4. Hukuk Dairesi 2021/27262 E. , 2022/10394 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kabulüne dair kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; davalı tarafça sigortalı bulunan araç sürücüsünün kusuru sonucu gerçekleşen kazada dav…
**4. Hukuk Dairesi 2021/27262 E. , 2022/10394 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kabulüne dair kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; davalı tarafça sigortalı bulunan araç sürücüsünün kusuru sonucu gerçekleşen kazada davacının yaralandığını, %12 oranında malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması koşuluyla 20.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 09.05.2017 tarihli dilekçesi ile talebini 150.000,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; başvurunun kısmen kabulüne, 70.731,64 TL tazminatın 23.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte sigorta şirketi tarafından başvuru sahibine ödenmesine, karar verilmiş; karara, davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti tarafından Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen karara davalı vekilinin yapmış olduğu itirazın kabulüne, başvurunun usulden reddine karar verilmiş; davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5684 sayılı Kanun'un 30/12. ve HMK'nın 353/1-a/6. maddeleri uyarınca, yukarıda tarih ve numarası yazılı İtiraz Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden karar verilmesi için Sigorta Tahkim Komisyonuna iade edilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince, başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile, 116.613,40 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 23.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek başvuru sahibine ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine dair karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01.06.2015 tarihinden sonra da Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, davacının Tekirdağ Devlet Hastanesi'nin 19.10.2016 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporuna göre %12 oranında maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiş ve Hakem heyetince işbu rapor hükme esas alınarak karar verilmiş ise de raporun hangi Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği belli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek, davacıya ait Tekirdağ Devlet Hastanesi'nin raporu da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. 3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17. md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına "tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir" hükmü eklenmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 17/2. maddesinde ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir" düzenlemesi yapılmıştır. Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyeti'nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16.13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 15/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.