T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/364 Esas KARAR NO : 2026/44 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/03/2018 KARAR TARİHİ : 22/01/2026 Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili ile davalılar arasında ... İlçesi ... Mahallesi 228 pafta 1615 ada 73 parsel taşınmaz üzerindeki yapı konu edilerek tadilat ve onarım işleri…
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/364 Esas KARAR NO : 2026/44 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/03/2018 KARAR TARİHİ : 22/01/2026 Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili ile davalılar arasında ... İlçesi ... Mahallesi 228 pafta 1615 ada 73 parsel taşınmaz üzerindeki yapı konu edilerek tadilat ve onarım işlerinin yapılması konusunda anlaşıldığını, fakat davalıların edimlerini gizli ayıplı olarak ifa ettiklerini, bu nedenle fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 10.000,00-TL tazminatına davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Taraflar arasında daha önceden tahkim yargılaması yapıldığını, 22/09/2016 tarihinde hakem kararı bulunduğunu, taraflar arasındaki 12/10/2016 tarihli sulh protokolü bulunduğunu, tahkim kararının ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayısına kaydedildiğini, bu nedenle hakem şartı, derdestlik ve kesin hüküm sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin ise müvekkillerinin edimlerini usulüne uygun yerine getirdiğini, bahsedilen ayıp ve hataların daha sonradan müvekkilleri projeden el çektikten sonra davacının yaptığı imalatlardan kaynaklandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Dava, 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesine göre eser sözleşmesinde ayıp nedeniyle tazminat talebidir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda ... E.K. sayılı 16/12/2020 tarihli karar ile "...Mahkememiz kararında direnilmesiyle, davanın hakem şartı nedeniyle usulden reddine" karar verilmiş, kararın taraflarca temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay Genel Kurulu'nun ...E.K. sayılı 15.02.2022 tarihli ilamı ile "...32. Tüm bu açıklamalar çerçevesinde uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; somut olayda, taraflar arasında ihtilâf hâlinde hakeme gidileceği konusunda tahkim sözleşmesinin bulunduğu, dava dilekçesinin davalılara 11.04.2018 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine davalılar vekilinin 18.04.2018 tarihli dilekçesi ile cevap süresinin uzatılmasına yönelik bir aylık ek süre verilmesini talep ettiği, mahkemece davalı tarafça istenen süre uzatım talebiyle ilgili olumlu ya da olumsuz herhangi bir kararın verilmediği, davalılar vekilinin 05.05.2018 tarihinde dosyaya sunduğu dilekçesinde tahkim itirazını ileri sürdüğü görülmektedir. 33. Her ne kadar davalılar vekili cevap süresinin uzatılmasını talep etmiş ise de; mahkemece bu konuda istemin kabulüne yönelik herhangi bir karar verilmediğinden, süre uzatılmış sayılmaz. Nitekim HMK’nın 127. maddesinde cevap süresinin uzatılması talep edildiğinde, mahkemenin mutlaka talebi kabul ederek istenen süreyi vereceği ya da uzatacağı şeklinde bir zorunluluk değil; bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verebileceği eş deyişle süreyi uzatabileceği düzenlenerek hâkime süre uzatım isteminin kabulü ya da reddi yönünde takdir yetkisi verilmiştir. Davalılar vekilinin süre uzatım talebinin mahkemece değerlendirilmeyerek cevapsız bırakılması, sürenin uzatılmasına yönelik istem hakkında karar verilmemiş olması, talebin kabul edildiği anlamına gelmez. Süre uzatım talebinin akıbetini takip etmeyen davalıların kendi kusurlarından kaynaklanan sonuca katlanmaları gerekir. 34. Netice itibariyle; somut olayda, yasal cevap dilekçesi verme süresi içinde veya şayet mahkemece kabul edilmiş olsa idi uzatılmış cevap süresinde ileri sürülen tahkim itirazının varlığından söz edilemeyeceğinden, mahkemece davalılar tarafından Kanun’da öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra yapılan tahkim ilk itirazı reddedilerek işin esası incelenmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir. 35. Hâl böyle olunca; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki belge ve delillere, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi doğru olmamıştır. 36. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. IV. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi gereğince BOZULMASINA..." karar verilmiş, yargılamaya mahkememizin ... esas sırası üzerinden devam edilmiştir. Sonuç olarak, Hukuk Genel Kurulu kararı ile dosyanın adli yargının görev alanına girdiği, tahkim itirazının süresi içinde yapılmadığı tespit edilmiş olduğundan mahkememizce işin esasına girilmiştir. Her ne kadar, davalı taraflarca aynı konuda 12.05.2016 tarihli hakem yargılaması sonucunda hüküm verildiği gerekçesiyle derdestlik ve kesin hüküm itirazında bulunulmuş ise de davacının talebinin eseri teslim aldıktan sonra ortaya çıkan gizli ayıba ilişkin olduğu anlaşıldığından yerinde görülmemiştir. Uyuşmazlığın tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, 28.11.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç kısmında "Perde Duvar ve temel Yalıtım İşleri Bedeli 1.621.997,20-TL, Çatı saçak alnı ve saçak altlarının tamamlanması... 300.000,00-TL, Mevcut yağmur sularının toplanması ve tahliyesi için betonarme döşeme üzerinden geçirilen PVC boruların sökülüp iptal edilerek bu giderlerin VRV drenaj bacalarına bağlanması bedeli 30.000,00-TL, Taşıyıcı sistem elemanları içinde bulunan donatının korozyona uğraması sonucu yapının statik dayanımı düşüreceği ve yapı ömrü kısaltacağı için yapı toplam maliyetinin %5'i kadar nefaset kesintisi bedeli 5.259.000,00-TL olmak üzere toplam 7.210.997,20-TL yaklaşık maliyet..." yönünde görüş belirtilmiştir. Tarafların kök rapora karşı itirazlarının tek tek incelenip değerlendirilmesi ve dava dilekçesinin neticei talebinde belirtilen tadilat ve onarım bedellerinin ayrı ayrı tespit edilmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 05.06.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun sonuç kısmında, yukarıdaki hesaba ek olarak "...18.05.2017-18.05.2022 dönemine ilişkin toplam ecrimisil bedeli 19.800.246,25 TL olarak hesaplanmıştır. 29/12/2023 tarihli kök raporumuzda hazırlamış olduğumuz diğer hesap ve yöntemlere ilişkin değişiklik yapmamakla birlikte, hukuki değerlendirme ve takdir muhterem mahkemeye ait olmak üzere..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Tarafların rapora itirazlarının değerlendirilmesi için, ek rapor alınmak üzere dosyanın rapor sunan bilirkişilere yeniden tevdine karar verilmiştir. 06.01.2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun sonuç kısmında "...23.09.2015-23.03.2018 dönemine ilişkin toplam ecri misil bedeli hesaplanmıştır 6.149.467,42 TL olarak hesaplanmıştır." şeklinde görüş belirtilmiştir. Ayrıca bilirkişi heyeti, dış cephenin eski hale getirilmesi için 250.000 TL maliyet hesaplamasında bulunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ... İlçesi, ... Mahallesi 228 pafta 1615 ada 73 parsel taşınmaz üzerindeki yapının tadilat ve onarım işlerinin gizli ayıplı olarak ifa edildiği gerekçesiyle tazminat isteminden ibarettir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 474. maddesi uyarınca, iş sahibi eseri teslim almadan önce gözden geçirmek ve ayıpları yükleniciye bildirmek zorundadır. Davacı tarafından, ... 22. Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesi ile davalılara ayıp ihbarında bulunulmuş; davalılar tarafından ihtarnameye cevap verilmemesi üzerine huzurdaki dava ikame edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından mahkememiz yetkilendirilmesi ile yerinde yapılan inceleme ve tespitler neticesinde, 28.11.2023 tarihli kök raporda "Perde Duvar ve temel Yalıtım İşleri Bedeli 1.621.997,20-TL, Çatı saçak alnı ve saçak altlarının tamamlanması... 300.000,00-TL, Mevcut yağmur sularının toplanması ve tahliyesi için betonarme döşeme üzerinden geçirilen PVC boruların sökülüp iptal edilerek bu giderlerin VRV drenaj bacalarına bağlanması bedeli 30.000,00-TL,Taşıyıcı sistem elemanları içinde bulunan donatının korozyona uğraması sonucu yapının statik dayanımı düşüreceği ve yapı ömrü kısaltacağı için yapı toplam maliyetinin %5'i kadar nefaset kesintisi bedeli 5.259.000,00-TL olmak üzere toplam 7.210.997,20-TL yaklaşık maliyet... hesaplanmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından tespit edilen eksikliklerin kullanıma bağlı olarak teslimden sonra ortaya çıktığı ve dolayısıyla gizli ayıp olarak nitelendirilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Buna ek olarak, 06.01.2025 tarihli ek raporda hesaplanan dış cephe tadilat bedeli olan 250.000 TL, kök raporda hesaplanan bedele eklenmiş 7.460.997,20-TL ayıplı ifa nedeniyle ödenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Her ne kadar bilirkişi heyeti tarafından ecri misil talebi yönünden bir hesaplama yapılmış ise de yargılamanın konusunu oluşturmadığından bu kısım mahkememizce dikkate alınmamıştır. Son olarak, kısa kararda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolu açık olarak karar verilmiş ise de işbu dosyanın daha önce Yargıtay aşamasından geçtiği anlaşılmakla HMK 304 madde gereğince; hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar mahkemece re'sen düzeltilebileceğinden maddi hata düzeltilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurma gereği hasıl olmuştur. HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne, 7.460.997,20-TL'nin dava tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 509.660,72-TL nispi harçtan peşin alınan 142.622,73-TL harcın mahsubu ile bakiye 367.037,99-TL nispi karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 56.000,00-TL bilirkişi ücreti, 995,90-TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 56.995,90-TL üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 50.918,76-TL ile 142.663,83-TL harç gideri olmak üzere toplam 193.582,59-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 872.879,78-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine hesaplanan 139.570,11-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi gereğince ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı hükmün tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22/01/2026 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza