T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/61 Esas KARAR NO :2026/7 DAVA:İstirdat ( Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:24/11/2016 KARAR TARİHİ:13/01/2026 Mahkememizde görülen İstirdat ( Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete ait bir kısım çekin müvekkil şirketin zilyetliğindeyken çalınmak suretiyle zayi olduğunu, bu hususta taraflarınca .... A…
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/61 Esas KARAR NO :2026/7 DAVA:İstirdat ( Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:24/11/2016 KARAR TARİHİ:13/01/2026 Mahkememizde görülen İstirdat ( Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete ait bir kısım çekin müvekkil şirketin zilyetliğindeyken çalınmak suretiyle zayi olduğunu, bu hususta taraflarınca .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/... Esas sayılı dosyasından ilgili çeklerle alakalı ödeme yasağı konulması ve iptal davası açıldığını ve dava konusu ... TAŞ. - ... Şubesi’nin ... ve ... seri no’lu çekin de içinde bulunduğu bir kısım çekler hakkında ödeme yasağı konulmasına karar verildiğini, müvekkilinin borçlu olmamasına rağmen haciz baskısı altında .... İcra Müdürlüğü'nün 2015/... Esas sayılı dosyasında başlatılan takip üzerine 107.297,40 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin davalı şirket ile arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, davaya konu çekin müvekkil şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını ve çekin üzerinde müvekkil şirketin kaşesi bulunmadığını ve tüm bu nedenlerle .... İcra Müdürlüğü'nün 2015/... Esas sayılı dosyasından takibe konulan ... TAŞ. - ... Şubesi’nin ... ve ... seri no’lu çek dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine ve imzaya itirazlarının kabulü ile, haciz baskısı altında haksız olarak tahsil edilen fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere müvekkil tarafından davalı şirkete ödenen 107.297,40-TL paranın taraflarına istirdatına, davalı tarafın %20’den az olmayacak şekilde kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, davanın taraflarının tacir olması nedeniyle hüküm altına alınan alacağın ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsiline, yargılama giderlerinin ile ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile dava dışı ... ... Tic. ve San. Ltd. Şti. arasında 20/05/2015 tarihinde Faktoring Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davacı tarafça keşide edilmiş davaya konu ... T.A.Ş. - ... Şubesi’ne ait ... seri numaralı 07/11/2015 keşide tarihli 32.500,00 TL bedelli çek ve ... seri numaralı 21/10/2015 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli çekİN, dava dışı ... ... Tic. ve San. Ltd. Şti. tarafından yine dava dışı ciranta ... Investment ... San. ve Tic. A.Ş.’ye düzenlenmiş olan fatura ile tevsik edilerek müvekkil şirket tarafından usulüne uygun olarak teslim alındığını, bahsi geçen çekin yasal süre içerisinde muhatap bankaya ibraz edildiğini, ilgili çek hakkında .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilmiş olan ödeme yasağı kararı verildiği öğrenildiğini ve çek bedelinin tahsil edilemediğini, alacağını tahsil edemeyerek mağdur olan müvekkil şirket tarafından davacı tarafın da aralarında bulunduğu ilgili çek üzerinde yer alan taraflar hakkında .... İcra Müdürlüğü’nün 2015/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkil şirketin yetkili hamil olduğu çek hakkında tedbir kararı verilmiş olan .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/... Esas sayılı dosyasındaki tedbir kararına da itiraz edilerek bahsi geçen dosyaya müdahillik talebinde bulunulduğunu, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/... Esas 2016/... Karar ve 10/03/2016 tarihli kararıyla zayi belgesi verilmesine ilişkin davanın reddedildiğini, müvekkil şirketin davada taraf gösterilerek müvekkiline husumet yöneltilmesinin hem TTK'ya göre hem de 6361 sayılı Kanun'a göre mümkün olmadığını, müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilmiş olan faktoring işleminin 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’na ve BDDK mevzuatlarına uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacı taraf ile müvekkil şirket arasında doğrudan bir ticari ilişkinin var olması zaten mümkün bulunmadığını, müvekkil şirket ile dava dışı ... ... Tic. ve San. Ltd. Şti. arasında doğrudan bir ticari ilişki söz konusu olduğunu ve bu hususun müvekkil şirketin ticari defterlerinde de sabit olduğunu ve tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderlerinin ile ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizden verilen 15/09/2020 tarih ve 2016/... Esas, 2020/... Karar sayılı kararının davacı vekili tarafından İstinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 2021/368 Esas, 2022/2199 Karar sayılı kararı ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş olup, istinaf ilamı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur. Dava:Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan İstirdat istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlık; ..., ...-... Şubesi, ...- 07.11.2015 Düzenleme Yeri ve Tarihli, 32.500 (otuz iki bin beş yüz) TL tutarlı, Z ... Çek Nolu, alıcısı ... İnv. ... A.Ş. emrine, borçlusu ... ... İnş. San. ve Tic, Ltd. Şti. adına atfen imzalı çek ile ..., ...-... Şubesi, ...- 21.10.2015 Düzenleme Yeri ve Tarihli, 50.000 (elli bin) TL tutarlı, Z ... Çek Nolu, alıcısı ... İnv. ... A.Ş. emrine, borçlusu ... ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına atfen imzalı çeklere ilişkin davalı alacaklının yasal hamil olduğu gerekçesiyle ....İcra Müdürlüğü 2015/.... Sayılı dosyadan kambiyo senetlerine mahsus takip başlatıldığı bunun üzerine davacı borçlu tarafından haciz baskısı altında olunması nedeniyle 25.11.2015 tarihinde 107.297,40-TL tutarlı icra dosya hesabı bedelinin davalıya ödemesi üzerine, takibe dayanak çeklerdeki imzanın davacıya ait olmadığı mutlak def'isiyle birlikte davalıya ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir. İİK. 72. maddesinde “... Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur. Borcun tamamen ödenmesinden itibaren bir yıl içerisinde davanın açılması gerekmekte olup, bu bir yıllık süre hak düşürücü süre niteliğindedir” Somut olayda davacı tarafça istirdata konu bedel 25.11.2015 tarihinde davalıya ödenmiş olup, davanın açılış tarihi 24.11.2016 tarihi olduğu nazara alındığında hak düşürücü süre içerisinde dava açılmıştır. Kambiyo senedi niteliğinde olan bono düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkini ifade etmektedir. Bononun zorunlu şekil şartlarının yanında seçimlik şartlardan isteğe bağlı olarak, faiz bedelin nakden ya da malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir. İstirdat davasında kural olarak hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü, kıymetli evrakta hak iddia eden davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira, davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu'nun 17.12.2003 gün ve E:2003/19-781, K:2003/768; 12.10.2011 gün ve E:2011/19-473, K:2011/607; 04.12.2013 gün ve E:2013/19-89, K:2013/1645; 14.05.2014 gün ve E:2013/19-1155, K:2014/660 sayılı ilamları.) Bu durumda davacı bu iddiasını HMK. 200. maddesi uyarınca senet ile aynı nitelikte yazılı delliler ile ispatlamalıdır. Somut uyuşmazlıkta, davacı borçlu hukuki ilişkinin varlığını imza def'iyle reddettiğinden ispat yükümü davalı alacaklıdadır. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 2016/14156 E. ve 2018/13 K. sayılı kararı doğrultusunda; kambiyo senetlerinde imzanın keşideciye ait olduğuna yönelik ispat yükü senet alacaklısı üzerinde olduğu, bu durumda öncelikle usulüne uygun ihtaratlı davetiye ile keşideci şirket yetkilisi- çağrılarak gelmesi sağlanıp huzurda imza örneklerinin alınması akabinde daha sonra senedin düzenlenme tarihinden öncesine ait taraflarca gösterilen imza örnekleri getirtilerek grafolojik bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonuca ulaşılmaya çalışılmış ve imza sahteliğinin mutlak def'i çerçevesinde değerlendirilip herkese karşı ileri sürülebileceği hususu da nazara alınarak bilirkişi raporunda imzanın davacıya ait olmadığı noktasındaki tespit yerinde görülerek istirdat isteminin kabulüne karar verilmiştir. Bundan öte; davalı ile davacının kambiyo senedinde yüz yüzelik ilişkisi bulunmaması, diğer bir ifadeyle davalı alacaklının kötü niyetli olduğu sabit olmadığından davacının tazminat isteminin reddin ve de kambiyo senedi uyarınca ödeme tarihinden itibaren işleyecek talebe göre reeskont faizine hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜ ile; 107.297,40-TL bedelin 25.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının tazminat talebinin reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 7.329,49-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 1.832,38-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.497,11-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.861,58-TL ilk gider, istinaf kaldırma kararı öncesi ve sonrası 18.535,85-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 20.397,43-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/01/2026 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır *Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*