Sermaye için faiz ödenemez.Kâr payı ancak net dönem kârından ve serbest yedek akçelerden dağıtılabilir.Kâr payı avansı, Sermaye Piyasası Kanununa tabi olmayan şirketlerde, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının bir tebliği ile düzenlenir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Genel Kurul'da gündemin 7. Maddesinde, karın kullanım şekli, kar ve kazanç paylarının dağıtımı görüşüldüğü ve çocukların hilafına olacak şekilde, şirket yıl boyunca kazandığı karın tamamını değil, sadece 600.000 TL dağıtımına karar verildiği, oylamada olumsuz oy kullandığı ve usulüne uygun olacak şekilde, muhalefet şerhini tutanağa yazdığı ve imzalamıştır. Şirketin karı 10 Milyon TL'nin üzerinde olmasına rağmen şirket, sadece 600.000 TL kar dağıtım kararı aldığı, Çocukların hissesi ve doğacak vergi hesaplandığında, çocuklara çok az kar dağıtılmış olacağı, şirket, önceki yıl da çocukların vasisi anne ...’a kar dağıtımı adı altında hiçbir ödeme yapmadığını, Hatta çocuklar adına ödemeler yaparak çocukları her yıl düzenli olarak şirkete borçlandırıldığını, Şirket neden karın tamamını ya da daha yüksek bir oranda kar dağıtmadığını açıklayamamış, hiçbir haklı gerekçe de ileri sürmediği, Genel Kurulda alınan 7 No.lu karın kullanım şekli, kar ve kazanç paylarının dağıtımı görüşüldüğü ve çocukların hilafına olacağından yasa, iyi niyet ve ana sözleşme hükümlerine aykırı olduğu için iptali gerektiği, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerden ötürü; 19/06/2020 tarihinde yapılan Genel Kurul'da gündemin 7. Maddesi ile kabul edilen, karın kullanım şekli, kar ve kazanç paylarının dağıtımına ilişkin kararın, yasa, iyi niyet ve ana sözleşme hükümlerine aykırı olduğu için iptaline ve kararın icrasının geri bırakılmasına, genel kurul iptali davası açıldığına ve geri bırakma kararının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ilan için bildirilmesine ve Davalı şirketin internet sitesinin ana sayfasında yayınlanmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin Davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde ÖZETLE: Toplantı tutanağına bakıldığında, kayyım olarak atanan davacı ...’ın şirket faaliyetlerine hakim olmadığı, toplantı için davet mektubu gönderildiği ve de tüm raporların incelemeye açıldığı halde şirket merkezine gelmemiş olduğu ve de hiçbir inceleme yapmaksızın kayyım olarak atandığı çocukların annesini temsil eden vekil ne yapıyorsa aynı seyirde, aynı doğrultuda hareket ettiği, Aranan kayyım zaten menfaat çalışması sebebi ile atanmış olup, hiçbir bilgi, belgeden habersiz olarak küçükleri hak ve menfaatini nasıl koruyacak anlaşılamadığı, Toplantı tutanağı incelendiğinde kayyum ...'ın kar payı dağıtımı ile ilgili görüşüldüğünü düşünerek başta olumsuz oy kullandığı, divan başkanı tarafından 2019 finansal tabloları ile ilgili oylama yapıldığı hatırlatıldığında, oyunu çekimser olarak değiştirmiştir. Görüldüğü üzere davacı her ne kadar bu davayı açmış olsa da şirket faaliyetlerini bilmeksizin, incelemeksizin, çocukların annesi dava açmış olduğu için dava açmıştır, küçüklerin babaları .......’ın vefatından evvel, ... firmasının 15.04.2008 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığı ve genel kurul toplantısında şirket sermayesinin 10.000.000 TL’den 30.000.000 TL’ye çıkarılmasına karar verilmiş olduğu, .......’ın hem genel kurul toplantısında sermaye artırımı lehine oy kullandığı hem de iştirak taahhütnamesi imzalamak suretiyle, sermaye artırımı taahhüdünde bulunmuştur. İstem tamamlanmadan vefatı sonrası davacı çocuklar adına, anne sermaye artımına katılacaklarını bildirmiş ve kendisi ve çocuklar adına tahakkuk edecek olan sermaye artış bedelini ......’ın hesabından davacı ve çocuklarının hesabına gönderildiği, Dekontta "... sermaye artış taahhüdü” açıklaması ile gönderildiği dolayısıyla davacıların sermaye artışına katıldığı ve şirkette bulunan pay oranların bu sayede korunduğu görülmüştür ve ...... sonrasında çocuklardan bu parayı da talep etmemiştir. Temsil kayyımı tarafından iddia edilen tüm hususlar gerçeklikten uzak olduğu iptali istenilen genel kurul kararında ne davacı küçüklerin ne de diğer tüm hissedarların aleyhine bir karar alınmış olmadığı, Hatta hem dava konusu genel kurul kararlar hem önceki genel kurul kararlar ve davalı şirketin geçmişten günümüze nasıl ve ne şekilde yönetildiği, elde ettiği başarılar ve ülke ekonomisine katkısı ve sağladığı katma değer incelendiğinde davacı iddialarının aksine şirket yönetiminin ve iptali istenilen karar dahil tümü kararların başta davacı küçükler olmak üzere tüm hissedarların menfaatine ve yararına olduğu, merhum .......’ın vefatı sonrasında hissedar olan .......’ın tüm çocukları reşit olmadığından dolayı anneleri ...'ın velayeti ile şirket hisseleri temsil ve idare edildiği, .......'ın vefatı sonrasında kendisini aileden soyutlayan ve kişisel husumet haline getiren anne ...; şirket sürekli ve istikralı bir şekilde büyüyor ve gelişiyor olmasına rağmen her sene düzenli olarak şirket aleyhine tüm genel kurul kararlarına ve çoğu yönetim kurulu kararlarına karşı çocukların velayetini kullanmak ve onları da kendi kişisel husumetlerine dahil ederek ve dava da taraf göstermek suretiyle dava açmaktadır. Örneği Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... E. sayılı dosyası ile yargılaması devam eden dava olup işbu dava da anne ... çocuklarının velayeti ile onlar adına da dava açarak, Türkiye'nin en büyük şirketlerinden olan müvekkili şirketin feshini ve hissedarlıktan çıkarılmayı talep ve dava etmiştir. Bir diğer çarpıcı dava örneği ise Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. sayılı dosyası ile açılan ve davanın reddi ile sonuçlanan dava olup işbu davaya konu iptali istenilen genel kurulda alınan kararlardan biri de oğlu İlker Halaç'ın yönetim kurulu üyesi seçildiği genel kurul kararıdır. Huzurda görülen dava da her ne kadar temsil kayyımı tarafından tüm karın kâr payı olarak dağıtılmamasının çocuklarının yararına olmadığı iddia edildiği bu beyan gerçeği yansıtmadığı gibi haltta aksi yönde yargı kararları da mevcuttur. Şöyle ki; yukarıda da ifade edildiği gibi kayyım tarafından açılan işbu davanın benzeri neredeyse her genel kurul sonrası anne ... tarafından da açılmış ve aynı şey talep edilmiş olup her seferinde mahkeme tarafından karın tamamının dağıtılmamasının tüm hissedarların ve özellikle çocukların menfaatine olduğu tespit edilerek karara bağlanmıştır. genel kurulun dağıtılmayarak ya da çok az tutarda dağıtılarak, dağıtılmayan karın bünyede tutulması kararının yukarıda belirtilen haller çerçevesinde ve de işbu dilekçede etraflıca izah ettiği ve edeceği gerekçeler doğrultusunda haklı olduğu, işbu dava ile iptali istenilen karın dağıtılması ve kullanım şekli yönünde alınan genel kurul kararında kanuna ve esas sözleşmeye, ahlaka ve iyi niyet kurallarına aykırılık olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği, tüm bu izah edilen hususlar neticesinde şirket karının kullanımı münhasıran genel kurulun yetkisi içerisinde kalan bir husustur. Şirket genel kurulu, özellikle şirketin gelişmesi büyümesi, ekonomik gerekçeler, karlılığın devamlı ve sürdürülebilir hale getirilmesi için kâr payı dağıtmamaya dair karar alabilir ve bu karar da geçerlidir. Görüldüğü gibi sermaye artışı yapmak, hem şirket karlılığı için önemli hem de şirket için olmazsa olmaz LBMA üyeliğinin devamlılığı için zorunluluktur. Bu noktada da kaçınılmaz olan sermaye artışının; kâr payı dağıtmak yerine karın şirket içerisinde kalarak sonrasında bedelsiz sermaye artışı yoluyla gerçekleştirilmesinin, hissedarların menfaatine ve yararına olduğu açık olup bu nedenle de kar payının dağıtılmasına ve karı kullanım şekline dair genel kurul kararında hukuka ahlaka ve iyi niyet kurallarına aykırılık söz konusu olmadığı, davalı şirket yönünden asgari sermaye şartının sağlanabilmesi için sermaye artırımı zaten bir zorunluluktur. Sermaye artırımı zorunluluğu sadece ....... üyeliğinin devamı için de değil, şirketin kredibilitesinin yükseltilmesi için de kaçınılmaz olduğu, davalı Şirket için is yaptığı piyasalarda büyümeyi sürdürmek, düzenli şekilde rekabet etmek, konumunu korumak, yüksek kar sağlayarak güçlü bir sermaye yapısına sahip olmak zaten ekonomik bir zorunluluktur. Şirket bulunduğu sektör gereğince nakit kredi kullanmak suretiyle yerini korumakta ve rekabet edebilmektedir. Tüm dünyada COVİD-19 sebebi ile pandemi ilan edilmiş, bu sebeple ciddi derecede sıkıntılı olan bu ekonomik süreçte herkes çalışanlarını işten çıkarmakta ve iflas verdiği, Davalı şirket birçok kişiyi istihdam etmekte olduğu, kimseyi işten çıkarmamış, tüm faaliyetlerine devam etmektedir. Hal böyle olduğunda şirket yönetimi şirket menfaati neyi gerektiriyor ise o şekilde yönetmektedir. Zaten şirketin mali durumuna bakıldığında bu durum açıkça ortaya konmaktadır. Sonuç olarak gerek ....... üyeliği gereği sermaye şartını sağlamak için artan döviz kurları karşısında düzenli olarak sermaye artırımı yapmak gerek şirketin iş yaptığı piyasa gereği yüksek nakit ihtiyacı gereği kredi kullanımı ve bu kredi kullanımın getirdiği faiz yükünü azaltmak ve karlılığı ve sürdürülebilirliği artırmak için karın dağıtılmaması ve/ veya yalnızca bir kısmının dağıtılması yönündeki kararlar şirket ve hissedarlar menfaatine olup hukuka ahlaka ve iyi niyet kurallarına aykırılıktan bahsedilemeyeceği, Yukarıda arz ve izah edilenler ile resen nazara alınacak yasal ve gerektirici sebepler karşısında, müvekkilin tüm yasal hakları, delil sunma hakkı saklı kalmak kaydı ile; hukuki dayanaktan yoksun ve tamamen soyut iddialar ile açılmış olan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.BİRLEŞEN DAVADA;Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Davacının toplamda %7,9 payla ortağı olduğu Davalı ...nin 19.06.2020 tarihinde yapılan 2019 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantısı’nın yapılmasına ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğu için toplantının iptaline ve her halde toplantıda alınan, gündemin 3. Maddesinde oylanan faaliyet raporu, gündemin 5. Maddesinde oylanan finansal tabloların onaylanması, gündemin 7. maddesinde yer alan, kârın kullanım şeklinin, kâr ve kazancın dağıtımına ilişkin karar, gündemin 12. ve 13. maddelerinde yapılan oylamada yönetim kurulu üyelerine TTK 395. ve TTK 396. maddelerinde düzenlenen izinlerin verilmesine ilişkin kararların; ana sözleşme, yasa ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduklarının tespitine ve ayrı ayrı butlanına, butlanına karar verilmemesi halinde ayrı ayrı iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.