14. Ceza Dairesi 2017/9539 E. , 2018/3452 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet İlk derece mahkemesince verilen hükmün sanık müdafii tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, belirlenen tarihte sanık müdafiin yerinde gör…
**14. Ceza Dairesi 2017/9539 E. , 2018/3452 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet İlk derece mahkemesince verilen hükmün sanık müdafii tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, belirlenen tarihte sanık müdafiin yerinde görülen talebine istinaden duruşmalı yapılan incelemede gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; .... Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen 27.05.2014 tarihli raporda, mağdurun olaydan dolayı ruh sağlığının bozulduğunun belirtilmesinin ardından Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan alınan 30.03.2015 günlü raporda orta derecede zeka geriliği bulunan mağdurun zeka seviyesi nedeniyle tam kooperasyon kurulamaması ve muayeneye katılım göstermemesi nedeniyle ruh sağlığının değerlendirilemediği dolayısıyla mağdurun olay nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda görüş bildirilemeyeceğinin ifade edilmesi karşısında mevcut raporlar arasında çelişki meydana geldiği anlaşıldığından, anılan eylem sebebiyle mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu Kanununun 15/f. maddesine göre Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınıp sonucuna göre TCK'nın 103/6. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, belirtilen çelişkinin giderilmesi amacıyla yine Adli Tıp 6. İhtisas Kurulundan rapor alınarak sanık hakkında TCK'nın 103/6. maddesinin tatbik edilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.05.2018 tarihinde üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY