23. Hukuk Dairesi 2016/4932 E. , 2019/5121 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün davacılar vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı asıl ... ile vekili Av. ... ile davacılar vekili Av. ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak ha…
**23. Hukuk Dairesi 2016/4932 E. , 2019/5121 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün davacılar vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı asıl ... ile vekili Av. ... ile davacılar vekili Av. ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - KARAR - Davacılar vekili, müvekkilerinin, murisleri adına tapu tahsis belgesi ile tahsis edilen taşınmaz için davalı ile 28.05.1993 tarihinde, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıkları zannıyla bir sözleşme düzenlediklerini, fakat daha sonra, noterde yapılan bu sözleşmenin taşınmaz satış vaadi sözleşmesi olduğunu gördüklerini, davalının hiç bir bedel ödemeden söz konusu sözleşmeye dayalı olarak taşınmazı belediye üzerinden kendi adına tescil ettirdiğini, işbu davadan önce hile nedenine dayalı olarak açtıkları tapu iptal ve tescil davasının, 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddedildiğini, davalı yüklenicinin o davada müvekkillerine birer daire vermeyi taahhüt ettiğini kabul ettiğini ve ruhsat alamadığı için binayı yapamadığını beyan ettiğini, aradan çok uzun süre geçtiğinden yüklenicinin edimini yerine getirme ihtimalinin kalmadığını, müvekkillerine devri taahhüt edilen 3 adet dairenin bedelinin ve kira bedelinin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, 3 dairenin bedeli için 450.000,00 TL, en az 5 yıllık kira bedeli için 95.000,00 TL olmak üzere toplam 545.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla daire bedeli talebini 570.000,00 TL’ye arttırmıştır. Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, sözleşmenin geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak ancak verilenlerin iadesinin istenebileceğini, müvekkilinin taşınmazı bedelini ödeyerek devraldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki 28.05.1993 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden sonra düzenlenen 01.02.1994 tarihli adi yazılı sözleşmenin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi niteliğinde olduğu, bu sözleşmede davalı yüklenicinin davacılara 3 adet daire teslim edeceğinin kararlaştırıldığı, resmi şekilde yapılmayan bu sözleşmenin geçersiz olduğu ve yüklenici bina yapma edimini yerine getirmediğinden sonradan da geçerli hale gelmediği, bu durumda, davacı arsa sahiplerinin ancak ellerinden çıkan arsanın bedelini talep edebilecekleri, geçersiz sözleşmeye dayalı kira kaybı talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 242.100,00 TL’nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.