DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1519 E. , 2024/1990 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1519 Karar No : 2024/1990 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR ) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ... 3- ... Başkanlığı VEKİLİ :Av. ... 4- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Huk. Müş. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 16/05/2023 tarih ve E:2018/1713 K:2023/2555 …
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1519 E. , 2024/1990 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1519 Karar No : 2024/1990 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR ) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ... 3- ... Başkanlığı VEKİLİ :Av. ... 4- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Huk. Müş. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 16/05/2023 tarih ve E:2018/1713 K:2023/2555 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Geçici 43. maddesi uyarınca, aynı Kanun'un 4/C maddesi kapsamında geçici personel statüsünde çalışırken, 4/B'li sözleşmeli personel statüsüne geçirilen idari büro görevlileri ve idari destek görevlileri için hazırlanan tip hizmet sözleşmesinin 8/b maddesinde yer alan "İlgilinin, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sözleşmesi sona erer." hükmünün iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti:Danıştay Onikinci Dairesinin 16/05/2023 tarih ve E:2018/1713 K:2023/2555 sayılı kararıyla; Davalı idarelerin husumete ilişkin itirazları yerinde görülmemiş, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "İstihdam şekilleri" başlıklı 4. maddesinde, kamu hizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceğinin hükme bağlandığı belirtildikten sonra aynı maddenin (mülga) "Geçici personel" başlıklı (C) bendinin birinci fıkrasına ve ikinci fıkrasına yer verilerek, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na eklenen Geçici 43. madde ile 4/C maddesi kapsamında geçici personel statüsünde istihdam edilen personelin, 4/B maddesi kapsamında çalışan sözleşmeli personel statüsüne geçirilmesi imkanı sağlandığı ve maddenin altıncı fıkrasında, "4 üncü maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez." kuralının yer aldığı açıklaması aktarılarak, 30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 3. maddesi ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara eklenen Geçici 11. maddesinin birinci fıkrasına, dördüncü (son) fıkrasına ve dava konusu tip hizmet sözleşmesinin 8/b maddesine yer verildikten sonra, 657 sayılı Kanun'un Geçici 43. maddesinin altıncı fıkrasında, 4. maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam sürelerinin hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemeyeceğinin hükme bağlandığı ve bu kanun hükmüne paralel olarak düzenleme yapıldığı, geçici personelin sözleşmeli personel statüsüne geçirilmeden önceki mevcut mevzuatında da (657 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (C) fıkrasında) aynı düzenlemeye yer verildiği; 657 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (B) fıkrası ve Geçici 43. maddesinde sözleşmeli personel olarak çalışanların istihdam ilişkilerinin, sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarih itibarıyla sonlandırılması öngörüldüğünden, aynı doğrultuda düzenlenmiş olan dava konusu tip hizmet sözleşmesinin 8/b maddesindeki düzenlemede kamu yararı, hizmet gerekleri ve üst hukuk normlarına aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu hizmet sözleşmesinin idari büro ve idari destek görevlisi için hazırlandığı, anılan sözleşmenin tip sözleşme olduğu ve personelin bu sözleşme hükümlerini müzakere etme imkanı bulunmadığı; dava konusu sözleşme maddesinin açıkça 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Usul Ve Esasların 12. maddesine aykırı olduğu; dava konusu hizmet sözleşmesi ile 65 yaş sınırının bir kısım personel açısından aşağıya çekildiği; çalışma hakkının sınırlanarak, emekliliğin dayatıldığı; hizmet sözleşmesinin, üst hukuk normlarına aykırı hüküm içermesinin mümkün olmadığı; Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkisi olmadığı halde, Usul ve Esaslara aykırı sözleşme hazırlayarak fiilen Usul ve Esasları ilga etmesinin hem hukukun genel ilkelerine hem de Anayasa'ya aykırı olduğu; dava konusu düzenlemenin, hem çalışma hakkını hem sosyal güvenlik hakkını ihlal ettiği; zira, ne 657 sayılı Kanunda ve 5510 sayılı Kanunda, ne de Anayasa'da 65 yaş sınırı dışında bir yaş sınırının belirlendiği; öte yandan, hem Danıştay Savcısının görüşünde hem de yürütmenin durdurulması isteminin reddine dair Daire kararında yer alan karşı oyda düzenlemenin hukuka aykırı olduğunun belirtildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idarelerden Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı idarelerden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : 657 sayılı Kanun'un Geçici 43. maddesi ile; 4/C maddesi uyarınca geçici personel statüsünde istihdam edilen personelin, 4/B maddesi uyarınca çalışan sözleşmeli personel statüsüne geçirilmesi sağlanmıştır. Anılan maddenin 6. fıkrasında ise, 4/C maddesinin birinci fıkrası uyarınca çalışanlar bakımından özel bir çalışma üst sınırı belirlenmemiş fakat ikinci fıkra uyarınca çalışanlar bakımından; özelleştirme uygulamaları sonucunda işsiz kaldığı için geçici personel olarak istihdam edilenler bakımından çalışma üst sınırı, "yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarih" olarak belirlenmiştir. Aynı şekilde Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların Ek 8. maddesinde, 657 sayılı Kanunun (mülga) 4/C maddesinin 1. paragrafındaki düzenlemeye paralel bir düzenlemeye yer verilmiş ve bu maddenin yedinci fıkrasında, anılan madde uyarınca istihdam edilen personelden 65 yaşını dolduranların sözleşmelerinin, "65 yaşını doldurdukları tarihte hiçbir işleme gerek kalmaksızın sona ereceği" hüküm altına alınmıştır yani yaş sınırı olarak 65 yaş belirlenmiştir. Öte yandan, 657 sayılı Kanunun (mülga) 4/C maddesinin ikinci paragrafının yansıması olan ve anılan maddenin ikinci paragrafındaki düzenleme ile aynı nitelikte olan Ek 9. madde, 26/03/2018 tarihinde Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara eklenmiştir. Aynı şekilde anılan Esasların Geçici 11. maddesinde de, geçici personelin sözleşmeli personele geçişiyle ilgili olarak unvanlara ilişkin düzenleme yapılmış olup, anılan maddenin 3. fıkrasında, açıkça, "657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir." hükmüne yer verilmiştir. Anılan düzenlemede, yaşlılık veya mallülük tarihinde sözleşmeleri sona erecek personel açısından sınırlamanın 657 sayılı Kanun (mülga) 4/C maddesinin ikinci fıkrası olduğu açıkça vurgulanmıştır. Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerin birlikte incelenmesinden, kanun koyucunun, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sözleşmesi sona erecek personelin, 657 sayılı Kanunun mülga 4/C maddesinin ikinci paragrafındaki personel ile sınırlandırıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu olan dava konusu tip sözleşme bir bütün olarak incelendiğinde; dava konusu tip sözleşmenin, 657 sayılı Kanun'un hem (mülga) 4/C maddesinde hem de Geçici 43. maddesinde yer alan ayrıma yer vermediği yani 4/C maddesinin birinci fıkrası kapsamından sözleşmeli personel statüsüne geçenleri ayrı tumadığı; 657 sayılı Kanunun mülga 4/C maddesinden, 4/B'de düzenlenen "sözleşmeli personel" statüsüne geçen herkesi kapsar şekilde hazırlandığı; dolayısıyla, 657 sayılı Kanun'un (mülga) 4/C maddesinin hem birinci hem de ikinci fıkrası uyarınca çalışırken sözleşmeli personel statüsüne geçirilen tüm personele uygulanacak olan bir sözleşme olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu edilen sözleşme maddesinin, 657 sayılı Kanunun (mülga) 4/C maddesinin birinci fıkrasından sözleşmeli personel statüsüne geçenler açısından çalışma hakkını kısıtlayan bir düzenleme olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda, dava konusu edilen düzenleme ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar için genel kural olan 65 yaş sınırının, Anayasaya ve Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara aykırı şekilde, dava konusu tip sözleşme ile sınırlandırıldığı anlaşıldığından davacının temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 16/05/2023 tarih ve E:2018/1713 K:2023/2555 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 09/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.