T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1371 Esas KARAR NO : 2026/263 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 28/06/2024 NUMARASI : 2021/323 Esas, 2024/113 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1371 Esas KARAR NO : 2026/263 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 28/06/2024 NUMARASI : 2021/323 Esas, 2024/113 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ... tescil numaralı çoklu Endüstriyel Tasarım tescil formunda gösterilen ürünlerden tasarım No:1 Resim No:01 numaralı Ceket tasarımları, ... tescil numaralı çoklu Endüstriyel Tasarım tescil formunda gösterilen ürünlerden tasarım No:5 Resim No:01, Tasarım No:08 Resim No:01 numaralı tasarımlar ...tescil numaralı çoklu Endüstriyel Tasarım tescil formunda gösterilen ürünlerden tasarım No:05, Resim No: 01, Tasarım No:10 Resim No: 01 tasarımlar, ... tescil numaralı çoklu Endüstriyel Tasarım tescil formunda gösterilen ürünlerden tasarım No:21 Resim No:01 numaralı tasarım ve yine tasarımı müvekkiline ait ... tunik modeli tamamen yeni ve özgün aynı zamanda sektöründe belli bir pazar payına sahip olduğunu, davalının müvekkili olan şirketin TPE nezdinde tescil başvurularını gerçekleştirdiği endüstriyel tasarımlarının taklitlerini üreterek satışa sunduğunu, taklit ürünlerin Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar ve Hukuk Mahkemesinin 2019/562 D. İş sayılı, 2019/287 D. İş sayılı, 2019/303 D. İş sayılı dosyasından bilirkişi marifetiyle tespit ettirildiğini, davalının hem müvekkili olan şirketin tescilli endüstriyel tasarımlarının taklitlerini üreterek hem de bu taklit ürünleri piyasaya sürerek Sınai Mülkiyet Kanunu'na aykırı davranmak suretiyle müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz ettiğini, müvekkili şirketin haklarını tecavüz edenin rekabeti olmasaydı elde edeceği gelirin hesaplanmasını, şimdilik 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini, hükmedilecek mahkeme kararının masrafları davalı tarafça karşılanarak kamuya ilanına karar verilmesini, tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına karar verilmesini, hükmedilecek tazminatın tespit tarihinden itibaren yılın en yüksek mevzuat faizi dikkate alınarak hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili dilekçesinde; ihtiyati tedbirin yasal koşullarından davacı talebi dışındaki hiçbir koşulun gerçekleşmediğini, davacının tasarımları ile internet sayfalarındaki tasarımların birebir benzemesi ve ayırt edici unsurların söz konusu olmaması sebebiyle ortada tescilli bir tasarıma tecavüz durumunun da söz konusu olmadığını, dava dosyasında geçen tespit dosyalarının tamamına müvekkili tarafından itiraz edildiğini, bilirkişi raporlarının tespit ürünleri arasındaki farklılıkları inceleme dışı bıraktığını, haksız rekabet durumunun söz konusu olmadığını, 31.07.2019 tarihinde söz konusu toptan satış mağazasının müvekkili tarafından kapatıldığını, müvekkilinin 31.07.2019 tarihi itibarıyla sadece merkez adresi Yunus Emre Mah. ... Sok ... Sultangazi/İstanbul olan işyeri olduğu bu tarihten sonra yapılan tespitlerin müvekkili ile irtibatlandırılamayacağını, davacının yeni ve ayırt edici unsur vasfı taşımayan tasarımlarına ilişkin hükümsüzlük davası açma hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...somut olaya bakıldığında; gerek değişik iş dosyaları kapsamında gerekse mahkememizce alınan bilirkişi raporları arasında davacı adına tescilli tasarımlar ile davalının satışa sunduğu ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları belirlendiğinden somut olayda davalının davacı adına tescilli tasarımlara tecavüz teşkil eden eylemlerinin saptandığı ve bu yöndeki tespitlerde herhangi bir çelişkinin bulunmadığı, tasarımsal incelemede davacının tescilli tasarımları ile iltibas oluşturan ürünlerin davalı işletmesinde satışa arz edilmesine dayalı eyleminin SMK'nın 81. maddesi gereğince davacının tescilli tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmakla; SMK'nın 149. maddesi gereğince tasarım hakkına tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına ve SMK'nın 149/1-g maddesi gereğince karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de en yüksek tiraja sahip ilk 5 gazeteden birinde bir kez ilanına ilişkin karar verilmesi gerekmiştir. Bilirkişi raporları arasındaki farklılık maddi tazminatın hesaplanması noktasında meydana gelmiştir. Somut olayda davacı tazminat seçim yöntemini SMK 151/2-a kapsamında talep etmiş olup sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelire göre maddi tazminat miktarının hesaplanmasını talep etmiştir. Her ne kadar davacı vekilinin talep arttırım dilekçesi kapsamında son bilirkişi raporunda davacı beyannameleri ile farazi işletme kârlılığı üzerinden yapılan 100 pastal üzerinden maksimum üretim hesaplamasına göre tazminat talep edilmiş ise de davacının dava konusu tasarımlardan kaç adet ürettiği ve sattığı, davalıların ise ele geçen adet dışında tecavüze konu ürünlerden kaç adet üretip sattığının ve bu ürünlerin satışından ne miktarda kâr elde ettiğinin net olarak tespit edilemediği, davacının da dayanak tasarımlardan ne kadar satış yaptığına dair yazılı faturaların ispata elverişli usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde denetlenemediği gibi bir kısım tescilli tasarımların daha önce kamu ya sunulmuş olması nedeni ile yenilik ve ayırt edicilik niteliğini hâiz olmadığı tespit edilmiştir. Bu tespit karşısında yeniden teknik inceleme yapılması talebinin bulunmadığı da görülmekle bu durumda tasarımların kullanıldığı süre, tasarımların niteliği, ihlalin boyutu gözetilerek TBK'nın 50. maddesi uyarınca, maddi tazminata hükmedilmesi gerekmiştir. Yine davacı taraf ürün başına kâr ile 2500 üretim adedinin çarpılması halinde mahrum kalınan kârın hesaplanmasını talep etmiş ise de davacının bu talebinin kabul görmesi için muhtemel kazanç kaybının oluşması için davacı şirketin büyüklüğü, çalışan sayısı, ödenmiş sermayesi, cirosu, kârı, yurt çapında ve yurt dışında sahip olduğu dağıtım kanalları, şubeleri, bayilikleri, servis ağı, ödediği vergi, ihraç miktarları, piyasasına hakimiyeti , ticari defter ve belgelerinde bu tasarım ile yaptığı siparişler, sattığı ürünleri ispat etmesi gerekirken bu yönde hiçbir delil sunamadığı ancak buna rağmen bilirkişilerden farazi ihtimale dayalı olarak hesaplama yapılmasını talep ettiği anlaşıldığından alınan kök ve ek rapor kapsamı gözetilerek usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek tahkikat sonlandırılmıştır. Nitekim tazminat hukuku kapsamında yapılacak bir değerlendirme, sebepsiz zenginleşmeye neden olmayacak şekilde bir tazminatın belirlenmesini gerekli kılmaktadır. Gerek davacı gerekse davalının küçük/orta çaplı işletmeler niteliğinde olduklarının gelen mali kayıtlarından anlaşıldığı, davacının farazi ihtimale göre bir tazminat hesabının yapılmasını talep etmesinin tazminat hukuku ilkelerine aykırı olacağı ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı anlaşılmıştır. Öte yandan davacının tasarımlarının davalı yanca uzun süredir piyasada var olduğu, yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunmadığı iddia edilmiş ancak hükümsüzlük davası açılmasa bile tasarımlarının niteliğinin tazminat miktarında dikkate alınması gerektiğinden bilirkişi raporundaki bir kısım tasarımlar yönünden daha önce kamuya sunulmuş olmasına yönelik tespitlerinin de göz önünde bulundurulması gerekmiştir. Bilindiği üzere hazır giyim firmalarında imal edilen ya da satılan ürün çeşidinin piyasada birden çok firma tarafından yapıldığı, tüketici nezdinde alternatif ürünlerin çok çeşitli olması, davalı firmanın olası satış kapasiteleri, pazardan aldıkları pay, pazardaki diğer aktörlerin davranışları gibi bir çok farazi etkenin bulunduğu, dava konusu tescilli tasarımların trend olan, tüketicinin çok tercih ettiği, ödül almış modellerden olmadığından tüketicinin bu tasarımının benzerini tercih için piyasada bir çok alternatifinin bulunduğu, dolayısıyla 2500 gibi kesimlerin ancak çok sayıda rağbet gören/ trend olmuş tasarımlar için söz konusu olabileceği gözetildiğinde, davacının farazi ihtimale dayalı taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle; TBK'nın 50. ve 51. maddeleri uyarınca tazminat tutarının hakkaniyete göre belirlenmesinin gerektiği, buna göre tasarım hakkına tecavüz yönünden alt sınırdan yapılan hesaplama kapsamında 16.895,91-TL maddi tazminat takdir edilmesinin somut olay adaletine uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının tasarımlarının tescilli olduğu süre, tasarımların niteliği, davalının kusur durumu, tasarımı kullandığı süre / ürün miktarı, satış hacimleri dikkate alınarak tasarım hakkına tecavüz yönünden 10.000-TL manevi tazminatın takdir edilmesinin hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı tarafça taklit edilen ürünlerin davalı taraftan alınarak davacıya teslimi aksi halde işbu talep kabul görmediği takdirde taklit ürünlerin imhası talep edilmiş ise de SMK'nın 151/2-a maddesine göre davacı yararına tazminat taktir edildiğinden işbu taleplerine tazminat hukukunun en önemli ilkelerinden biri olan sebepsiz zenginleşme yasağı nedeni ile cevaz verilmesi mümkün olmamıştır...."gerekçeleri ile; "1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, A- Davalının davacının tasarım haklarına tecavüzünün önlenmesine, durdurulmasına, B- 16.895,91-TL maddi tazminatın 22/11/2019 itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, C- 10.000TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, D-Koşulları oluşmadığından ürünlerin davacıya teslimi aksi halde imhası istemlerinin reddine, D -SMK'nın tasarım hakkına yönelik hükümleri ile TTK'da düzenlenen haksız rekabete ilişkin düzenlemelerin kümülatif olarak tatbiki TBK'nın 60. maddesi ışığında yerinde görülmediğinden davacının haksız rekabete yönelik istemlerinin reddine, E-SMK'nın 149/1-g maddesi gereğince karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de en yüksek tiraja sahip ilk 5 gazeteden birinde bir kez ilanına, masrafın davalıdan tahsiline, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmezse ilan hakkının düşeceğine, " Şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; Davalının, tecavüz niteliğinde olan eylemleri ise Değişik İş dosyaları ile Esas dava açılmadan önce tespit edildiğini, hükmedilen maddi tazminat tutarının açıkça hakkaniyete aykırı olduğunu, modeli taklit eden firmalar sair giderler olmadan ve emek ve zaman harcamadan piyasada zaten tutulan, satılan modeli sıfır maliyetle hem piyasaya arz etmekte hem de gider olmadığı için çok düşük fiyatlara piyasaya arz ettiğinden haksız rekabet hükümlerini de ihlal etmekte olduğunu, Davalı tarafın daha önce de defalarca müvekkili adına tescilli tasarımları üreterek satışa sunduğunu, davalıya, daha önce de bir çok dava açıldığını, davalının müvekkilin tasarımlarını bilmeme ihtimali bulunmadığını, tam aksine, müvekkili adına tescilli olduğunu bildiği tasarımları sürekli olarak kopyaladığını, Davalının sadece tespit edilen 5 farklı renkte üretim yaptığı varsayılsa dahi, her renkten ... ana bedenleri olmak üzere en az 5 bedende, her bedenden de en az 100'er adet üretim yaptığı düşünülürse; davalının iş bu modelden toplamda ortalama 2500 adet üretim yapıldığı, maddi tazminatın, izah edilen üretim adetleri üzerinden, birim karlılık hesaplanarak buna göre maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin tüm koşulları göz önünde bulundurarak TBK'nın 50. Ve 51. Maddelerine göre hakkaniyete göre bir tazminata hükmetmesi gerekirken çok düşük hükmettiğini, delil tespit dosyasındaki masraflar, bilirkişi ücreti ve vekalet ücreti yönünden hüküm kurulmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf isteminde özetle; Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda dava konusu ürünler ile tescilli tasarım arasında genel izlenimler açısından farklılık bulunmadığı tüketici tarafından benzer algılanabileceği hususunda tespitte bulunulmuş ise de inceleme konusu edilmiş olan tespit dosyalarının tamamına müvekkilinin itiraz ettiğini, farklılıkları ortaya koyulmadığını, birebir benzerlik bulunmadığı gibi farklılıkların inceleme dışı bırakıldığını ve internet üzerinden yapılması gerekli incelemeyi de kapsamadığını, davacının dava konusu ettiği birçok tasarımının daha önceden piyasaya arz edildiği yenilik ve ayırt edici unsurlarını yitirdiği 30.06.2023 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, Bu durumunun başka tasarım ve ürünler karşısında haksız rekabet yaratmasının söz konusu olamayacağı gibi tazminata konu edilemeyeceğini,SMK 151/2 a maddesi gereği hesaplamanın yapılabilmesi için davacının dava konusu ürün satışlarına ilişkin Kâr Marjı, brüt kâr ve net satışlar tutarlarının tespit edilmesi ve bu hesaplamanın son iki yılın ortalaması alınarak belirlenmesi gerekliyken sadece davacı kurumlar vergisi incelenmesi ile ve davacı defterleri incelenmeksizin beyana dayalı tespit yapılması davanın talep ve esasına aykırı olduğunu, mahkeme hak ve nesafet kuralları gereği küçük/orta ölçekli olan şirketler arasında minumum 250 adet üretim yapıldığı kanaati ile maddi ve manevi tazminata hükmetmiş ise de incelenen değişik iş dosyalarında dava konusu 3 farklı tasarım için toplam 22 adet mal tespit edildiği ve bu tespit edilen ürünlerin ise yenilik ve ayırt edici özelliği olmadığı dosya mevcudiyetinde bulunan belgeler ile sabit olduğunu, Müvekkilinin küçük ölçekli bir firma olduğunu, al - sat dışında imalata yönelik bir iş kolu bulunmadığını, Tazminat talepleri bakımından kusur gerektiğini, müvekkilinin üretici olmayıp, piyasadan tekstil ürünleri ticaretini yapan bir kişi olduğunu, Dayanak tasarım tescil başvurularının yenilik doğurmayan ürünlere ait olduğu gözönüne alındığında müvekkilinin bilebilecek durumda olmadığını, malın türü, niteliği, tüketilme sıklığı ve ait olduğu sektör itibariyle müvekkilin satışa sunduğu tasarıma konu malların tescilli tasarıma konu olup olmadığını bilmesi veya bilebilecek durumda olması mümkün olmadığını, maddi manevi tazminat talebinin tümden reddi gerektiğini, 31.07.2019 tarih ve ... sayılı Küçükköy Vergi Dairesi Müdürlüğü dilekçesinden de anlaşılacağı üzere 31.07.2019 tarihinde söz konusu toptan satış mağazası müvekkilim tarafından kapatıldığını, ...'nın 31.07.2019 tarihi itibarı ile Merkez adresi olan Yunus Emre Mah. ... Sok. ... Sultangazi /İstanbul adresinde işyeri olduğu bu tarihten sonra yapılan tespitlerin ve dava konusu edilen tasarımların müvekkili ile irtibatlandıralamayacağnı, kısmen kabul kararı ile karşı taraf kendisini vekil ile temsil ettiğinden her kalem için ayrı ayrı vekalet ücreti tahakkuk ettirilmişken, red edilen yönlerden eksik vekalet ücreti hükmettiğini, dosyada mevcut vekalet ücretlerine de itiraz edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE Davacı, tescilli tasarım ve haksız rekabet hükümlerine dayanarak tecavüzün meni, refi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; Bakırköy 1.FSHHM'nin 2019/562 D.İş, 2019/303 D.İş ve 2019/287 D.İş sayılı dosyalarında yapılan delil tespitleri neticesinde; davacının iş bu davaya konu tescilli tasarımları ile davalı işyeri adresindeki ürünler karşılaştırılmış ve davalı işyerindeki ürünlerin davacı tasarımları ile benzer olduğu aşamalarda alınan tüm raporlar ile tespit edilmiş olmakla mahkemece tasarıma tecavüzün gerçekleştiği kabul edilerek tecavüzün men ve refine karar verilmesi yerindedir. Davalı vekili müvekkilinin 31.07.2019 tarihi itibarı ile işyerini kapattığını, bu hususun vergi dairesine bildirdiğini ileri sürmüş ise de; 2019/287, ve 2019/303 D.iş sayılı dosyaların delil tespitinin belirtilen tarihten önce olduğu, 2019/562 D.iş sayılı dosyadaki tespitte ... etiketli ürünlerin tespit edilmiş olması ve tespit mahallinde hazır bulunan ...'nın abisi ...'nın beyanı da dikkate alındığında bu yöndeki savunma yerinde görülmemiştir. Taraflar hükmolunan tazminata ilişkin de istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. Davacının maddi tazminat istemi SMK 151/2-a maddesine dayalıdır. Bilirkişi raporu, dosyadaki mevcut delil durumuna göre mahkemece TBK 50, 51 maddelerine dayalı olarak hükmolunan maddi tazminat tutarı ve tasarımlarının tescilli olduğu süre, tasarımların niteliği, davalının kusur durumu, tasarımı kullandığı süre, ürün miktarı, satış hacimleri dikkate alınarak hükmolunan manevi tazminat da dosya kapsamına uygun olmakla taraf vekillerinin tazminata ilişkin istinaf istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekili vekalet ücretine ilişkin istinafta bulunmuş ise de; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile birlikte hükmolunan vekalet ücretinin yerinde olduğu, maddi tazminatın reddedilen kısmı yönünden kabul edilen kısmı geçmemek üzere vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu dikkate aldınğında bu husustaki istinaf istemi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf istemlerinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00TL harçtan, peşin alınan 462,60TL harcın mahsubu ile bakiye 269,40TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, -Alınması gereken 1.837,25TL harçtan, peşin alınan 460TL harcın mahsubu ile bakiye 1.377,25TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/02/2026