo olarak verilmiş ve gerçekten de hatların araç geçmeye elverişli ..., tarla, otlak vb yerlerde en küçük düşey uzaklıkları yanında 5, 6, 6, 6, 7, 9.5 metre mesafelerin yazılı bulunduğu, tabloda 5 metrelik bir mesafe yazılı bulunmasına karşın hangi nedenle 6 metrenin en düşük mesafe olarak esas alındığı açıklanmadan ve kazanın gerçekleşme biçimine göre diğer sorumlu ya da sorumluların kusur durumları tartışılmadan hazırlanan rapor karar vermeye yeterli görülmemiştir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, olay yerine en yakın Üniversite öğretim üyelerinden bir bilirkişi kurulu oluşturulup meydana gelen kazada tarafların kusur durumlarının açıklanan nedenlerle tartışılarak incelenmesi ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yeterli olmayan bilirkişi raporuna göre yazılı biçimde karar verilmiş olması usul yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 2-Davacının sürekli iş göremezlik zararının hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporunda, davacı küçüğün 18 yaşını tamamladıktan sonra çalışmaya başlayarak gelir elde edeceği kabul edilerek hesaplama yapılmış ancak davacı küçük ...'ın 18 yaşını tamamladıktan sonra anayasal hak ve ödevi olan askerlik hizmeti yapmak zorunda olduğu gözetilmemiştir. Davacı askerlik süresi boyunca çalışıp gelir elde edemeyeceğinden, askerlikte geçecek süre yönünden hesaplanan sürekli iş göremezlik zararından da davalının sorumlu tutulmuş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (1) ve (2) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz istemlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalı yararına takdir olunan 825.00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/01/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.