11. Ceza Dairesi 2012/369 E. , 2013/7160 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesi gereği 213 sayılı Yasanın 359/a-2, TCK'nun 62, 51/3-4-5-6-7. maddeleri gereği 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine, 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine, bu sürede herhangi bir yükümlülük yüklenmesine veya uzman kişi görevlendirilmesine yer olmadığına 1) 213 sayılı VUK'nun 139/2. madde…
**11. Ceza Dairesi 2012/369 E. , 2013/7160 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesi gereği 213 sayılı Yasanın 359/a-2, TCK'nun 62, 51/3-4-5-6-7. maddeleri gereği 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine, 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine, bu sürede herhangi bir yükümlülük yüklenmesine veya uzman kişi görevlendirilmesine yer olmadığına 1) 213 sayılı VUK'nun 139/2. maddesinde öngörülen ve incelemenin dairede yapılmasına imkan veren istisnalardan birinin varlığı önceden saptanmadan, faaliyetini sürdürdüğü anlaşılan sanığa defter ve belgelerin ibrazı için yapılan tebligat hukuken geçersiz olduğundan yüklenen suçun unsurlar itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması, 2) Kabule göre de; ayrıntaları Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 gün ve 346-25 ve 03.02.2009 gün ve 250-13 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilmesi için diğer şartların yanında, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi de gerekmektedir. Burada, uğranılan zararlardan kast edilen maddi zararlar olup, manevi zararlar bu kapsamda değerlendirilmemelidir. Maddi zararın bizzat sanık tarafından yerine getirilmesi gerekmeyip, sanık adına onun bilgisi ve rızası tahtında üçüncü kişiler tarafından da tazmin, aynen iade veya eski hale getirme suretiyle giderilmesi de olanaklıdır. Ancak, herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşul aranmayacaktır. Zararın belirlenmesinde hakim, ceza yargılamasında şahsi hak davasına yer verilmediği gerçeğini de göz önünde bulundurmak koşuluyla, kanaat verici basit bir araştırma yapmalı, hukuk hakimi gibi gerçek zararı tam anlamıyla saptamaya çalışmamalıdır. Zira 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesindeki düzenleme, kişinin ileride hukuk mahkemesinde şahsi hak davası açmasına ve giderilmediğini düşündüğü gerçek zararının saptanarak kalan kısmına da hükmedilmesini isteme yönünden bir engel oluşturmamaktadır. Öte yandan yine ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 22.05.2001 gün ve 99/104 sayılı kararında açıklandığı üzere; defter ve belgelerin gizlenmesi halinde, sağlıklı bir