1. Hukuk Dairesi 2016/8688 E. , 2016/7463 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, kayden maliki olduğu 1204 ve 1206 parsel
**1. Hukuk Dairesi 2016/8688 E. , 2016/7463 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, kayden maliki olduğu 1204 ve 1206 parsel sayılı taşınmazların toplulaştırma işlemine tabi tutulduğunu, bu taşınmazlardan 1204 parsel sayılı taşınmazın 142 ada 14 parsel olarak adına tescil edildiğini, ancak büyük tesislerin bulunduğu 1206 parsel sayılı taşınmazın 142 ada 13 parsel olarak ... adına tescil edildiğini ve bu hatanın giderilmesi amacıyla boş tarla vasıflı 209 ada 4 parsel sayılı taşınmazdan kendisine pay verildiğini ileri sürerek, 142 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline ve 209 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki adına tescil edilen paya ilişkin tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, zamanaşımı süresinin dolduğunu, ... husumet yöneltilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden ve özellikle eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen kayıt ve belgelerden; davacının kayden maliki olduğu 1204 parsel sayılı taşınmazın 09.03.2006 tarihli toplulaştırma işlemi ile 142 ada 14 parsel olarak davacı adına tescil edildiği, yine davacının kayden maliki olduğu 1206 parsel sayılı taşınmazın aynı tarihli toplulaştırma işlemi ile başka birçok parselle birlikte 209 ada 4 parsel sayılı taşınmaza dönüştüğü ve bu parselde davacı ile hazinenin paydaş kılındığı, davacının adına tescilini istediği 142 ada 13 parsel sayılı taşınmazın ise toplulaştırma işlemi öncesinde hazine adına kayıtlı 1030 parsel sayılı taşınmazdan geldiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, fen bilirkişisinin 23.09.2013 tarihli raporunda; çekişme konusu 142 ada 13 parsel sayılı taşınmazın eski 1206 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerde olduğu, 209 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ise eski 1235 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerde olduğu belirtilmiştir. Davacının aynı istekle İdari yargıda açtığı davanın yargılaması sonucunda,... İdare Mahkemesinin, 16.11.2012 gün, 2011/1985 Esas, 2012/1787 Karar sayılı kararında " .... tarafından yapılan arazi toplulaştırma çalışmalarından sonra ilan edilerek kesinleşen cetvellere göre yapılan tescillerin, artık bu aşamada adli yargı nezdinde açılacak bir dava neticesinde değiştirilmesi mümkün olduğundan, tapu tescil kayıtlarının değiştirilmesinde görevi ve yetkisi bulunmayan idareye yanlış tescil edilen parsellerin değiştirilmesine yönelik yapılan başvurunun cevap verilmeyerek reddedilmesinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır." gerekçesiyle dava reddedilmiş, temyiz edilmeyerek 12.02.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 3. maddesinde kanun kapsamında olan yapılar tanımlanmış, 29.6.2009 tarihli ve 15154 sayılı Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Arazi Toplulaştırmasına İlişkin Tüzüğün 26/1-ç maddesinde de “Sabit tesisler ile çevre ve doğaya görünüm güzelliği veren arazi, yapı ve tesisler eski maliklerine verilecek şekilde parsel planlaması yapılır. Ancak mal sahibinin birden fazla bu özellikte sabit tesisi var ise malikin bunlardan birinin etrafındaki toplulaştırma isteği dikkate alınır.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, ilgilinin başvurusu üzerine sabit tesislerin toplulaştırma çalışmaları sırasında dikkate alınacağı açıktır. Davadaki isteğin, toplulaştırma işleminden kaynaklandığı, idarece yapılan toplulaştırma işlemi, idari işlem niteliğinde olup idari yargı yerinde iptal edilmedikçe toplulaştırma işleminin hukuki geçerliliğini koruyacağı yargısal uygulamada yerleşik hale gelmiştir. Somut olayda , toplulaştırma işleminin kesinleştiği sabittir. Hâl böyle olunca, toplulaştırma işleminin hukuki geçerliliğini koruduğu gözetilerek, dinlenme olanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Davalı vekilinin temyiz itirazyerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.