10. Hukuk Dairesi 2025/10421 E. , 2025/16775 K. "" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2647 E., 2025/2353 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/67 E., 2024/300 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlana…
10. Hukuk Dairesi 2025/10421 E. , 2025/16775 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2647 E., 2025/2353 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/67 E., 2024/300 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının hastalığının meslek hastalığı olduğunun tespiti ile 27.10.2017 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanmasına, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurumca tüm işlemlerinde hassasiyet ve titizlik ile hareket edildiği, davacı hakkında yürütülen işlemlerde de hukuk nazarında ilerlenmiş olup davacının müvekkili Kuruma yöneltebileceği herhangi bir hukuka ve yasaya aykırılık söz konusu olmadığı, işbu sebeple müvekkili Kurum kayıtlarının esas alınmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, "Davacının sigortalı hesap cetveline göre ilk kez 15.03.1990 tarihinde ... Ekmek Fabrikası isimli iş yerinde işe başlayarak kesintili bir şekilde toplam 29 iş yerine giriş çıkışının olduğu, bu iş yerlerinden 28'inin unlu mamul, ekmek fırını iş yeri olduğu, sadece 1 tanesinin büro iş yeri olduğu, dava konusunun meslek hastalığı olduğunun tespitine yönelik olduğu irdelendiğinde hala faaliyette olan ... Gıda, ... ve ... isimli işyerlerinde keşif icra edilmiş, ancak astım rahatsızlığının başladığı ... isimli iş yerinin faal olmaması ve ilk tedavisinin başladığı ... isimli iş yerinin faal olmaması, kapalı olması sebebiyle bu iş yerlerinde keşif icra edilememiş olup Mahkemece 29.03.2021 tarihinde bilirkişi heyetinden alınan raporda meslek hastalığı konusunda uzman doktor değerlendirmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiş olup, keşif sonrası alınan 03.11.2022 tarihli raporda davacının sigara içtiği ve bu yüzden 28.11.2017 tarihli 171903478 protokol numarası ve 11.01.2018 tarihli 180067600 protokol numarası ile ... Hastanesi Sigara Bıraktırma Merkezine başvurduğu, belgelerinde F17.2 tütün kullanımına bağlı bağımlılık sendromu tanılarının olduğu, davacının Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu meslek hastalıkları hastanesi gibi bir merkezde astım tanısı koymaya yönelik tetkiklerinin fizik muayene, solunum fonksiyon testi gibi başka bir takım testleri ve takipleri yaptırması sonucu mesleki astım yönünden değerlendirme yapılabileceği bildirilmiş, Yüksek Sağlık Kurulunun 01.02.2023 tarihli kararında davacıda meslek hastalığı mevcut olmadığı tespit edilmiş, bunun üzerine davacı Meslek Hastalıkları Hastanesine sevk edilmiş ancak Hastanenin 21.12.2023 tarihli yazısı ile davacının hastaneye başvurmak istemediğini beyan etmesi nedeniyle kişinin değerlendirmesinin yapılamadığı belirtilmiş olup, 5510 sayılı Kanun'un 14. maddesinde tanımlanan meslek hastalığının, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hali tanımı ile meslek hastalığına tutulduğunun, aynı maddenin a ve b bentleri gereğince tespit edilmesi zorunluluğu ve akabinde sıralanan koşulların da yerine getirilmesi sonucu tespit edilebileceği ancak meslek hastalığı konusunda idari aşamadaki sürecin davacı tarafından tamamlanmadığı, yapılan keşifte faaliyette olan iş yerleri uzman bilirkişi marifetiyle incelendiğinde bunlardan sadece ... isimli işverene ait iş yeri ortamının fiziken gözlemlenebildiği, diğerlerinde davacının çalıştığı tarihlerdeki koşulların değişmiş olduğu, un tozlarına uzun süre maruz kalınması meslek hastalığına sebebiyet verebilecek olsa da maluliyet sebebi ile işten ayrıldıktan belirli bir süre geçtikten sonra meslek hastalığı iddialarında Yönetmeliğin 17. maddesinde belirtildiği üzere herhangi bir meslek hastalığının klinik ve laboratuvar bulguları ile kesinleştiği ve meslek hastalığına yol açan etkenin iş yeri incelemesi ile kanıtlandığı hallerde meslek hastalıkları listesindeki yükümlülük süresi aşılmış olsa bile söz konusu hastalığın Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu Kararı ile meslek hastalığı sayılabileceği, Mahkemece en son 01.02.2023 tarihinde alınan Yüksek Sağlık Kurulu kararında davacıda meslek hastalığının mevcut olmadığına karar verildiği, idari sürecin tamamlanması açısından davacıya Meslek Hastalıkları hastanesine başvurması için süre verildiği ve sevk yapıldığı ancak davacının hastaneye vermiş olduğu beyanda hastaneye gelmek istemediğini belirttiğinin hastane yazısında mevcut olduğu böylelikle davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verildiği" belirtilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle, 1.Müvekkilinin 15.03.1990 tarihinde çalışmaya başladığını, yaklaşık 30 yıllık çalışma hayatı boyunca farklı iş yerlerinde; ekmek üretiminde çalıştığını, ekmek yapımında kullandığı özellikle un gibi toz halinde bulunan malzemeler nedeni ile çeşitli problemler yaşadığını, hala devam etmekle birlikte bu rahatsızlığın asıl sebebinin, uçucu maddeleri sürekli solumak zorunda kalması olduğunu, 2.Müvekkilinin Sosyal Güvenlik Kurumuna rahatsızlığının meslek hastalığı olup olmadığına ilişkin başvuru yaptığını, gelinen aşamada Yüksek Sağlık Kurulu tarafından hastalığının meslek hastalığı olmadığı yönünde rapor tanzim edildiğini, söz konusu rapor, eksik bir rapor olup kabulünün mümkün olmadığını, 3.Dava münderecatında alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin işe girmeden önce astım hastası olup olmadığı bilinmediğinden müvekkiline mesleki astım hastası denilmesinin olanaklı olmadığına kanaat getirilmişse de müvekkilinin hamur karma ve ekmek pişirme görevi dolayısıyla astım hastalığına yakalanmış olduğunu, müvekkilinin çalışma hayatına başlamadan önce böyle bir hastalığı olmadığı gibi işe giriş muayenesi yapılmadan işe alınmasından kendisinin sorumlu tutulamayacağını, 4.İkame edilen dava kapsamında herhangi bir tanık dinlenmemiş ve gerçeği ortaya çıkarma gayesi güdülmemiş olduğunu, 5.Mahalli mahkemenin 13.09.2022 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı gereği “keşif mahallinde; davacı asilin de hazır edilerek fırıncılık işiyle meşgul olduğundan un tahıl tozuna maruziyet ölçümü yapılması ve Peak Flow Meter cihazı ile davacının solunum hızının da tespit edilmesine” karar verilmiş ise de keşif mahallinde böyle bir ölçüm yapılmadığını, 6.Bilirkişi heyetinde her ne kadar göğüs hastalıkları uzmanı ve iç hastalıkları uzmanı doktor bilirkişiler bulunmuş ise de tanzim edilen raporda tıbbi herhangi bir inceleme yapılmadığını, aynı zamanda un dökülme sırasında ortaya çıkan toz ölçümlerinin akredite laboratuvar tarafından ölçülmesi ve sonuçların dosya kapsamından değerlendirilmesi gerekmekte iken eksik inceleme yapıldığını, 7. Müvekkilinde oluşan hastalığın meslek hastalığı olup olmadığının tespiti yönünden rapor alınması amacıyla 12.09.2023 tarihli 14. Celsede Meslek Hastalıkları Hastanesine sevkinin istendiğini ancak sevk edilmediğini, Mahkeme gerekçeli kararında; müvekkilinin başvurmak istemediğini beyan etmesi nedeniyle değerlendirmesinin yapılmadığını belirtmiş ise de bu hususun emredici hukuk kurallarına aykırı olduğunu, yazılan müzekkereye istinaden müvekkilinin hastaneye sevki amacıyla kendisine Mahkeme tarafından tebligat çıkarılması veya kolluk marifetiyle ilgili sevk tarihinin bildirilmesi gerekli iken 30.01.2024 tarihli 15. celsede “...'ün defaatle aranmasına rağmen hastaneye müracaat etmediği tespit edilmiş” şeklinde ilgili sevkin telefon vasıtasıyla bildirildiğinin zapta geçirildiğini, bu hususun da yargılama esnasında yeterli özenin gösterilmediğinin bir göstergesi olduğunu, 8.Müvekkili tarafından ikame edilen dava, iştigal ettiği meslek sebebiyle yakalandığı astım hastalığı ve işitme kaybının meslek hastalığı olduğunun tespiti ve meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti iken tahkikat aşamasında dava konusu bile irdelenmemiş olup 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 31. maddesinde öngörülen engellilik indirimden yararlanma talepli olduğu yönünde yargılama yapıldığını, 9. İkame edilen davada müvekkilinin çalıştığı işyeri ile birlikte değerlendirildiği bir sağlık raporunun tesis edilmesi ve çalışma gücü kaybının tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meslek hastalığının tespiti istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanakları 5510 sayılı Kanun'un 14 ve devamı maddeleri olup, anılan Yasa'nın ''Meslek hastalığının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması'' başlığını taşıyan 14. maddesinde ''Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleridir. Sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun; a) Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından usûlüne uygun olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi, b) Kurumca gerekli görüldüğü hallerde, işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbî sonuçlarını ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin incelenmesi, sonucu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur. Meslek hastalığı, işten ayrıldıktan sonra meydana çıkmış ve sigortalı olarak çalıştığı işten kaynaklanmış ise, sigortalının bu Kanunla sağlanan haklardan yararlanabilmesi için, eski işinden fiilen ayrılmasıyla hastalığın meydana çıkması arasında bu hastalık için Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirtilen süreden daha uzun bir zamanın geçmemiş olması şarttır. Bu durumdaki kişiler, gerekli belgelerle Kuruma müracaat edebilirler. Herhangi bir meslek hastalığının klinik ve laboratuvar bulgularıyla belirlendiği ve meslek hastalığına yol açan etkenin işyerindeki inceleme sonunda tespit edildiği hallerde, meslek hastalıkları listesindeki yükümlülük süresi aşılmış olsa bile, söz konusu hastalık Kurumun veya ilgilinin başvurusu üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayı ile meslek hastalığı sayılabilir. Meslek hastalığının 4. maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi ile 5. madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından, sigortalının meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen veya bu durum kendisine bildirilen işveren tarafından, b) (b) bendi kapsamındaki sigortalı bakımından ise kendisi tarafından, bu durumun öğrenildiği günden başlayarak üç işgünü içinde, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen veya yazılı olarak bildirilen hususları kasten eksik ya da yanlış bildiren işverene veya 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıya, Kurumca bu durum için yapılmış bulunan masraflar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri rücû edilir. Meslek hastalığı ile ilgili bildirimler üzerine gerekli soruşturmalar, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla yaptırılabilir. Hangi hallerin meslek hastalığı sayılacağı, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir. Yönetmelikte belirlenmiş hastalıklar dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmaması hususunda çıkabilecek uyuşmazlıklar, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.'' hükmüne, 18. maddesinde “Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; a) İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için,...geçici iş göremezlik ödeneği verilir.” hükmüne, 21. maddenin 1. fıkrasında da “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.” hükmüne yer verilmiştir. Husumet konusu kamu düzeni ile ilgili olup, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 116. (mülga HUMK 187.) maddesinde yer alan ilk itirazdan olmadığından davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek Mahkemece, gerekse Yargıtayca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur. Yukarıdaki düzenlemeler ve açıklamalar ışığında dava irdelendiğinde, işbu davada verilen kararın, davacıya iş kazası-meslek hastalığı sigortası hükümlerine göre gelir bağlanıp bağlanmayacağında belirleyici olması, gelir bağlanması halinde, bağlanan gelirin peşin sermaye tutarından ve her durumda diğer giderlerden işverenin sorumlu tutulması, dolayısıyla eldeki davada verilen kararın işverenin hak alanını da ilgilendirmesi gözetildiğinde, işverenin de davada taraf olmasında yasal zorunluluk vardır. Hâl böyle olunca, davacının hangi iş yerlerindeki çalışmaları nedeniyle iddia ettiği hastalıklara yakalandığı açıklattırılmak suretiyle bu iş yerlerinin ait olduğu işveren/işverenlerin de usulüne uygun olarak davada taraf olması sağlanarak, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz giderinin istek halinde ilgiliye iadesine, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.