Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/2849 E. , 2024/3414 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2849 Karar No : 2024/3414 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, ruhsat …
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/2849 E. , 2024/3414 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2849 Karar No : 2024/3414 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, ruhsat sahibi olduğu Sivas İli, Yıldızeli İlçesi hudutlarında yer alan S:2131 sayılı maden sahasının "Ankara-Sivas Demiryolu Yerköy-Sivas İkmal Yapım Kesim 3" projesiyle çakışması ve Bakanlıkça oluşturulan komisyon tarafından yüksek hızlı tren hattı projesine öncelik tanınması nedeniyle mevcut madencilik faaliyetlerinin yapılamaz hale geldiğinden bahisle tüm yasal alacaklarının ve yatırım bedellerinin ödenmesi istemiyle 24/05/2022 tarihinde yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve E.. sayılı işlemin iptali ile fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, 2000-TL ocak açım masrafı, 2000-TL yol, enerji nakil hattı ve altyapı için harcanan bedeller, 2000-TL tahrip olan stoktaki ürün bedeli, 1000-TL taksir tarihi itibariyle tahsil edilen ruhsat bedeli, 500-TL ruhsat harcı, 500-TL devlet hakkı, 1000-TL çevre uyum teminatı bedeli, 500-TL proje hizmeti bedeli ve 500-TL yetkilendirilmiş tüzel kişiler bedeli olmak üzere şimdilik toplam 10.000-TL tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı tarafından ilk olarak 30/06/2021 tarihinde davalı idareye başvurularak, dava konusu edilen bedellerin ödenmesinin istenildiği, bu isteme idarece herhangi bir cevap verilmediği, davacı şirket tarafından zımni reddin oluştuğu tarihten itibaren dava açma süresi içerisinde herhangi bir dava açılmadığı; 15/11/2021 tarihli dilekçe ile 30/06/2021 tarihli dilekçe ilgi tutularak iş bu davada dava konusu edilen ödemelerin yapılmasının tekrar istenildiği, söz konusu başvurunun ... tarih ve ... sayılı işlem ile reddedilmesi üzerine altmış günlük dava açma süresi içerisinde yine dava açılmadığı; terk işlemlerine esas olmak üzere sahanın idarece mahallinde tetkiki sonucu düzenlenen mahallinde tetkik raporuna, davacı şirket temsilcisinin şerh düşmesi nedeniyle Doğal Taş Daire Başkanlığı tarafından konunun iletildiği ilgili birimce dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlemle konu hakkında yapılacak herhangi bir işlem olmadığının davacı şirkete bildirilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmakta olup, davacı tarafından, davalı idareye tazminat ödenmesi istemiyle ilk olarak 30/06/2021 tarihinde yapılan başvurunun cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesi üzerine dava açma süresi içerisinde dava açılması gerekirken, sona ermiş olan dava açma süresini canlandırmayacağı açık olan sonraki başvurular üzerine açılan iş bu davanın esasının incelenmesine süre aşımı nedeniyle olanak bulunmadığı, öte yandan, 30/06/2021 tarihli başvuru dilekçesinde "ruhsat sahasında en son yapılan küçültme sebebiyle fiziksel olarak çalışma imkanının kalmadığı" ifade edildiğinden ve davacı şirketin bu başvurudan sonraki süreçte faaliyetine devam etmediği bu beyandan anlaşıldığından, ilk başvurudan sonra oluşan yeni bir zararın varlığından bahsedilmesine de olanak bulunmadığı gerekçesi ile davanın davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, gerek dava dilekçesinde gerek diğer beyanlarda, sahanın fiili ve hukuki durumunun değiştiği, zararlarının katlandığı ve netleştiği hususlarının belirtilmesine rağmen dikkate alınmadığı, proje ile çakışmalı alanlar için yatırım giderlerinin proje sahibi TCDD tarafından ödendiği, ancak kamulaştırma sonrası tren yolu inşaat çalışması sırasında yapılan patlamaların mevcut ocak alanında çatlaklara ve heyelana neden olması nedeniyle üretim yapmanın imkansız hale geldiği, ocak alanında madencilik faaliyetlerinin mevzuata uygun ve iş güvenliği kapsamında yürütülmesine imkan bulunmadığı, bu hususların 04/11/2021 tarih ve 701746 sayılı makam oluru ile görevlendirilen Heyet Raporu ve ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyası üzerinden yaptırlan bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği, tüm heyet raporlarının ruhsat sahasında madencilik faaliyeti yapılmasının can ve mal güvenliği açısından tehlikeli olduğunu belirtilmesine rağmen bu konuda ruhsatın iptali ve yatırım bedellerinin karşılanması konusunda müspet bir sonuca varılamadığı, değişen tüm durumların değerlendirilmesi suretiyle hazırlanan 27/04/2022 tarihli Mahallinde Tetkik Raporu ile terk taleplerinin kabulü ile sahaya girilmemesi, faaliyette bulunulmaması ve mevcutların kaldırılması gerektiğinin belirtildiği, gelinen noktada davacının hem ruhsat sahasını kaybettiği hem de hızlı tren projesi sonrasında yapılan taksir sonrası kendine kalan ruhsat sahasının kullanılamaz hale gelerek terki nedeniyle uğranılan zararlara katlanmak durumunda bırakıldığı, sahayı terk durumunda kalan davacının yeni bir zararının doğmadığından bahsedilemeyeceği, zaman içinde maddi ve/veya hukuksal konuların değişmesi nedeniyle idarenin yeni bir değerlendirme yapmasını gerektiren konularda idareye yapılan mükerrer başvuruların dava açma süresini canlandırdığı, davalı kurum ile daha önceki yazışma, talep, tetkik ve rapor istemlerinin hatalı yorumlanarak, önceki başvurular nedeniyle sürenin geçirildiğinden bahisle verilen süre ret kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava açma süresi geçtikten sonra aynı konuda yapılan mükerrer başvuruların yeni bir dava hakkı doğurmadığı, davacının ... tarih ve ... sayılı yazı ile reddedilen ikinci başvurusu, yeni bir başvuru olarak değerlendirilse bile dava açma süresinin son gününün 31/01/2022 olduğu, bu tarihten sonra açılan işbu davanın her halükarda süresinde açılmadığı, çakışmalı alanlardaki yatırım giderlerinin proje sahibi TCDD tarafından davacıya ödendiği, çakışmayan alanlarla ilgili mevzuat gereği herhangi bir yatırım gider tespiti yapılmadığı, dava konusu işlemin mevzuata uygun olarak tesis edildiği belirtilerek, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirketin ruhsat sahibi olduğu maden sahasının Ankara-Sivas hızlı tren projesiyle çakışması nedeniyle Bakanlıkça oluşturulan komisyonun 15/08/2014 tarihli kararı ile yüksek hızlı tren hattı projesine öncelik tanınmasına ve davacının yatırım giderlerinin TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından karşılanmasına karar verildiği, bu kapsamda TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından 09/03/2018 tarihinde kısmi zarar bedeli adı altında davacıya 318.345,67-TL ödeme yapıldığı, davacı şirkete ait sigorta primi ve vergi borçlarının da davacı adına ilgili yerlere ödendiği, davacı tarafından ilk olarak, 30/06/2021 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvurularak iş bu davada dava konusu edilen yatırım giderleri ve diğer alacaklarının ödenmesinin istenildiği, bu başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle 15/11/2021 tarihli dilekçe ile yeniden başvurularak, istemlerin yinelendiği, sözkonusu başvuruya davalı idarece verilen 01/12/2021 tarihli cevapta, davacının idareden talep ettiği alacak kalemlerinin TCDD işletmesi Genel Müdürlüğü tarafından ödenmiş olması nedeniyle başvuru hakkında yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığının bildirildiği, davacı şirkete ait maden sahasında 20/04/2022 tarihinde yapılan denetim sonucunda düzenlenen mahallinde tetkik raporuna, davacı şirket temsilcisinin "ocak açım masrafları, yol, enerji nakil hattı ve alt yapı çalışmaları için harcanan bedeller ile mevcut stoklarının ekonomik değerinin" ödenmediğini, konuya ilişkin olarak 15/11/2021 tarih ve ... sayılı dilekçe ile talepte bulunulduğunu da belirterek şerh düştüğü, tutanağa şerh düşüldüğünün 24/05/2022 tarih ve ... sayılı yazı ile ilgili birime iletilmesi üzerine dava konusu 25/05/2022 tarih ve ... sayılı işlem ile konu ile ilgili olarak yapılacak bir işlem olmadığının davacıya bildirilmesi üzerine, bu işlemin iptali ile ile fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik toplam 10.000-TL tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği tarihi izleyen günden başlar. (...)"; "İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesinde ise, "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacı şirket tarafından 30/06/2021 tarihli dilekçe ile; Ankara-Sivas hızlı tren projesi kapsamında traverten işletme ruhsat sahasının küçültüldüğü, akabinde tren hattı sahasında yapılan çalışmalar sonucu oluşan tansiyon çatlakları ve heyelan nedeniyle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7/13 maddesi gereğince yeniden yapılan taksir neticesinde ekonomik ve fiziksel olarak çalışmanın imkansız hale geldiği belirtilerek, ruhsat alanının yerinde tetkik edilerek iptali ile iptalden kaynaklanan ve yatırım bedeline dahil olan devlet hakkı, ruhsat bedeli, çevre uyum teminatı, yol ve benzeri altyapı tesis bedellerinin ödenmesi talep edilmiştir. Davacı şirket tarafından 15/11/2021 tarihli dilekçe ile; 30/06/2021 tarihli dilekçedeki husus ve talepler yinelenerek 20/11/2022 tarihinde sona erecek ruhsat süresinin uzatılması için taleplerinin olmayacağı belirtilmiştir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü Özel Alanlar ve Harita Dairesi Başkanlığı'nın 01/12/2021 tarih ve ... sayılı yazısı ile ruhsat alanı ile hızlı tren projesinin çakışmalı alanlarına ilişkin yatırım giderlerinin TCDD tarafından ödendiği, taraflarınca yapılacak ek bir işlem bulunmadığı belirtilerek istem reddedilmiştir. Davacı şirket, 09/12/2021 tarihli şirket yönetim kurulu kararına istinaden 22/12/2021 tarihli dilekçe ile; ruhsatın terk edilmesini talep etmiştir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü 13/05/2022 tarih ve ... sayılı yazı ile ruhsat sahası terk talebinin, mahallinde yapılan denetime istinaden talep tarihi olan 22/12/2021 'de itibaren kabul edildiğini bildirmiştir. Ancak davalı İdare 25/05/2022 tarih ve ... sayılı yazı ile davacının, mahalli denetim raporuna 23/04/2022 tarihinde koyduğu yatırım bedellerinin ödenmesi gerektiği şerhi ile ilgili olarak, anılan bedellerin TCDD tarafından ödendiği ve İdarelerince yapılacak Ek bir işlem bulunmadığını bildirmiştir. Davacı şirketin, 20/04/2022 tarihinde mahallinde yapılan denetime ilişkin rapora şerh koymak suretiyle, ruhsat sahasının 22/12/2021 tarihinden itibaren terkini nedeniyle yatırım bedeli meblağlarının ödenmesi isteminin reddine ilişkin 25/05/2022 tarih ve 2022150599 sayılı yazının iptali ve tazminat istemiyle 15/06/2022 tarihinde işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; davacı şirket her ne kadar 30/06/2021 ve 15/11/2021 tarihli dilekçeler ile davalı İdareye başvurarak ruhsatın terkin ve iptali ile iptalden kaynaklanan yatırım bedeli zararlarının ödenmesini talep etmiş ve bu talepleri kabul görmemişse de yaşanan süreçte, ruhsat sahası terk talebinin, mahallinde yapılan denetime istinaden talep tarihi olan 22/12/2021'de itibaren kabul edilmesi üzerine, bu terk ve iptalden kaynaklanan yatırım bedeli zararlarının ödenmeyeceğine ilişkin 25/05/2022 tarihli işlemin dava konusu edildiği, başka bir ifadeyle davacının 30/06/2021 ve 15/11/2021 tarihli taleplerindeki ruhsat sahasının terkini ve iptali talebinin 13/05/2022 tarihinde kabul edilmesi ile yeni bir hukuki durum yaratıldığı ve bu yeni durumdan kaynaklandığı iddia edilen zararların tazminini ret eden dava konusu işlemin de yeni bir işlem olduğu açıktır. Bu itibarla; Davalı İdarenin 25/05/2022 tarihli işlemi üzerine 60 günlük dava açma süresi içerisinde 15/06/2022 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu anlaşıldığından, bu işlem nedeniyle reddedilen zararlar yönünden süresinde açılan davanın esasına girilerek bir değerlendirme yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiğinden, süre aşımı nedeniyle davayı reddeden İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak 30/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.