Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündek
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya Asliye ... Ticaret Mahkemesi'nin ../.. esas sayılı dosyası ile açılan şirket ortağı olunmadığının tespiti ve alacak davasında 23/09/2019 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine dava dosyasının dairemize geldiği anlaşılmakla üye hakimin görüşleri alındıktan sonra, dosya incelendiğinde;DAVA: Davacı vekili dava ve ıslah dilekçesinde özetle; davalının yürürlükte bulunan tüm yasa ve mevzuatlara aykırı bir şekilde mevduat topladığını, şirket yöneticileri hakkında ceza dosyalarında suç işlemek, örgüt kurmak ve dolandırıcılık suçlarından yargılamalar yapıldığını, davalının kar payı yapacağını ileri sürerek para toplamış olduğunu, müvekkilinin mevduatını geri istediğinde alamamış olduğunu, müvekkilinin iradesinin hileli hareketlerle fesada uğramış olduğunu, davalı şirketin istediği an geri ödeneceği garantisi ile müvekkilinden bir miktar para tahsil edildiğini, karşılığında usulsüz olarak hisse senetleri ve ortaklık belgeleri çıkardığını, ancak müvekkilinin şirkete ortak olmak gibi bir amacının olmadığını, davalının Bankalar Kanununa aykırı hareket ettiğini, verilen hisse senetlerinin geçersiz olduğunu, müvekkilinin şirket ortağı olmadığını, davalının hukuka aykırı davranışlarının hem SPK'nın hem diğer resmi kurum ve kuruluşların raporlarında hem de yerel mahkemelerce bilirkişilerce tespit edilmiş olduğunu, davalı tarafından SPK ya sunulan listeler incelendiğinde müvekkilden tahsilat yapıldığının açık olduğunu, iş bu davada faizin başlangıç tarihinin haksız fiilin gerçekleştiği tarih olduğunu, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakla şimdilik 1.000,00 Euro alacak talebini, 04/07/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile 26.205,84 Euro artırarak toplamda 27.205,84 Euro ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre temerrüt faizi uygulanarak tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesine ekli olarak sunulan belgeleri kabul etmediklerini, davalı yönünden belgelerin bağlayıcı olmadığını, TTK nun 329 ve 405. maddeleri gereğince şirket ortaklarının hisse bedellerini şirketten geri istemesinin ve şirketin kendi paylarını geri almasının mümkün olmadığını, davacı tarafın müvekkili şirkete veya şirketlere her an geri alabileceği garantisi ile para verdiğine ilişkin iddianın gerçek olmadığını, hile iddiasının yasal dayanağı bulunmadığını, iş bu uyuzmazlıkta haksız fiil hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirket veya şirketlerin davacı taraftan para almadığını, müvekkili şirketin bankacılık mevzuatına dayanarak herhangi bir mevduat toplamadığı gibi bunun da mümkün olmadığını, aynı şekilde müvekkilinin SPK, TTK ve BK hükümlerini de ihlal etmediğini, hakdüşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, davacının Türkiye’de mutad meskeni olmadığından teminat yatırılması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...davacı tarafın, davalı şirketin ortağı olunmadığının tespiti ile ilgili talep kısmının kabulü ile davacı tarafın davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, davacı tarafın alacak davasının kısmen kabulü ile; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 99. maddesi gereğince davacının talebi gereğince aynen ödenmesi kayıt ve şartıyla; 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince dava tarihi olan 27/10/2018 tarihinden itibaren Devlet Bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek döviz faizi ile birlikte 722 Euro'nun davalı ... Holding A.Ş.'den alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine..." karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete yatırdığı paranın yanlış tespit edildiğini, şirkete yatırılan paranın SPK listelerindeki değil ortaklık durum belgesindeki miktar olduğunu, müvekkilinin davalıya verdiği paranın SPK listelerindeki 1.380,00 Euro değil ortaklık durum belgesindeki 27.205,84 Euro olduğunu, mahsup yapılacak ise bu miktardan yapılması gerektiğini, Borçlar Kanununun 117.maddesi gereğince davalının hareketleri haksız fiil olarak değerlendirilerek talepleri dikkate alınarak faiz başlangıç tarihlerinin tahsilat tarihleri kabul edilerek bu tarihlerden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiğinden istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak ıslah talebi doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.