5. Hukuk Dairesi 2024/4130 E. , 2025/241 K. MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/928 Esas, 2024/46 Karar DAVA TARİHİ : 06.11.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ...3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/5 Esas, 2023/73 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idar…
**5. Hukuk Dairesi 2024/4130 E. , 2025/241 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/928 Esas, 2024/46 Karar DAVA TARİHİ : 06.11.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ...3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/5 Esas, 2023/73 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmediği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında İlk Derece Mahkemesinin kararına göre işbu davalı aleyhine bir durum oluşmadığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesinin kararını istinaf etmeyen davalı vekilinin temyiz hakkı bulunmadığının kabulü ile temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı idare vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ...ili, ..., ...köyü 117 ada 22 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tapuya tesciline, göl alanı olarak tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; münavebe ürünlerinin hatalı, ürün fiyatı ve verim miktarlarının yüksek, üretim masraflarının düşük alındığını, kapitalizasyon faiz oranının %6 alınmasının doğru olmadığını, kapitalizasyon faiz oranı hesaplanırken değerlendirilen unsurların objektif değer artışında da değerlendirmeye alınarak mükerrer artışa sebebiyet verildiğini, kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu kabul edilerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmaza net gelir yöntemine göre değer biçilerek, dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak gelir metoduna göre belirlenen m² birim fiyatına uygun objektif değer artış oranı uygulanarak kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki ...ili, ..., ...köyü 117 ada 22 parsel sayılı dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesi yerindedir. 3. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda 2019 ...İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri uygulanarak, dava konusu taşınmazın belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür. 4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. Mahkemece verilen hüküm kaldırma kararı ile ortadan kalktığı hâlde; Mahkemenin 12.04.2019 tarihli ilk kararında kamulaştırma bedelinin 124.517,00 TL'lik kısmı hakkında derhal ödeme kararı verilmiş olduğundan bahisle bu konuda yeniden hüküm kurulmaması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A.Davalı Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, B.Davacı İdare Vekilinin Temyizi Yönünden; 1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4)numaralı bendinin hükümden çıkarılması, yerine "Mahkememizce tespit edilen kamulaştırma bedeli 139.863,47 TL'den; ilk kararla ödenmesine karar verilen 124.517,47 TL'lik kısmına dava tarihinden dört ay sonrası olan 06.03.2020 tarihinden ilk karar tarihi olan 15.09.2020 tarihine kadar, bakiye 15.346,21 TL'ye dava tarihinden dört ay sonrası olan 06.03.2020 tarihinden son karar tarihi olan 28.04.2023 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, 139.863,47 TL kamulaştırma bedelinin işlemiş yasal faiz ve diğer tüm nemaları ile birlikte derhal davalıya ödenmesine, (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) tapu kaydında taşınmaz üzerinde takyidat bulunması halinde takyidatın bedele yansıtılmasına, bu hususta Ziraat Bankası ...Şubesine müzekkere yazılmasına," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı taraftan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, Karar örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.