T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/784 Esas KARAR NO : 2025/1708 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/12/2022 NUMARASI : 2019/83 Esas, 2022/863 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Mad…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/784 Esas KARAR NO : 2025/1708 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/12/2022 NUMARASI : 2019/83 Esas, 2022/863 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıyı tanımadığını, hukuki ve ekonomik bir irtibatının olmadığını, bonoyu düzenleyenin ... ile ...'ın dayı-yeğen olduğunu, komployla bono düzenlendiğini, icra takibi yapıldığını, başka işlemlerinde de yapıldığını, ipoteğin fekki amacıyla ilgili şahıslar hakkında Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/94 Esas sayılı dosyada dava açtıklarını, dosyanın bu davayla birleştirilmesini, icranın tedbiren durdurulmasını, menfi tespit davasının kabulüne, İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında gerçek olmayan bonoya dayalı olması sebebiyle, icra takibinin iptaline, dava değeri üzerinden %20'den az olmamak üzere davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile ...'un akraba olduğunu, ... LTD. Şti'nin uzun yıllardan bu yana ticari faaliyet göstermeyen gayrıfaal bir firma olduğunu, şirket hissedarlarından ...'un 15/03/2012 tarihinde vefat etmesi üzerine, 21/05/2012 tarihinde ortaklar kurulu kararı alınarak veraset ilamındaki pay oranlarına göre, ...'a hisse devirleri yapıldığını, şirket hissedarları ... ve ...'un miras sebebiyle intikal eden hisselerini devir etmek istemesi üzerine de, zorunlu olarak 11/06/2012 tarihinde alınan ortaklar kurulu kararı ile ...'ün şirkete hissedar alındığını böylece, ...'un vefat etmesinden sonra, şirketin hukuki devamlılığını sağlamak amacıyla tanıdık olmasından dolayı şirkete hissedar alındığını, hissedarların 01/07/2012 tarihinde tekrar toplanarak tasfiye kararı aldıklarını ve şirketin tasfiyesine gittiklerini, böylece ...'ün şirket ortalığının 1 ay bile sürmediğini, 18/08/2013 tarihinde şirket ortakları ... ile ... 'ün mecburen tekrar toplanarak şirketin kapanışına karar verdiklerini ve kararı tescil ve ilan ederek şirketin kapanışını sağladıklarını, ...'un 2005 yılından vekaletname aldığı 2009 yılına kadar davacıya ihtiyaçları için ödemeler yaptığını, davacının 06/01/2009 tarihinde Bahçelievler, Osmaniye Mah. Londra Asfaltı üzeri, ... ada, 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan A2 blok 2. Kat 11 bağımsız bölüm nolu taşınmazı satın almasına katkı sağladığını, ipotek kurulması için vekaletname verdiğini, Beyoğlu 23 Noterliğinin 11.04.2011 Tarihli ... nolu vekaletnamenin de mevcut olduğunu, müvekkili ...'ın ... firması yetkilisi olan muris ...'dan uzun yıllara dayanan bir alacağının mevcut olduğunu, ...'un bu borcuna karşılık olarak ... Ltd. Şti firmasının, ... inşaat Kollektif Şirketi aleyhine açmış olduğu İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasındaki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığındaki hak edişi üzerine konulan hacizdeki haklarından 180.000 TL'sini Beyoğlu 23. Noterliği'nin 13/08/2008 tarih ve ... yevmiyeli temlik sözleşmesi ile müvekkili ... lehine temlik verildiğini, müvekkilinin almış olduğu temliği ...'un şirketi olan ... İnşaat Tic. Kol. Şti'nin borçlu olduğu ...Çelik A.Ş'nin avukatı olan Av. ...'e devir ve temlik ettiğini, bu sebeple müvekkilinin alacağını tahsil edemediğini, müvekkilinin alacağının tahsili için yasal yollara başvuracağını, ... ve ... hakkında açılan davanın reddine, birleştirme talebinin reddine karar verilmesini, ipotek bedelinin %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "... dava konusu bononun ... adına dava dışı ... tarafından imzalanıp davalıya verildiği ortadadır. Öyleyse öncelikle ...'un davacı adına kambiyo senedi düzenleyip düzenleyemeyeceği tespit edilmelidir. Dosya kapsamında bulunan ve içeriği ve imzası inkar edilmeyen Beyoğlu 23.Noterliğinin 11.Nisan 2011 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnameye göre davacı adına dava dışı ...'un kambiyo senedi düzenleme yetkisinin bulunduğu açıktır. Davacı ... ...'u Beyoğlu 7.Noterliğinin 07.08.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı azilname ile azletmiştir. Ancak vekaletname ile azilname tarihlerine bakıldığında bononun tanzim tarihi olan 25/05/2015 tarihi itibariyle vekilin senet düzenleme yetkisinin bulunduğu ve devam ettiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla senedin TBK'nin 504/3 maddesi gereğince düzenlenmiş ve TTK'nin 776 vd maddelerine göre geçerli bir kambiyo senedi olduğuna şüphe yoktur. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan Büyükçekmece 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/94 esas sayılı dosyasında tanık olarak dinlenen davalı ...'ın beyanları ise doğrudan bonoya ilişkin olmadığı gibi ...'un bonoyu düzenlediğine ve sebebine yönelik açıklamalar olduğundan davacıya hukuki bir yararı görülmemiştir. Öte yandan eldeki somut olayda davacının iddiası esasen davalıya ve davacı ile davalı arasındaki temel ilişkiye yönelik olmayıp bonoyu düzenleyen vekil ...'a; onların hısımlığına ve niyetlerine yöneliktir. Bu durumda TBK'nin 502 vd maddeleri gereğince vekil-vekil eden ilişkine yönelik hukuki çözümlerin aranması gerekirken bono alacaklısına karşı kambiyo hukukundan neşet eden soyut vakıalara dayalı iddialar öne sürülerek sonuç alınamayacağı ortadadır. Böylece davada ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, ispat yükününü yer değiştirmediği anlaşılmış olup, davacının kambiyo senetlerinin sebepten soyutluğuna ve ödeme aracı oluşuna havi hukuki niteliğine göre savını yazılı delillerle ispat edemediği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığından işbu ispat vasıtası da hatırlatılamamıştır. Binaenaleyh; 4721 Sayılı TMK'nin 6. ve 6100 Sayılı HMK'nin 190, 200, 201, maddeleri gereğince ispatlanamayan davanın reddine, Davalı tarafın 2004 sayılı İİK'nin 72/IV maddesi gereğince tazminat talebinin ise; ihtiyati tedbir kararı verilip, tedbir uygulanmadığından reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle;Takibe ve davaya konu bono vekalete istinaden düzenlense de , bono üzerinde bu durum belirtilmediğini, müvekkilinin ...'a, ...'a böyle bir bono düzenlenmesi için verdiği bir talimat olmadığını, bono borçlusu olarak müvekkilinin gösterildiğini, ...'ın mahkeme huzurundaki ifadesinde müvekkili tanımadığını dolayısı ile hiç bir alacak borç ilişkisinin olmadığını , kendisine dayısı olan ve bonoya imza atan ... un borçlu olduğunu ikrar etmesine rağmen dayısı adına değil de tanımadığı müvekkili adına bono düzenletmiş ve bu bonoyu almış birde takibe koymuş olduğunu, Borcun hangi hukuki sebepten kaynaklandığını davalı tarafın ortaya koyamadığını,Dava içinde davaya konu bonoyu imzalayan ... ile davalı alacaklının dayı yeğen olduğu kesin olarak bilinmesine rağmen, yine davalının kendisine borçlu olan dayısından bono almak yerine tanımadığını beyan ettiği ve müvekkilin de kendisini tanımadığını hiç bir alacak borç ilişkisi içinde olmayan müvekkilin borçlu gösterildiği bononun kendi adına düzenlenmesi, yine aynı dayı yeğenin müvekkilin başka taşınmazı üzerine ipotek koymaları ve bu ipoteğin tarafların kötü niyetli hareket ederek konulması sebebi ile B.Çekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/94 e nolu ipoteğin İptali davasına konu edildiği ve davanın kabul edildiği dikkate alındığında kötüniyetin ortada olduğunu, Mahkemenin davanın aynı zaman menfi tespit davası olduğuna yer vererek harç ikmali yapmış ise de; taraflar arasında böyle bonoya konu olacak bono verilmesini gerektirecek bir borç ilişkisinin varlığını araştırmadığını, menfi tespit hakkında karar verilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, senedin kambiyo senedi vasfı olmadığını, vekalete ilişkin şerh, beyan, protokol hazırlanmış olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Somut uyuşmazlıkta; dava konusu bononun düzenlenme tarihi 25.05.2015 olup Beyoğlu 23 Noterliğinin 11.04.2011 Tarihli ... yevmiye nolu vekaletnamesi incelendiğinde davacı tarafça dava dışı ...'a "kambiyo senedi düzenlenmesi" hususunda yetki verildiği görülmektedir. Dava konusu bononun kambiyo senedi niteliğinde olduğu, davacının iddialarının vekili ile arasındaki iç ilişkide incelenebileceği, davalının iş bu davaya konu senedin sebebine ilişkin açık beyanı olmadığı, bu durumda illetten mücerretlik ilkesi gereğince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.25/12/2025