18. Ceza Dairesi 2017/7101 E. , 2018/7360 K. "" KARAR Hakaret ve kişilerin huzur ve sükunu bozma suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 23/03/2017 tarihli ve 2017/4481 soruşturma, 2017/3969 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Malatya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 26/04/2017 tarihli ve 2017/1478 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından yasa yar…
**18. Ceza Dairesi 2017/7101 E. , 2018/7360 K.** **"İçtihat Metni"** KARAR Hakaret ve kişilerin huzur ve sükunu bozma suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 23/03/2017 tarihli ve 2017/4481 soruşturma, 2017/3969 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Malatya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 26/04/2017 tarihli ve 2017/1478 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/11/2017 gün ve 60362 sayılı istem yazısıyla, Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi. İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre şüphelinin adının ve telefon numarasının yazılı olduğu @ceboamal kullanıcı adlı twitter hesabından, müştekinin ismini de vermek sureti ile birçok tweet atıldığı, facebook paylaşımlarının yapıldığı, müştekinin adının ve telefon numarasının yazıldığı, “bu genç hemşireyi sivil giyindirip manken gibi oturtanlar kimler? Bu genç ve dinamik hemşirenin adı... bu genç hemşireyi açık saçık giyindirip defile yaptıranlar kimler? ... açık saçık giyindirip gezdiriyorlar...” şeklinde paylaşımlar yapıldığı böylelikle de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/2. maddesi uyarınca soruşturma aşamasında toplanan delillerin şüphelinin suç işlediği hususunda yeterli şüpheyi oluşturduğu, bu kapsamda anılan madde uyarınca kamu davası açılması gerektiği, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin yapılacak yargılama sırasında mahkemesine ait olduğu cihetle, itirazın kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: CMK'nın 160. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." 2. fıkrasında, "Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet Savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinde ise;