Başvurucu, eksik sigortalılık bildirimine dayalı ek prim tahakkuku, bu işleme karşı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aleyhine Bakırköy 4. İş Mahkemesinde açtığı davanın reddedilmesi ve Yargıtay tetkik hâkiminin görüşünün tebliğ edilmemesi nedeniyle, Anayasa'nın 2. , 8. , 13. , 35. , 36. ve 40. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu iddia ettiği ihlallere dayanarak, ödemek zorunda kaldığı paranın iadesine veya dosyanın ilgili mahkemesine gönderilmesine ya da yeniden yargılamaya kara
Başvurucu, eksik sigortalılık bildirimine dayalı ek prim tahakkuku, bu işleme karşı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aleyhine Bakırköy İş Mahkemesinde açtığı davanın reddedilmesi ve Yargıtay tetkik hâkiminin görüşünün tebliğ edilmemesi nedeniyle, Anayasa'nın , , , , ve maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu iddia ettiği ihlallere dayanarak, ödemek zorunda kaldığı paranın iadesine veya dosyanın ilgili mahkemesine gönderilmesine ya da yeniden yargılamaya karar verilmesini ve ayrıca manevi tazminata ve yargılama masraflarına hükmedilmesini talep etmiştir. Başvuru, 16/1/2013 tarihinde Bakırköy İş Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 20/9/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu iş ortaklığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile imzalanan ihale sözleşmesi gereğince "Avrupa Yakası Ana Arterlerinin Meydanlarının Geçitlerin El ile Süpürülmesi, Temizlenmesi ve Her Türlü Görüntü Kirliliğinin Giderilmesi" işinin yüklenicisidir. Başvurucu hakkında SGK müfettişlerince hazırlanan 31/3/2009 tarihli rapora istinaden, 2006/8, 2007/5-12, 2008/1-7, 9-12 dönemlerine ilişkin olarak 718,29 TL ek prim, 925,15 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 643,47 TL borç tahakkuk ettirilmiştir. İlgili raporda, söz konusu işlerin yapılması için ihaleyle ilgili idari şartnamenin 1 paragrafında öngörülen personel sayısı ile SGK’ya bildirimi yapılan çalışanlar karşılaştırıldığında, eksik bildirilen personel bulunduğu belirtilmiştir. Diğer yandan, çalıştırılması gereken işçi sayısından daha az işçi için kuruma bildirge verildiği, şartnamede öngörülen işçi sayısı ile kuruma bildirilen işçi sayısı arasında 40 işçilik bir fark olduğu gerekçesiyle başvurucuya 631,00 TL idari para cezası da verilmiştir. Başvurucu, söz konusu borç tahakkukunu kurumun e-bildirge sisteminden öğrenmiştir. Başvurucu 14/9/2009 tarihinde, ihale sürecinde herhangi bir hak kaybı yaşamamak için, yazılı bildirim yapılmasını beklemeksizin ve ihtirazi kayıtla belirtilen prim borcunu ödemiştir. Başvurucu, borç bildirim yazısının 15/9/2009 tarihinde tebliğ edilmesini müteakip, tahakkuk ettirilen borca 16/9/2009 tarihinde itiraz etmiştir. Prim İtiraz Komisyonu, 18/11/2009 tarihinde başvurucunun itirazını reddetmiştir. Başvurucu sonrasında, itirazın reddinin iptali ve ödediği miktarın iade edilmesi talebiyle Bakırköy İş Mahkemesinde dava açmıştır. Başvurucu bu kapsamda, ihale makamı olan İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yazısıyla, yeni personel programıyla uyum sağlanması için mevcut personel sayısının azaltılması gerektiği bildirildiği için personel sayısında ayarlama yapıldığını ve idari şartnamede belirtilen soyut işçi sayısı üzerinden çalışılmayan günler de dikkate alınarak eksik prim hesabı yapılmasının hatalı olduğunu iddia etmiştir. İş Mahkemesi yargılama esnasında iki kişilik bilirkişi heyetinden rapor almıştır. Bilirkişiler, ilgili müfettiş raporundaki değerlendirmelerin mevzuat ve tebliğlere aykırı olduğunu, bu raporda kaçak işçi çalıştırıldığının tespit edilemediğini veya çalıştırılan işçiye verilip de kuruma bildirilmeyen bir ücretin bulunmadığını belirtmişler ve ek prim tahakkukunun haksız olduğu yönünde görüş bildirmişlerdir. Mahkeme, 11/4/2012 tarih ve E.2010/52, K.2012/207 sayılı kararıyla, başvurucunun çalıştıracağı işçilerin prime esas ücretinin idari şartnamenin 3 maddesinde düzenlendiği ve dosyadaki ilgili belgelerin incelenmesi sonucunda, başvurucunun şartnamede belirlenen prime esas işçi ücreti üzerinden SGK’ya prim ödemesi yaptığını somut delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Başvurucu, davanın konusunun dönemsel olarak bazı kadrolarda noksan bazı kadrolarda fazla eleman çalıştırılması durumunda primlerin gerçekleşen fiili çalışmaya göre mi yoksa farazi kurala göre mi ödeneceği olduğu, İlk Derece Mahkemesinin sorunun tespitinde hata yaptığı, bilirkişi raporunda herhangi bir usulsüzlük tespit edilemediği ve aynı konudan kaynaklanan idari para cezasının idare mahkemesince iptalinin ek prim tahakkukunun haksızlığını gösterdiği gerekçeleriyle kararı temyiz etmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi duruşma yaptıktan ve tetkik hâkiminin raporunu dinledikten sonra 16/10/2012 tarih ve E.2012/13048, K.2012/19146 sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünü onamıştır. Daire onama kararını verirken, “idari şartnamenin maddesinde yüklenilen ihlale konusu işin yapılması için unvanları belirtilen 550 adet personelin çalıştırılmasının istendiği, yine idari şartnamenin 3 maddesinde çalıştırılacak personele ödenecek ücretlerin belirtildiği, ihaleyi alan davacı işverenin ihale şartnamesindeki hususlara uymasında yasal zorunluluk bulunduğu gözetilerek, davacının davaya konu aylarda ihale şartnamesinde belirtilen sayıda personel çalıştırmadığının belirgin bulunmasına, eksik bildirilen personelin unvanlarına uygun olarak ihale şartnamesinde belirtilen ücret üzerinden prim ve gecikme zammı tahakkukuna ilişkin Kurum işleminde bir isabetsizlik bulunma”dığı sonucuna varmıştır. Karar başvurucuya 14/1/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. İdari para cezasıyla ilgili olarak ise başvurucu, belirlenemeyen bir tarihte İstanbul İdare Mahkemesinde iptal davası açmıştır. İdare Mahkemesi, 20/1/2011 tarih ve E.2010/45, K.2011/52 sayılı kararı ile söz konusu işlemi şu gerekçelerle iptal etmiştir: “… dosyada bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden,kuruma bildirilen işçi sayısının şartnamede öngörülen işçi sayısından az olduğundan hareket edilerek para cezası verildiği, ancak şartname uyarınca eksik olduğu belirtilen 40 işçinin işyerinde çalıştığına ilişkin bir saptama ve tespitin bulunmadığı, şartnamede öngörülen sayı kadar işçi çalıştırılmamasının işin gereği gibi yürütülüp yürütülemeyeceğiyle ilgili farklı bir müeyyide uygulamayı gerektiren durum olduğu, davalı idarece para cezası uygulanabilmesi için ise şartname uyarınca bildirimi yapılmadığı belirtilen 40 işçinin davacı işyerinde çalıştığı hususunun açık olarak ortaya konulması gerektiği, şartnamede öngörülen sayı kadar işçi çalıştırılmadığı karinesinden hareketle para cezası verilemeyeceği, dolayısıyla şartname uyarınca eksik bildirim yapıldığı belirtilen 40 işçinin işyerinde çalıştığına ilişkin açık ve net bir belirleme ve bulgunun yer almadığı …” Danıştay Dairesi, anılan kararı 4/10/2012 tarih ve E.2011/11683, K.2012/6178 sayılı ilamı ile onamış ve Sosyal Güvenlik Kurumunun karar düzeltme talebini 27/6/2013 tarih ve E.2013/8291, K.2013/5303 sayılı ilamı ile reddetmiştir. Başvurucu, 16/1/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 17/07/1964 tarihli ve 506 sayılı mülga Sosyal Sigortalar Kanunu'nun maddesinin (7) numaralı fıkrası şöyledir:“(Değişik fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./ md.) Fiilen veya iş yeri kayıtlarından tespit edilecek her türlü bilgiden ya da kamu kuruluşları tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı tespit edilen sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca resen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir.” 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun maddesinin (7) numaralı fıkrası şöyledir:“(Değişik fıkra: 17/04/2008-5754 S.K./ mad) Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca re'sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir. İşveren, bu maddeye göre tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz, takibi durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Yetkili mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz. Mahkemenin Kurum lehine karar vermesi halinde, 88 inci ve 89 uncu maddelerin prim borcuna ilişkin hükümleri uygulanır.” 5510 sayılı Kanun’un maddesinde, bu Kanun’un , ve maddelerinde belirtilen bildirim yükümlülüklerinin süresinde ve gereği gibi yerine getirilmemesi halinde ilgililer hakkında idari para cezası uygulanacağı öngörülmektedir. "Avrupa Yakası Ana Arterlerinin Meydanlarının Geçitlerin El ile Süpürülmesi, Temizlenmesi ve Her Türlü Görüntü Kirliliğinin Giderilmesi" işi ihalesiyle ilgili idari şartnamenin paragrafında ihale konusu işin yapılması için çalıştırılması gereken 550 personelin unvanları belirtilmektedir. İdari şartnamenin 3 paragrafında, bahse konu personele ödenecek ücretler düzenlenmiştir.