4. Hukuk Dairesi 2023/2037 E. , 2025/89 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1152 Değişik İş – 2022/1152 Karar SAYISI : İHK-2022/67292 vekili Avukat SAYISI : K-2022/258096 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler i
**4. Hukuk Dairesi 2023/2037 E. , 2025/89 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1152 Değişik İş – 2022/1152 Karar SAYISI : İHK-2022/67292 vekili Avukat SAYISI : K-2022/258096 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.08.2020 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalı ... şirketleri tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile ihtiyari mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı ....'den 2.550,00 TL, davalı Türkiye Sigorta A.Ş.'den 2.550,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 02.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, davalı ...yönünden sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 140.197,55 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava şartının yerine getirilmediğini, sigorta şirketine usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmamış olması sebebiyle davanın başvuru şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, kusur oranının Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından belirlenmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5' i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava şartının yerine getirilmediğini, sigorta şirketine usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmamış olması sebebiyle davanın başvuru şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davacının soruşturma evresinde şikayetçi olmaması sebebiyle davanın reddi gerektiğini, zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, sigorta şirketinin poliçe limiti ve kusur oranı ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, kusur durumunun uzman bilirkişilerce belirlenmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, sigorta tahkim komisyonuna başvuru tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır indirimi yapılması gerektiğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın davalı .... yönünden kabulüne, 140.197,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, hesaplanan tazminat zorunlu mali sorumluluk sigortasının limitini aşmadığından ihtiyari mali sorumluluk sigortasını düzenleyen davalı Türkiye Sigorta A.Ş. yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, hesaplama yönteminde hata bulunmadığı, vekalet ücretinin doğru belirlendiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigorta şirketine geçerli bir sağlık kurulu raporu ile başvuru yapılmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, tek taraflı alınan raporun hükme esas alınamayacağını, kusur oranının tespiti gerektiğini, emniyet kemeri takılı olup olmadığı belirlenerek takılı değil ise müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı .... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS), davalı Türkiye Sigorta A.Ş. Tarafından İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (İMSS) yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitlendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere ispat kurallarına ve temyiz olunan kararın belirtilen gerekçelere göre davalı .... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şarları A.2 maddesinin (i) fıkrasında Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmekle göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde; Yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmeliğin 8 inci maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi aynı zamanda Yönetmeliğin EK.3'de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20'nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu oysa TBK'nın 54 üncü maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının belirlenerek buna bağlı olarak bedensel zararları tespit edilmesi gerektiği anlaşıldığından çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in uygulanma imkanın olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle ÇÖZGER'in atfıyla Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine göre sürekli iş göremezlik oranı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış yönetmeliğe göre hazırlanan rapora göre hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle 09.08.2020 kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan ÇÖZGER Yönetmeliği atfı ile Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı .... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı .... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ... 'ye iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.