11. Ceza Dairesi 2012/19882 E. , 2013/282 K. "" Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünü 25.05.2012 gün ve 2012/9150/31221 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.06.2012 gün ve KYB.2012/152272 sayılı ihbarnamesiyle; Ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan sanık ...'un, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 337/a maddesi gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Adana 1. İcra Ceza Mahkemesinin 24.06.2010 tar…
**11. Ceza Dairesi 2012/19882 E. , 2013/282 K.** **"İçtihat Metni"** Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünü 25.05.2012 gün ve 2012/9150/31221 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.06.2012 gün ve KYB.2012/152272 sayılı ihbarnamesiyle; Ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan sanık ...'un, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 337/a maddesi gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Adana 1. İcra Ceza Mahkemesinin 24.06.2010 tarihli ve 2009/641 esas, 2010/476 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde; Ticaret şirketlerinin müdürleri veya yetkililerinin, 2004 sayılı Kanun'un 44. maddesi ile getirilen mal beyanında bulunma yükümlülüğünün bulunmadığı, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 136. maddesinde sayılan kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerinin müdür veya yetkilileri yönünden anılan Kanun'un 337/a. maddesindeki suçun işlenmemesinin mümkün olmadığı cihetle, sanığın beraati yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istemiyle dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü: Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2012 tarih ve 2011/505, 509, 513, 21.02.2012 tarih ve 2011/506, 510, 511 ve 621 esas sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, İİK.nun 337/a maddesinde düzenlenen “ticareti usulüne aykırı terk etmek” suçunun ticaret şirketleri müdür ve yetkililerince de işlenmesinin mümkün olduğunun anlaşılması karşısında, Adana 1. İcra Ceza Mahkemesinin 24.06.2010 gün ve 2009/641 esas, 2010/476 sayılı kararının, CMK’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden REDDİNE, 08/10/2009 havale tarihli şikayet dilekçesinde sanığın isminin yazılmadığı, İİK’nun 345. maddesi gereğince de şikayet dilekçesinde gösterilmeyen kişilerin araştırılmasına ve cezalandırılmasına yasal imkan bulunmadığından bu konuda kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği hususunda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.