T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1122 - 2025/1373 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1122 KARAR NO : 2025/1373 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23.06.2025 NUMARASI : 2024/788 Esas 2025/493 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 13.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TAR…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1122 - 2025/1373 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1122 KARAR NO : 2025/1373 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23.06.2025 NUMARASI : 2024/788 Esas 2025/493 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 13.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 18.11.2025 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 17.11.2013 tarihinde dava dışı sürücü idaresinde buluann ... plakalı araç ile sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen kazada, motosiklette yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, kazanın ... plakalı motosiklet sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini ve motosikletin olay tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmadığından Sigortacılık Kanunu'nun 14/2.b maddesi gereğince Güvence Hesabı'nın sorumlu olduğunu belirterek belirsiz alacak davası olarak 200,00 TL bakıcı gideri, 300,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 9.500,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 10.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 07.02.2022 tarihli dilekçe ile sürekli iş göremezlik tazminat talebini 101.371,06 TL, bakıcı gideri talebini 1.034,86 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili, davacının yaralanmasına neden olan trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, davalının sorumluluğunun zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kazanın oluşumundaki kusuru ile sınırlı olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından zarar görenlere gelir bağlanıp bağlanmadığını, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığını ve kaza esnasında hatır taşıması yapılıp yapılmadığı hususlarının tespit edilmesi ve gerekli indirimlerin yapılması gerektiğini, kaza tarihinde yürürlükte olan Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının A-3 maddesinde geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, rapor bedeli, cenaze gideri, ulaşım, yol ve yemek gibi zararların teminat kapsamı dışında olduğunun açıklandığını, temerrüt oluşmadığını, sigortasız aracın ticari araç olmadığını belirterek davanın ve avans faiz talebinin reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 31.03.2022 tarihli ve 2021/399 Esas, 2022/186 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla Dairenin 10.10.2014 tarihli ve 2022/1650 Esas, 2024/1179 Karar sayılı kararı ile hükmün kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada 20.03.2025 tarihli duruşmada taraflarca takip edilmeyen davanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve aradan 3 ay geçtiği halde yenilenmediğinden davanın 6100 sayılı HMK'nın 150/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacının önceki vekillerini azlederek Av.... adına düzenlenen vekaletnamenin 08.01.2024 tarihinde dosyaya ibraz edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararında da davacı vekili olarak bu vekilin adının yazılı olduğunu, tebligatın azledilen vekile yapıldığını, mahkemece azil ilişkisi nedeniyle tebligatın iadesinden sonra dosyanın işlemden kaldırıldığını ve açılmamış sayılmasına karar verildiğini, kararın mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan motosikletin karıştığı kazada yolcu konumunda bulunan davacının yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunmuş, mahkemece 20.03.2025 tarihli duruşmada taraflarca takip edilmeyen davanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve aradan 3 ay geçtiği halde yenilenmediğinden davanın 6100 sayılı HMK'nın 150/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya içeriğinden, davanın davacı ... vekili olarak Av. ... tarafından davalı ... husumet yöneltilmek suretiyle açıldığı, mahkemenin 31.03.2022 tarihli hükümde de davacı vekili olarak anılan vekilin adına yer verildiği, ne var ki istinaf aşamasında 28.12.2023 tarihli dilekçe ve ekinde ibraz edilen Şanlıurfa 2. Noterliğinin 26.12.2023 tarihli ve 20613 yevmiye numaralı azilname ile Av. ...'ün azledildiğinin bildirildiği, 08.01.2024 tarihinde Şanlıurfa 7. Noterliğinin 01.06.2023 tarihli ve 23313 yevmiye numaralı vekaletnamesi ibraz edildiği, vekaletnamede 10 avukata vekalet verildiğinin anlaşıldığı, Dairenin 10.10.2024 tarihli ve 2022/1650 Esas, 2024/1179 Karar sayılı kararında da anılan vekaletname uyarınca davacı vekili olarak Av. ...'in gösterildiği anlaşılmıştır. Mahkemece kaldırma kararından sonra 25.11.2024 tarihli tensip zaptı ve duruşma günü bildirir şerhli davetiyenin azledilen vekil Av. ... adına tebliğe çıkartıldığı, Av. ...'ün 04.12.2024 tarihli dilekçe ile kendisinin azledildiğini belirterek tebligatın iade edildiği, mahkemece dosyaya ibraz edilen Şanlıurfa 7. Noterliğinin 01.06.2023 tarihli ve 23313 yevmiye numaralı vekaletnamesi uyarınca davacı vekili olan avukatlara tebligat yapılmaksızın davacı asile duruşma günü bildirir şerhli davetiye tebliğ edildiği, 20.03.2025 tarihli celsede taraflarca takip edilmediği gerekçesiyle davanın işlemden kaldırılmasına ve anılan karara dayalı olarak 6100 sayılı HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi davanın süratle sonuçlandırabilmesi öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Kişinin hangi yargı mercisinde duruşmasının bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi, usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 27. maddesi hükmünde çok açık bir şekilde vurgulanan temel kurala göre mahkeme, tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez. Bu bakımdan davetin ve bunun yazılı şeklinin (davetiyenin) davadaki önemi büyüktür. Asıl olan tarafların huzurunda yargılamanın yürütülmesi olmakla birlikte hukuk mahkemelerinde taraflar yargılamaya katılmasalar bile mutlaka duruşmadan haberdar edilmelidirler. Kanun'un duruşmaya gelinmese dahi ilgilinin yokluğunda davaya devam edilip karar verilmesine usulün olanak tanıdığı hallerde, açıklanan biçimdeki uyarıyı taşıyan davetiyenin tebliğ edilmesinden ve yasaya uygun biçimde taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra işin esasına girilmesi, deliller toplanarak bir sonuca ulaşılması gereklidir. Değinilen işlemleri nedeniyle tebligat, bilgilendirme yanında, belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemidir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun; "Vekile ve kanuni mümessile tebligat" kenar başlıklı 11. maddesinde, "vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır.”düzenlemesi yapılmıştır. Somut olayda trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemli davada yargılama sırasında ibraz edilen Şanlıurfa 7. Noterliğinin 01.06.2023 tarihli ve 23313 yevmiye numaralı vekaletnamesi uyarınca davacının davada vekille temsil edildiği, mahkemece Daire kaldırma kararından sonra tensip zaptı ve duruşma gününün önce azledilen vekile, tebligatın iadesinden sonra da vekille temsil edilmiş olmasına rağmen davacı asile tebliğ edilmek suretiyle 20.03.2025 tarihli celsede davanın takip edilmediği gerekçesiyle işlemden kaldırılmasına ve bu karara dayalı olarak açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması doğru değildir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n