Başvuru, idari işlemin iptaline yönelik yargı kararının uygulanmaması nedeniyle kararın icrası hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, idari işlemin iptaline yönelik yargı kararının uygulanmaması nedeniyle kararın icrası hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.A. Bireysel Başvurudan Önceki Süreç Başvurucunun babası olan F.B. 1994 yılında Diyarbakır ili, Lice ilçesi, Kaniya Sipi mevkiinde güvenlik kuvvetlerince gözaltına alınmış olup bu tarihten sonra kendisinden haber alınamamıştır. Başvurucunun ailesine bu olay sebebiyle 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamına giren maddi zararlarının karşılanması amacıyla 23/6/2016 tarihli Diyarbakır Valiliği Zarar Tespit Komisyonu kararı ile 640,65-TL tazminat ödenmiştir. Bu karar çerçevesinde hazırlanan sulhname başvurucu ve ailesi tarafından imzalanmıştır. Başvurucu daha sonra Diyarbakır Valiliğinden, babasının vefatı nedeniyle 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun ek maddesi uyarınca istihdam talebinde bulunmuştur. Yapılan başvuru Diyarbakır Valiliği Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü tarafından yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması bilgileri gerekçe gösterilerek 27/6/2018 tarihli işlemle reddedilmiştir. Başvurucu hiçbir terör örgütü ile ilgisinin bulunmadığını ve hakkında herhangi bir adli soruşturma da olmadığını belirterek Valilik işleminin iptali talebiyle dava açmıştır. Diyarbakır İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) görülen davada 15/3/2019 tarihli kararla işlemin iptaline hükmedilmiştir. Kararın gerekçesinde, yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında devletin güvenliğini tehlikeye düşürebilecek yasa dışı ideolojik bir görüşü benimsediği veya kurumun güvenliğini ihlal edebilecek tutum ve davranışlar içerisinde bulunduğunu ortaya koyan hukuken kabul edilebilir somut bir tespite yer verilmediği belirtilmiştir. Buna göre başvurucu hakkında sadece istihbari mahiyette bilgilerin gönderildiği, bu bilgilerin somut delillerce desteklenmediği sürece adli veya idari işlemlere dayanak teşkil etmeyeceği vurgulanmış ve başvurucunun 3713 sayılı Kanun'un ek maddesi uyarınca istihdam talebinin reddine yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Karara karşı Diyarbakır Valiliğince yapılan istinaf talebi Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin 30/6/2021 tarihli kararıyla reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir.B. Bireysel Başvuru Süreci İdare Mahkemesinin anılan kararı üzerine başvurucu 3713 sayılı Kanun'un ek maddesi kapsamında Devlet Personel Başkanlığınca 19/9/2019 tarihinde yapılan atama kurası sonuçlarına göre Diyarbakır Adliyesine memur olarak yerleştirilmiştir. Ancak başvurucunun atanması, Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin "Özel Şartlar" başlıklı maddesinde öngörülen arşiv araştırması olumlu olmak şartını taşımadığı gerekçesiyle Adalet Bakanlığı (İdare) Personel Genel Müdürlüğünün 19/12/2019 tarihli işlemiyle uygun görülmemiştir. Başvurucu, İdare işleminin iptali ve dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talebiyle 22/1/2020 tarihinde dava açmıştır. Dava dilekçesinde, hakkında açılan herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma bulunmadığını belirtmiştir. Ayrıca adli sicil kaydının bulunmadığını da eklemiştir. Güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak sonuçlanmasına yol açacak herhangi bir durum olmamasına rağmen haksız ve hukuka aykırı bir şekilde atamasının gerçekleştirilmemesinden yakınmıştır. Ankara İdare Mahkemesi (Mahkeme) 11/11/2020 tarihli kararıyla dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle mahrum kalınan parasal hakların ödenmesine yönelik talep hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Kararda, dava konusu işlemin 26/10/1994 tarihli ve 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine İlişkin Kanun hükmüne dayanılarak tesis edildiği belirtilerek Anayasa Mahkemesinin 19/2/2020 tarihli ve E.2018/163, K.2020/13 sayılı kararı ile anılan düzenlemenin iptal edilmesi nedeniyle bu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkeme ayrıca, dava konusu işlemin iptali ile başvurucunun doğrudan atanması sonucunun doğmayacağını, başvurucunun durumunun davalı idarece makul bir süre içinde yeniden değerlendirmeye tabi tutulabileceğini ve bu değerlendirmenin sonucunda başvurucunun uyuşmazlığa konu kamu görevine atanıp atanamayacağına ilişkin yeniden bir işlem tesis edilebileceğini belirterek dava konusu işlem nedeniyle mahrum kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine yönelik talep hakkında bu aşamada karar verilmesine imkân bulunmadığının altını çizmiştir. Karara karşı İdare tarafından yapılan istinaf talebi Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin 8/9/2021 tarihli kararıyla reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir. İdare, anılan Mahkeme kararı üzerine 4/12/2020 tarihli işlemle, kararın uygulanması için Atama İşlemleri Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanun Teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde yasalaşmasına kadar bekleneceğini belirtmiştir. İdarenin belirtilen kararının başvurucuya 8/12/2020 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine başvurucu yargı kararlarının uygulanmadığı iddiasıyla 16/12/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bireysel Başvurudan Sonraki Süreç 7/4/2021 tarihli ve 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu 17/4/2021 tarihli ve 31457 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve 26/10/1994 tarihli ve 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'u yürürlükten kaldırmıştır. 7315 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren kişilerin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması bu Kanun kapsamında yapılmaktadır. Mahkeme kararı gereğince İdare tarafından başvurucunun durumu 7315 sayılı Kanun'a göre yeniden değerlendirilmiş ve 21/12/2021 tarihli işlemle güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun olumsuz olması nedeniyle atanması uygun görülmemiştir. Başvurucunun, yeniden yapılan değerlendirme üzerine tesis edilen bu işlemin iptali talebiyle açtığı dava Ankara İdare Mahkemesince 20/4/2022 tarihli kararla reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde, 7315 sayılı Kanun kapsamında yapılan inceleme ile başvurucunun PKK/KCK terör örgütü adına kırsal alanda silahlı faaliyet yürüten örgüt mensuplarına bağlı olarak kurye/işbirlikçilik faaliyetinde bulunduğunun tespit edildiğinin altı çizilmiştir. Ayrıca İdarenin kişinin "Görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verilerinin" ve "Terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığının" değerlendirilmesinde takdir yetkisinin bulunduğu vurgulanmıştır. Gerekçede son olarak, başvurucu ve ailesi hakkındaki bilgiler gözönüne alındığında PKK/KCK terör örgütüyle irtibat veya iltisakının bulunduğu belirtilerek dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Başvurucu tarafından karara karşı yapılan istinaf talebi, Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin 19/10/2022 tarihli kararıyla reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir. Kesinleşmiş bu karara karşı başvurucu tarafından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulmamıştır.