Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/2521 E. , 2024/3489 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/2521 Karar No : 2024/3489 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adli tıp uzmanı olan davacı tarafından, özel hastanelerd
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/2521 E. , 2024/3489 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/2521 Karar No : 2024/3489 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adli tıp uzmanı olan davacı tarafından, özel hastanelerde adli tıp kadrosu bulunmadığından bahisle özel hastanelerin pratisyen hekim kadrosunda çalıştırılmasına izin verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Antalya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 1219 sayılı Kanun uyarınca tabiplik mesleğini icra etme hakkına sahip bir tabip veya uzman tabibin, anılan Kanun'un 12. maddesindeki sınırlamalara bağlı kalmak suretiyle mesleğinde çalışabilme hakkına sahip olduğu, tıp fakültesinden mezun olmak suretiyle pratisyen hekim unvanını kazanıp, uzman doktor olmak için bilahare 3 yıl daha eğitim alarak adli tıp uzmanı olan ve pratisyen hekim olarak çalışmak için yasanın öngördüğü şartları fazlası ile taşıyan davacının, adli tıp kadrosunda çalışmaya zorlanmasının sahip olduğu pratisyen hekimlik unvanında çalışma hakkını ortadan kaldıracağı, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının özel hastanenin adli tıp kadrosunun bulunması halinde bu kadroda çalışabileceği, dava konusu işlemin Kapasite Değerlendirme Komisyonunun 19/02/2019 tarihli 7. toplantısında alınan ve ... tarih ve ... sayılı Makam Oluru ile yürürlüğe giren Prensip Kararlarının A/1. hükmü uyarınca tesis edildiği, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Adli tıp uzmanı olan davacı tarafından, özel hastanelerin pratisyen hekim kadrolarında çalıştırılmasına izin verilmesi istemiyle 11/11/2019 tarihinde Antalya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne başvuruda bulunulduğu, bu başvurunun Antalya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işlemiyle, Kapasite Değerlendirme Komisyonunun 19/02/2019 tarihli 7. toplantısında alınan ve ... tarih ve ... sayılı Makam Oluru ile yürürlüğe giren Prensip Kararlarının A/1. hükmünde, özel hastanelerde ve tıp merkezlerinde kadro aranmaksızın pratisyen hekim olarak çalışması uygun görülen tıpta uzmanlık ana dal ve yan dallarının sayıldığı, anılan kararda pratisyen hekim kadrosunda çalışabilecek uzmanlık dalları arasında adli tıp (işlemde sehven acil tıp olarak yazılmıştır.) uzmanlık dalının bulunmadığı belirtilerek reddedildiği, akabinde davacı tarafından, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12. maddesinin 2. fıkrasında, "(Değişik ikinci fıkra: 21/1/2010-5947/7 md.; Değişik: 2/1/2014-6514/21 md.) Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 27 nci maddesi, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesi ile 17/11/1983 tarihli ve 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 32 nci maddesi saklı kalmak kaydıyla, aşağıdaki sağlık kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra edebilir: a) Kamu kurum ve kuruluşları. b) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan vakıf üniversiteleri. c) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan vakıf üniversiteleri, serbest meslek icrası." hükmüne; 3. fıkrasında, tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, Sağlık Bakanlığınca yapılan istihdam planlamaları çerçevesinde ve anılan maddenin ikinci fıkranın her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabileceği hükmüne yer verilmiştir. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu; 2. maddesinde, Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişileri ve gerçek kişileri kapsadığı; 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; (e) bendinde, tesis edilecek eğitim, denetim, değerlendirme ve oto kontrol sistemi ile sağlık kuruluşlarının tespit edilen standart ve esaslar içinde hizmet vermesinin sağlanacağı; 9. maddesinin (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği belirlenmiştir. 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (k) bendinde, sağlık insan gücü planlaması yapmak, sayı ve nitelik olarak ihtiyaca uygun insan gücü yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak; (l) bendinde, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir. Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak çıkarılan 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Hastaneler Yönetmeliğinin "Sağlık kurum ve kuruluşlarının planlanması" başlıklı ek 4. maddesinin 1. fıkrasında, "Bakanlıkça aşağıdaki amaçlar doğrultusunda, faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde planlama yapılır: a) Sağlık hizmetlerinin, demografik yapı ve epidemiyolojik özellikler de göz önünde bulundurulmak suretiyle kaliteli, hakkaniyete uygun ve verimli şekilde sunulması, b) Sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmet kapasiteleri, sağlık insan gücü ile çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülke düzeyinde dengeli dağılımının sağlanması, c) Koruyucu sağlık ve acil sağlık hizmetleri gibi işbirliği halinde hizmet sunumunun gerekli olduğu alanlarda uygun kapasitenin oluşturulması, ç) Kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaması." düzenlemesine yer verilmiştir. Yine, 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin "Sağlık kurum ve kuruluşlarının planlanması" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasında, "Bakanlıkça aşağıdaki amaçlar doğrultusunda (Ek ibare:RG-21/3/2014-28948) muayenehaneler hariç, faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde planlama yapılır: a) Sağlık hizmetlerinin, demografik yapı ve epidemiyolojik özellikler de göz önünde bulundurulmak suretiyle kaliteli, hakkaniyete uygun ve verimli şekilde sunulması, b) Sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmet kapasiteleri, sağlık insan gücü ile çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülke düzeyinde dengeli dağılımının sağlanması, c) Koruyucu sağlık ve acil sağlık hizmetleri gibi işbirliği halinde hizmet sunumunun gerekli olduğu alanlarda uygun kapasitenin oluşturulması, ç) Kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaması." düzenlemesi yer almaktadır. Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin ve Özel Hastaneler Yönetmeliğinin yukarıda yer verilen planlama hükümleri gereğince, planlama ilkelerinin belirlenmesi amacıyla oluşturulan Kapasite Değerlendirme Komisyonunun 19/02/2019 tarihli 7. toplantısında alınan ve 11/03/2019 tarih ve 1017 sayılı Makam Oluru ile yürürlüğe giren Prensip Kararlarının A/1. hükmünde, tablo halinde sayılan tıpta uzmanlıkta ana dal ve yan dal uzmanlığı olan hekimlerin özel hastanelerde ve tıp merkezlerinde kadro aranmaksızın pratisyen hekim olarak çalışmasının uygun olduğu yönünde karar verilmiş, tabloda tıpta uzmanlık ana dallarından "anatomi, fizyoloji, tıbbi farmakoloji", tıpta uzmanlık yan dallarından "tıbbi mikoloji, tıbbi viroloji, tıbbi parazitoloji, temel immünoloji" dalları sayılmıştır. Ardından, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün "Uzman Hekimlerin Pratisyen Hekim Kadrosunda Çalıştırılma Talepleri" konulu 24/06/2019 tarih ve 2460 sayılı Genel Yazısıyla da, anılan Kapasite Değerlendirme Komisyonu Prensip Kararlarının A/1. hükmüne yer verilerek, "Kararda bahsi geçen ana dal ve yan dal uzmanı olan hekimlerin boş olan pratisyen hekim kadrosunda çalışma taleplerinin Bakanlığa iletilmeden İl Sağlık Müdürlükleri tarafından değerlendirilmesi; ayrıca daha önceden pratisyen hekim kadrosunda çalışmaları uygun bulunan bazı uzman hekimlerin çalıştıkları özel hastaneden veya tıp merkezinden ayrılana kadar, çalıştıkları özel hastane veya tıp merkezi faaliyetini sonlandırana kadar çalışmalarına devam edebilecekleri" hususu 81 il sağlık müdürlüğüne bildirilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dava konusu uyuşmazlıkta, adli tıp uzmanı olan davacının, özel hastanelerin pratisyen hekim kadrosunda çalıştırılmasına izin verilmesi istenilmiş, başvuru Kapasite Değerlendirme Komisyonunun 19/02/2019 tarihli 7. toplantısında alınan ve 11/03/2019 tarih ve 1017 sayılı Makam Oluru ile yürürlüğe giren Prensip Kararlarının A/1. hükmü uyarınca değerlendirilmek suretiyle Antalya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü işlemi ile reddedilmiştir. Davalı idarenin savunmasında da, 11/03/2019 tarih ve 1017 sayılı Makam Oluru ile yürürlüğe giren Kapasite Değerlendirme Komisyonu (KDK/7) Prensip Kararlarının A/1. hükmü ile, pratisyen hekim kadrosunda çalışabilecek uzmanlık dallarının "anatomi, fizyoloji, tıbbi farmakoloji, tıbbi mikoloji, tıbbi viroloji, tıbbi parazitoloji, temel immünoloji" olarak belirlendiği, anılan Prensip Kararında yer verilmeyen uzmanlık dallarının pratisyen hekim kadrosunda çalışamayacağı, bu hususun ... tarih ve ... sayılı Genel Yazı ile İl Sağlık Müdürlüklerine bildirildiği, buna göre adli tıp uzmanı olan davacının pratisyen hekim olarak çalışamayacağı gerekçesiyle başvurusunun reddedildiği belirtilmektedir. Uyuşmazlık bu çerçevede incelendiğinde, 3359 sayılı Kanun'un 3. maddesi, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesi ve bu düzenlemelere dayanılarak çıkarılan Özel Hastaneler Yönetmeliği ve Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hükümleri gereği Sağlık Bakanlığının, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamaya ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini sağlamaya ve bunu denetlemeye yetkili olduğu hususu yerleşik Danıştay içtihatları ile sabittir. Ayrıca, Sağlık Bakanlığının genel olarak sağlık insan gücünü planlama yetkisine ilişkin anılan mevzuat hükümlerinin yanı sıra, hekimlerin birden fazla yerde çalışabilmelerine ilişkin olarak da, 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 3. fıkrasında, bu istihdam planlamalarının esas alınacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda, planlanma konusunda Sağlık Bakanlığına verilen yetki çerçevesinde Bakanlık bünyesinde oluşturulan Kapasite Değerlendirme Komisyonunca, planlama ilkelerinin belirlendiği, Komisyonun aldığı Prensip Kararları doğrultusunda, sağlık kurum ve kuruluşları, sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve bunların nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımının planlandığı, kararların Bakanlık Oluru ile yürürlüğe girdiği görülmektedir. Bu doğrultuda, 11/03/2019 tarih ve 1017 sayılı Makam Oluru ile yürürlüğe giren Kapasite Değerlendirme Komisyonu Prensip Kararlarının A/1. hükmü ile, tıpta uzmanlıkta ana dal ve/veya yan dal uzmanlığı olan hekimlerin özel hastanelerde ve tıp merkezlerinde pratisyen hekim olarak çalışabilmelerinin ilkeleri belirlenmiş ve "anatomi, fizyoloji, tıbbi farmakoloji, tıbbi mikoloji, tıbbi viroloji, tıbbi parazitoloji, temel immünoloji" uzmanlarının kadro aranmaksızın pratisyen hekim olarak çalışmaları uygun görülmüş, böylece bu belirlenen uzmanlık dalları dışında uzmanlığı olan hekimlerin uzmanı oldukları ana ya da yan dalda çalışmaları öngörülmüştür. Bunun üzerine, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı Genel Yazısı ile, bu kararın uygulanmasına ilişkin hususlar İl Sağlık Müdürlüklerine bildirilmiştir. Yukarıda bahsi geçen, Kapasite Değerlendirme Komisyonu Prensip Kararının A/1. hükmünün iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 13/03/2023 tarih ve E:2021/408, K:2023/1178 sayılı kararıyla, "mevzuatla Sağlık Bakanlığına tanınan planlama yetkisi çerçevesinde, mevcut sağlık insan gücünün ülke genelinde dengeli ve adil dağılımının sağlanması, ülkenin tamamında sürekli, eşit ve verimli sağlık hizmeti sunumu sağlayacak uzman hekim bulunmaması nedeniyle mevcut hekimlerin en verimli şekilde kullanılması, böylece kaliteli ve etkili sağlık hizmeti sunumu amacıyla, özel hastanelerde ve tıp merkezlerinde kadro aranmaksızın pratisyen hekim olarak çalışabilecek uzmanlık alanlarının, uzman hekim ihtiyacı dikkate alınarak kamu istihdamında en az ihtiyaç duyulan uzmanlık dalları olduğu belirtilen 'anatomi, fizyoloji, tıbbi farmakoloji, tıbbi mikoloji, tıbbi viroloji, tıbbi parazitoloji, temel immünoloji' şeklinde belirlenmesi yönünde alınan Prensip Kararında hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Buna göre, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı Genel Yazısı ile İl Sağlık Müdürlüklerine bildirilen ve hukuka uygunluğu yargı kararı ile ortaya konulan Prensip Kararı doğrultusunda, adli tıp uzmanı olan davacının uzmanlık dalı, anılan Kararda sayılan uzmanlık dallarından olmadığı için pratisyen hekim kadrosunda çalıştırılmasının mümkün olmadığı ve özel hastanelerde ancak kendi uzmanlık dalında çalışabileceği göz önünde bulundurulduğunda, özel hastanelerde pratisyen hekim olarak çalıştırılması isteminin reddine ilişkin Antalya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu durumda, dava konu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/09/2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Dava konusu işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, kararın onanması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.