Başvurucu, emekliliğe esas ek göstergesinin (+3600) yerine (+3000) olarak belirlenmesi ve tarafına borç çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada verilen karar nedeniyle Anayasa’nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkının ve 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, emekliliğe esas ek göstergesinin (+3600) yerine (+3000) olarak belirlenmesi ve tarafına borç çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada verilen karar nedeniyle Anayasa’nın maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkının ve maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 23/5/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön inceleme neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 20/12/2013 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 25/4/2014 tarihinde kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının 25/6/2014 tarihli görüş yazısı 9/7/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne cevaplarını içeren dilekçesini 24/7/2014 tarihinde sunmuştur. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 29/7/1965 tarihinde Malatya Merkez Gazi İlköğretim Okulunda öğretmen olarak göreve başlamış, derecenin kademesinde Malatya İmam Hatip Lisesinde görev yapmakta iken 26/9/1978 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığına sınıf Bakanlık müfettişi olarak atanmıştır. Başvurucu bu görevini yürütmekte iken 1/4/1980 tarihinde derece kademe intibakı esas alınarak yeniden öğretmen olarak atanmış ve 18/7/2003 tarihinde Ankara Altındağ Milli Eğitim Müdürlüğü Atatürk Anadolu Kız Meslek ve Meslek Lisesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken isteğiyle emekliye ayrılmıştır. Başvurucuya 35 yıl 9 ay 14 gün hizmetine karşılık tespit edilen derece kademede (+3600) ek gösterge intibakı üzerinden ikramiye ödenmiş ve emekli aylığı bağlanmıştır. Başvurucunun emekli tahsis dosyasında yapılan inceleme sonucu sınıf Bakanlık müfettişliği görevinden sonraki ilk atamasının 1 ila derece kadrolarına yapılmayıp, dereceli öğretmenlik kadrosuna yapıldığından bahisle 19/7/2007 tarih ve 653367 sayılı işlem ile ek göstergesi (+3000)’e düşürülmüş, bu işlemin sonucu olarak da başvurucuya fazla ödenen ikramiye farkı olan 482,70 TL ile 15/4/2006 ila 30/9/2007 tarihleri arası aylık farkı olan 510,59 TL borç çıkarılmış ve başvurucunun 2007 yılı Ekim ayı maaşından başlamak üzere ¼ oranında tahsilata başlanacağı bildirilmiştir. Başvurucu, işlemin hukuka aykırı olduğu, görev yaptığı sırada hak kazandığı yüksek ek göstergenin tarafına uygulanması gerektiği, ek göstergesi düşürülse dahi Danıştay içtihatları uyarınca işlemin tesis edildiği tarihten geriye doğru en fazla 60 gün için borç çıkarılabileceği gerekçeleriyle iptal davası açmıştır. Ankara İdare Mahkemesi 25/12/2008 tarih ve E.2007/1055, K.2008/2304 sayılı kararı ile davanın reddine karar vermiştir. Kararın ilgili bölümleri şöyledir: “…657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 527 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik maddesinin (B) bendinde, bu Kanuna itabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıklarının, hizmet sınıflarını, görev türleri ve aylık alınan dereceler dikkate alınarak bu Kanuna ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanacağı belirtilmiş, aynı bendin ikinci paragrafında ise, bu ek göstergelerin, ilgililerin belirtilen sınıf ve görevlerde bulundukları sürece ödemelere esas alınacağı, terfi bakımından kazanılmış hak sayılmayacağı, (ancak) kurumların 1, 2, 3 ve dereceli kadrolarına atananlara uygulanacak ek göstergelerin, ilgililerin daha önce bulunmuş oldukları kariyerleri ile ilgili sınıf veya ekli (I) sayılı cetvelin Genel İdare Hizmetleri Sınıfı (g) bölümünde belirtilen görevlerde kazanılmış hak aylık derecelerine göre alabilecekleri ek göstergelerden düşük olamayacağı, hükme bağlanmış bulunmaktadır.Yasa hükmü ile hizmetin yürütülmesindeki gereklilikler nedeniyle ilgililerin kariyerleri ile ilgili olmayan 1-4 dereceli başka görevlere atanmaları halinde ek gösterge kaybına uğramalarının önlenmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır.Bu amaç doğrultusunda Yasa hükmünden, yalnızca kariyerleri (meslekleri) dışında ilk dört derece kadrolu görevlere atananlara kariyerleri ile ilgili hizmet sınıflarındaki ek göstergeden faydalanma olanağı tanındığı, ancak kariyerleri dışındaki atamaları ilk dört derece kadrolu görevlere olmayanların daha sonra ilk dört dereceli kadrolara atanmaları halinde kariyerleri ile ilgili ek göstergeden yararlanmalarına olanak bulunmadığı anlaşılmaktadır.148 seri nolu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği ise 657 sayılı Yasanın maddesinin (B) bendinin paragrafının uygulanmasına ilişkin açıklamalar içermektedir.5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun Ek 30 uncu maddesinde; "İştirakçilerin, emeklilik keseneğine esas olan derece ve kademelerinin mevzuata uygunluğu Sandıkça incelenir. Eksik gönderilen kesenek ve karşılık farkları kurumlarından tahsil, fazla gönderilen kesenek ve karşılıklar kurumlarına iade edilir. Sandıkça mevzuata uygun olarak tespit olunacak derece ve kademe üstündeki derece ve kademe aylığı üzerinden emeklilik keseneği kesilmiş olması, iştirakçilere emeklilik bakımından bir hak sağlamaz" hükmüne yer verilmiştir.Anılan Yasanın maddesinde ise; "Her ne suretle olursa olsun istihkaklarından fazla yapılan ödemeler, ilgililerin, varsa sonraki her çeşit istihkaklarından hüküm alınmaksızın kesilmek suretiyle geri alınır. Ancak ilgili, Sandıkça yapılan bu muamelenin yersizliği hakkında Danıştay'da dava açabilir.Herhangi bir nedenle Sandık tarafından ilgililere istihkaklarından fazla veya yersiz olarak yapılan ödemelerin, bu hatalı işlemlerin düzeltildiği tarihten geriye doğru hesap edilecek beş yıllık tutarları tahsil edilir. Tahsilin ne şekilde yapılacağı yönetmelikle düzenlenir" denilmektedir.…Olayda, müfettiş olarak görev yapan davacının, 1, 2, 3 ve dereceli kadrolara atanarak sınıf veya görev değiştirmediğinden +3600 ek gösterge rakamından yararlandırılması olanaksız olup, aylıklarına Eğitim Öğretim Sınıfı 1'inci dereceden aylık alan öğretmenler için öngörülen 3000 ek gösterge uygulamasında ve 5434 sayılı Yasanın maddesi uyarınca, yersiz yapılan ödemelerin istirdadı biçiminde tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.” Başvurucu tarafından bu karar temyiz edilmiş, Danıştay Onbirinci Dairesinin 26/3/2010 tarih ve E.2009/2843, K.2010/2542 sayılı kararıyla Mahkeme kararı onanmıştır. Bu karara karşı yapılan karar düzeltme talebi aynı Dairenin 11/3/2013 tarih ve E.2010/540, K.2013/2383 sayılı kararıyla reddedilmiş, Karar başvurucu vekiline 24/4/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bireysel başvuru, 23/5/2013 tarihinde yapılmıştır.B. İlgili Hukuk 8/6/1949 tarih ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun mülga maddesi şöyledir:“Her ne suretle olursa olsun istihkaklarından fazla yapılan ödemeler, ilgililerin, varsa sonraki her çeşit istihkaklarından hüküm alınmaksızın kesilmek suretiyle geri alınır. Ancak ilgili, Sandıkça yapılan bu muamelenin yersizliği hakkında Danıştay'da dava açabilir.Herhangi bir nedenle Sandık tarafından ilgililere istihkaklarından fazla veya yersiz olarak yapılan ödemelerin, bu hatalı işlemlerin düzeltildiği tarihten geriye doğru hesap edilecek beş yıllık tutarları tahsil edilir. Tahsilin ne şekilde yapılacağı yönetmelikle düzenlenir.” 5434 sayılı Kanun’un mülga Ek maddesi şöyledir:"İştirakçilerin, emeklilik keseneğine esas olan derece ve kademelerinin mevzuata uygunluğu Sandıkça incelenir. Eksik gönderilen kesenek ve karşılık farkları kurumlarından tahsil, fazla gönderilen kesenek ve karşılıklar kurumlarına iade edilir. Sandıkça mevzuata uygun olarak tespit olunacak derece ve kademe üstündeki derece ve kademe aylığı üzerinden emeklilik keseneği kesilmiş olması, iştirakçilere emeklilik bakımından bir hak sağlamaz." 31/5/2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun maddesi şöyledir:“Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan,itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır. Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır. Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” 2/10/1998 tarih ve 23481 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce İlgililere İstihkaklarından Fazla veya Yersiz Olarak Yapılan Ödemelerin Tahsili Hakkında Yönetmelik’in maddesi şöyledir:“İlgililerin kusurlu davranışı bulunmadan Sandığın hatalı işlemi nedeniyle yapılan yersiz ödemelerden dolayı ilgililer adına çıkartılan borç, varsa her çeşit birikmiş istihkaklarından kesilir. Bakiye borç kalırsa bu miktar borçlunun aylığından ¼ nisbetinde kesinti yapılarak tahsil edilir.Bu madde uyarınca hesaplanan ve tahsil edilen borçlar için faiz tahakkuk ettirilmez.”