Başvuru, aylıktan kesme cezasının iptali talebiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, aylıktan kesme cezasının iptali talebiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Polis memuru olarak görev yapmakta olan başvurucu hakkında, eşine karşı kötü muamelede bulunduğu ve verilen refakat iznini kendi özel işleri için kullanarak idareyi yanılttığı iddiaları ile disiplin soruşturması başlatılmıştır. 31/10/2013 tarihli disiplin soruşturma raporunda, eşe karşı kötü muamelede bulunulduğu iddiasının sübuta erdiğinden bahisle 24/4/1979 tarihli ve 16618 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün (Tüzük) maddesinin (B) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca 6 ay kısa süreli durdurma cezası teklifi getirilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun (Disiplin Kurulu) 12/2/2014 tarihli kararı ile, Tüzük'ün maddesi uyarınca bir alt derece ceza uygulanmak suretiyle başvurucunun 4 günlük aylıktan kesme disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Başvurucu tarafından anılan işlemin iptali talebiyle 1/4/2014 tarihinde Ankara İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açılmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu, soruşturmada delillerinin değerlendirilmediğini, ailevi bir mesele sonrasında oluşan sadece çizik ve kızarıklık sonucu alınan rapor dikkate alınarak ceza verildiğini, eşinin kendisinden şikâyetçi olmadığını, anılan raporun gerçeğe aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Mahkeme 25/11/2014 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, mevcut disiplin soruşturma ile sağlık raporunun ve ifadelerin birlikte incelenmesinden, 24/2/2013 tarihinde başvurucunun eşi ile arasında tartışma yaşandığının, birbirlerini iteklediklerinin, el ve ayaklarıyla birbirlerine fiziki müdahalelerinin olduğunun anlaşıldığı ifade edilmiştir. Kararda ayrıca; olaydan sonra 25/2/2013 tarihinde düzenlenen sağlık raporuna göre; başvurucunun eşinin ayak ve kollarında ekimoz ve sıyrıkların bulunduğu, bu itibarla başvurucunun, eşine karşı kötü muamelede bulunduğu iddiasının sübuta erdiği vurgulanmıştır. Başvurucu bu karara karşı, temyiz başvurusunda bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde başvurucu, eşiyle arasındaki tartışmanın her ailede yaşanabilecek türden bir münakaşa olduğunu, yargılamanın uzun sürdüğünü, kınama cezası verilmesi gerekirken takdir edilen cezanın ölçülü olmadığını ileri sürmüştür. Danıştay Beşinci Dairesi 16/6/2020 tarihinde, Mahkeme kararının usule ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle oyçokluğuyla onanmasına karar vermiştir. Karşı oy gerekçesinde; başvurucunun kamu görevlisi olmasından kaynaklanmayan ve disiplin hukukunu ilgilendiren yönü açıkça ortaya konmayan, hizmet dışında özel yaşamına ilişkin fiillerinin bir disiplin suçu olarak değerlendirilmesinin ve sonucunda başvurucuya disiplin cezası verilmesinin özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlali sonucunu doğuracağından Mahkeme kararının bozulması gerektiği ifade edilmiştir. Nihai karar başvurucuya 26/10/2020 tarihinde tebliğ edilmiş ve başvurucu 18/11/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.