Ceza Genel Kurulu 2014/198 E. , 2015/428 K. "" Mahkemesi : ... Asliye Ceza Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanığın TCK'nun 109/1, 109/3-f-son, 110, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca altı ay yirmi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen ... gün ve .. sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay ... Ceza Dairesince ... gün ve ... sayı ile; "Suç tarihinde onbeş yaşını…
**Ceza Genel Kurulu 2014/198 E. , 2015/428 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : ... Asliye Ceza Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanığın TCK'nun 109/1, 109/3-f-son, 110, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca altı ay yirmi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen ... gün ve .. sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay ... Ceza Dairesince ... gün ve ... sayı ile; "Suç tarihinde onbeş yaşını bitirmeyen mağdure ile arkadaş olan sanığın, mağdureyi rızasıyla yanına alıp bir arkadaşının evine götürmesinin ardından burada ailesini veya yetkili makamları haberdar etmeksizin iki gün süreyle alıkoyduğu, mağdureye karşı herhangi bir cinsel eylem veya suç teşkil edecek başka bir harekette bulunmaksızın iki gün sonra polis merkezine götürdüğü anlaşıldığından mevcut haliyle sanığın eyleminin çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise ... gün ve ... sayı ile; "Mağdure suç tarihi itibarıyla onbeş yaşının içerisinde olup henüz bitirmemiştir. Bu nedenle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşmuştur. Öte yandan çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun mağduru velayet hakkına sahip anne ve babadır. Sanık hakkında düzenlenen iddianamede bu suça ilişkin anlatım sözkonusu olmadığından açılmış bir davanın bulunduğunun kabulüne de imkan yoktur" görüşüyle itiraz kanun yoluna müracaat ederek, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur. CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Özel Daire tarafından 26.02.2014 gün ve 2164-2384 sayı ile itiraz nedeninin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçe ile karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; suç tarihi itibarıyla on beş yaşından küçük olan mağdureyi cebir, tehdit veya hile olmaksızın kaçırıp alıkoyan ve bu süre içerisinde suç teşkil edecek herhangi bir fiil gerçekleştirmeyen sanığın eyleminin "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçunu mu, yoksa "çocuğun kaçırılması ve alıkonulması" suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamından; Olay tarihi itibarıyla onbeş yaşından küçük olan mağdurenin, bir süredir duygusal arkadaşlık yaptığı sanık ile karşılaştığı ve rızası ile sanığın arkadaşının evinde iki gün birlikte kaldıkları, mağdurenin annesinin şikâyetçi olduğu,