11. Ceza Dairesi 2023/5145 E. , 2024/7942 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/10663 Değişik İş SUÇLAR : Görevi kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik, şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavc…
**11. Ceza Dairesi 2023/5145 E. , 2024/7942 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/10663 Değişik İş SUÇLAR : Görevi kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik, şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.04.2022 tarihli ve 2020/104226 Soruşturma, 2022/62112 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 02.11.2022 tarihli ve 2022/10663 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 02.11.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve 2023/8876 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/91960 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/91960 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, müştekinin şüphelilerin yöneticisi bulundukları kooperatifte bulunan taşınmazını devir ettiği ancak kooperatif üyeliğini devretmediği, ancak buna rağmen şüphelilerin kooperatifteki hisseleri üzerinde usulsuz olarak tasarrufta bulunduklarının iddia edildiği olayda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/04/2022 tarihli karar ile müştekinin şikayeti hakkında yeni delil elde edilemediği, şikayetinin mükerrer kayıt olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de, Müştekinin dilekçesinin ekinde sunduğu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 009/07/2020 tarihli ve 2019/1995 esas, 2020/897 sayılı kararı ile müştekinin kooperatif ortağı olduğunun tespitine karar verildiği, yine Ticaret Bakanlığı Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğünün E-50660323-***********-251.05 sayılı yazısının ekinde bulunan teştiş raporunda müştekinin kooperatif ortağı olduğu, kooperatif yönetimi tarafından müştekiye gönderilen ihtarnamelerin hükümsüz bulunduğunun tespit edilmesi karşısında, şüpheliler hakkında sunulan delillerin 5271 sayılı Kanun'un 172/2. maddesi uyarınca yeni delil mahiyetinde olup olmadığı hususunda Sulh Ceza Hakimliğinden karar talebinde bulunulması gerektiği gözetilmeden, itirazın bu nedenle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 3. 5271 sayılı Kanun’un, 172 nci maddesinin ikinci fıkrasında; "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz." denilmektedir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; S.S. ... Turizm Geliştirme Kooperatifinin ortağı olan şikâyetçinin, kooperatife ait arazi üzerinde yer alan ve bağımsız tapuya sahip taşınmazını 07.07.2014 tarihinde başkasına devretmesine karşılık, kooperatif ortaklık haklarını devretmediğini yazılı ve sözlü olarak kooperatif yönetimine bildirdiği halde, kooperatif yönetim kurulunda yer alan şüpheliler ..., ..., ..., ... ve ...'ın, kooperatif genel kuruluna yanlış bilgi vererek ortaklıktan çıkartılması yönünde karar alınmasına neden olduklarının, ayrıca kooperatif üyesi olan diğer şüphelilerin gerçekte kooperatif hisselerini devralmadıkları ve üye vasfı taşımadıkları halde, kooperatife üye yapıldıklarının, şikâyetçi tarafından kooperatif üyeliğinin tespitine yönelik olarak açılan davada bu husus dile getirildiğinde de, sonradan hazırlanan sahte adi yazılı hisse devir senetlerini Mahkemeye ibraz ettiklerinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.04.2022 tarihli ve 2020/104226 Soruşturma, 2022/62112 Karar sayılı kararı ile "...mükerrer soruşturma" yürütüldüğü gerekçesiyle şüpheliler hakkında atılı suçlardan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik şikâyetçinin itirazının, merci Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 02.11.2022 tarihli ve 2022/10663 Değişik İş sayılı kararıyla reddine karar verilmiş ise de; şikâyetçinin kooperatif üyeliğinden haksız olarak çıkartıldığına yönelik iddialarına ilişkin ilk olarak 24.03.2016 tarihli dilekçesi ile şikâyetçi olması üzerine, şüpheliler ... ve ... ile talep dışı Birgül Acar, Ahmet Taner Kaçar ve Lütfi Ceceli haklarında yürütülen soruşturma neticesinde verilen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.03.2016 tarihli ve 2016/51160 Soruşturma, 2016/29507 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik itiraz hakkında, merci Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 04.05.2016 tarihli ve 2016/2195 Değişik sayılı kararıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi sonrası, ikinci kez verilen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 29.03.2016 tarihli ve 2016/51160 Soruşturma, 2016/29507 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının itiraz edilmeden kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve 2023/91960 sayılı ihbarnamesinde yer alan, "...müştekinin dilekçesinin ekinde sunduğu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 009/07/2020 tarihli ve 2019/1995 esas, 2020/897 sayılı kararı ile müştekinin kooperatif ortağı olduğunun tespitine karar verildiği, yine Ticaret Bakanlığı Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğünün E-50660323-***********-251.05 sayılı yazısının ekinde bulunan teştiş raporunda müştekinin kooperatif ortağı olduğu, kooperatif yönetimi tarafından müştekiye gönderilen ihtarnamelerin hükümsüz bulunduğunun tespit edilmesi karşısında, şüpheliler hakkında sunulan delillerin 5271 sayılı Kanun'un 172/2. maddesi uyarınca yeni delil mahiyetinde olup olmadığı hususunda Sulh Ceza Hakimliğinden karar talebinde bulunulması gerektiği gözetilmeden, itirazın bu nedenle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi..." şeklindeki kanun yararına bozma isteminde belirtilen hususların yeni delil mahiyetinde olup olmadığı ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılarak dosyanın yeniden ele alınmasının gerekip gerekmediği konusundaki talebin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.03.2016 tarihli ve 2016/51160 Soruşturma, 2016/29507 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı yönünden, 5271 sayılı Kanun'un 172 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahallinde değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, ihbarnamede belirtilen düşünce yerinde görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 5. Bununla birlikte, her ne kadar Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.04.2022 tarihli ve 2020/104226 Soruşturma, 2022/62112 Karar sayılı kararı ile "...mükerrer soruşturma" yapıldığı gerekçesiyle şüpheliler hakkında atılı suçlardan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik şikâyetçinin itirazının, merci Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 02.11.2022 tarihli ve 2022/10663 Değişik İş sayılı kararıyla reddine karar verilmiş ise de; soruşturmanın yalnızca şikâyetçinin kooperatif yönetim kurulu üyesi olan şüpheliler ... ve ... haklarında kooperatif genel kuruluna yanlış bilgi vererek ortaklıktan çıkartılması yönünde karar alınmasına neden oldukları iddiası yönünden mükerrer olduğu, diğer şüphelilere yöneltilen aynı husustaki iddialar ile özel belgede sahtecilik suçuna yönelik iddiaların, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.03.2016 tarihli ve 2016/51160 Soruşturma, 2016/29507 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının konusunu teşkil etmediği anlaşılmakla, atılı suçlar yönünden suç tarihleri ve zamanaşımı süreleri de dikkate alınarak, inceleme konusu karar hakkında mükerrerlik hususundaki değerlendirmenin hatalı olduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağı hususunda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Gerekçe bölümünün (5) numaralı bendinde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için soruşturma dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.