1. Hukuk Dairesi 2025/2376 E. , 2025/2709 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/50 E., 2023/285 K.. Taraflar arasındaki kadastro sırasında tespit harici bırakıldıktan sonra yargılama sırasında tapuya tescil edilen taşınmaz hakkında tapu iptali ve tescili istemiyle açılan davanın bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda, kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usu…
**1. Hukuk Dairesi 2025/2376 E. , 2025/2709 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/50 E., 2023/285 K.. Taraflar arasındaki kadastro sırasında tespit harici bırakıldıktan sonra yargılama sırasında tapuya tescil edilen taşınmaz hakkında tapu iptali ve tescili istemiyle açılan davanın bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda, kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ...; .... ili, ...ez ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan ve 1958 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakıldıktan sonra, yargılama sırasında tapuya tescil edilen çekişmeli taşınmaz hakkında irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescil isteğiyle dava açmış, taşınmazın dava tarihinden sonra tapuya tescil edilmesi nedeniyle uyuşmazlık tapu iptali ve tescili hüviyetini almıştır. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın dere yatağını daraltmak suretiyle kazanıldığını, bu nitelikte bir taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının da oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.04.2013 tarih ve 2011/105 Esas, 2013/180 Karar sayılı kararı ile; davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, fen bilirkişisinin 19.07.2012 havale tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 12.763,15 ve (B) harfi ile gösterilen 17.878,14 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazların davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararının davalı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.02.2014 tarihli ve 2013/13780 Esas, 2014/664 Karar sayılı kararıyla: ''Dava konusu taşınmaz ve çevresine ait hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığından tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek getirtilmesi, bundan sonra, 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ile 3 kişilik jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisinden oluşacak bilirkişi heyetleri aracılığıyla yapılacak keşifte, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesinin yaptırılması; çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılması, tanık ve yerel bilirkişi ifadelerinin bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi; 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu vasıtasıyla taşınmazın öncesi ve zirai faaliyete konu olup olmadığı, hangi tarihte imar-ihyaya başlandığı, tamamlandığı ve zilyetliğin hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü hususlarının irdelenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması'' gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına hükmedilmiştir. B. Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 16.02.2017 tarih ve 2014/553 Esas, 2017/44 Karar sayılı kararla; davacı yararına zilyetlikle iktisap koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişisinin 26.05.2016 havale tarihli krokili raporunda (A1) harfi ile gösterilen, doğusunda 75 parsel sayılı taşınmaz ile kısmen kadastro harici bırakılan yer, batısı ve kuzeyi kadastro harici bırakılan yer, güneyi kısmen 75 nolu parsel ve dere ile çevrili toplam 5.921,78 metrekare yüz ölçümündeki susuz tarla vasfındaki taşınmazın son parsel numarası verilerek ... adına; (B1 ve B2) harfleri ile gösterilen, doğusunda davacıya ait 504 nolu parsel ile 757 nolu mera parseli, batı ve kuzeyi tescil harici bırakılan yer, güneyi ise 249 parselle çevrili toplam 17.878,14 metrekare yüz ölçümündeki susuz tarla vasfındaki taşınmazın son parsel numarası verilerek...adına tesciline karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararının davalı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.11.2020 tarihli ve 2018/5356 Esas, 2020/5041 Karar sayılı kararıyla; 1- Hükme esas alınan fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A1) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümü yönünden dosya içeriğine ve bozma ilamının gereklerine uygun hüküm kurulduğu gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile bu bölüme ilişkin usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına, 2- Teknik bilirkişi raporunda (B1) ve (B2) harfleriyle gösterilen bölümler yönünden ise eksik araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle hüküm kurulduğu belirtilerek doğru sonuca ulaşılabilmesi için 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri uzmanı, 3 kişilik jeoloji mühendisi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılması, keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmaz bölümlerinin geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, taşınmazın kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, taşınmazın imar-ihyaya konu edilip edilmediği, usulünce imar-ihya edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp tamamlandığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar ne şekilde kullanıldığı ve kullanımın 20 yıla ulaşıp ulaşılmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, jeolog bilirkişi kurulundan taşınmaz bölümlerinin dere yatağından kazanılıp kazanılmadıklarını, halen aktif dere yatağında kalıp kalmadıklarını ve zilyetlikle iktisabı mümkün yerlerden olup olmadıklarını açıklayan, önceki jeoloji raporların da değerlendirildiği, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması; fen bilirkişisine keşfi takibe ve denetlemeye elverişli, dava konusu taşınmazları komşularıyla birlikte gösterir krokili rapor düzenlettirilmesi; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmaz bölümlerinin toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, üzerindeki bitki örtüsünü, imar-ihyaya konu edilmişse imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir ve komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğraflarını içerir önceki zirai raporların da irdelendiği, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden stereoskopik hava fotoğrafları ve eski tarihli uydu fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde çekişmeli taşınmaz bölümlerinin sınırlarını ve niteliğini, imar-ihyaları tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile üzerlerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor düzenlemesi istenilmesi ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Ç. Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, .... ili, .... .... köyü 122 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 05.05.2022 tarihli krokili raporda ''A1'' harfi ile gösterilen 3.032,46 metrekare, ''B1'' ile gösterilen 7.117,70 metrekare yüz ölçümündeki bölümlerinin tapu kayıtlarının iptali ile son parsel numarası verilmek suretiyle bahçe vasfıyla davacı adına tesciline, bilirkişi raporunda ''A2'' ve ''B2'' harfleri ile gösterilen bölümlere yönelik davanın ise reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın dere yatağı vasfında olması nedeniyle özel mülkiyete konu edilemeyeceği ve zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, somut olayda bilirkişi raporları arasında hasıl olan çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakıldıktan sonra yargılama sırasında tapuya tescil edilen taşınmaz hakkında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kadastro sırasında Elazığ ili, ... ilçesi, .... köyü çalışma alanında bulunan çekişmeli taşınmaz tescil harici bırakıldıktan sonra, yargılama sırasında ihdas ve toplulaştırma işlemleri neticesinde 122 ada 4 parsel numarasıyla tapuya tescil edilmiştir. Davacı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmış, çekişmeli taşınmazın dava tarihinden sonra tapu kütüğüne tescil edilmesi nedeniyle uyuşmazlık tapu iptali ve tescili hüviyetini almıştır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Dosya içeriğine göre hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda ''B1'' harfi ile gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümüne yönelik Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Teknik bilirkişi raporunda ''A1'' harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Bozma kararlarından önce düzenlenen 19.07.2012 tarihli ve 26.05.2016 tarihli teknik bilirkişi raporları incelendiğinde, davacı tarafından kullanılan ve iddianın konusunu teşkil eden çekişmeli taşınmaz bölümünün doğu sınırının zeminde 504 parsel ile hudut olduğu, bu hususun yapılan keşif sırasında alınan yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile belirlendiği sabittir. Ne var ki temyize konu karara esas alınan 05.05.2022 tarihli kroki incelendiğinde ise hakkında davanın kabulüne hükmedilen ''A1'' harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün 504 parselin doğusunda yer aldığı, bu taşınmaz bölümünün önceki keşiflerde ve bilirkişi raporlarında iddianın konusu olarak belirtilmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle iken; ''A1'' ile gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümü hakkında yöntemince açılmış bir davanın bulunmadığı, bu bölümün 14.04.2022 tarihli keşif sırasında zeminde gösterildiği anlaşıldığına göre anılan taşınmaz bölümü yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz olduğundan, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görülmüştür. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1- Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda ''B1'' harfi ile gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümü yönünden usule, yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA, 2- Davalı Hazine vekilinin hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda ''A1'' harfi ile gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümü yönünden yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne, hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.