Başvuru 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında Zarar Tespit Komisyonuna yapılan başvurunun reddedilmesi nedeniyle açılan davada, Mahkemenin delilleri eksik ve hatalı değerlendirerek kanuna ve usule aykırı karar vermesi nedeniyle adil yargılanma hakkının, Danıştay onama ve karar düzeltme ilamlarında esasa etkili itirazların cevaplanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sür
Başvuru 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında Zarar Tespit Komisyonuna yapılanbaşvurunun reddedilmesi nedeniyle açılan davada, Mahkemenin delilleri eksik ve hatalı değerlendirerek kanuna ve usule aykırı karar vermesi nedeniyle adil yargılanma hakkının, Danıştay onama ve karar düzeltme ilamlarında esasa etkili itirazların cevaplanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının, belli bir ırka mensubiyetten dolayı maddi ve manevi zarara uğranılması nedeniyle de eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 22/10/2013 tarihinde Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 25/4/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 11/7/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 12/9/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 26/9/2014 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını süresi içinde ibraz etmemiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucuların murisi A. hakkında Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Başsavcılığının E.1992/110 Hazırlık sayılı dosyasında, A.nın 23/12/1991 tarihinde Diyarbakır ili Kulp ilçesi Bağcılar köyünde güvenlik kuvvetleri ile silahlı çatışmaya girdiği ve ölü olarak ele geçirildiği belirtilerek takipsizlik kararı verilmiştir. Başvurucular; murislerinin 23/12/1991 tarihinde Kulp ilçesinde gözaltına alındığını, yaklaşık on beş gün sonra bir teröristin çatışmada öldürüldüğü bildirilerek murisin eşine teşhis yaptırıldığını, murisin kim tarafından öldürüldüğünü bilmediklerini belirterek 5233 sayılı Kanun uyarınca 25/7/2005 tarihinde Diyarbakır Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna (Komisyon) başvurmuşlardır. 4 No.lu Komisyonun 4/8/2006 tarihli ve 2006/4-6292 sayılı kararında başvurucuların tazminat talebi reddedilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...5233 sayılı Kanun kapsamında başvuranların dosyasında bulunan belgelerin 4/10/2004 tarihli ve 2004/7955 sayılı Yönetmelik hükümlerinde belirtilen şartlara uygun olması nedeniyle yapılan incelemede, A.nın PKK terör örgütü üyesi olduğu, güvenlik kuvvetlerine pusu kurarak ateş açtığı ve akabinde güvenlik kuvvetleri ile girdiği silahlı çatışmada öldüğü tespit edildiğinden, ölümünün kendi kusurundan kaynaklandığı anlaşılmakla 5233 sayılı Kanun'un maddesinin (f) bendi gereği tazminat talebinin reddine, komisyonumuzca karar verilmiştir." Başvurucular; murislerinin örgüt üyesi olduğu ve çatışma sonucu öldürüldüğü iddialarının doğru olmadığını, Komisyonun hukuka uygun bir şekilde araştırma yapmadığını, tarafsız olmadığını belirterek kararın iptali için Diyarbakır İdare Mahkemesinde iptal davası açmışlardır. Mahkeme 31/12/2007 tarihli ve E.2007/96, K.2007/2000 sayılı kararıyla davayı reddetmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Dava dosyasında bulunan işlem dosyasının incelenmesinden: Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının Hazırlık No: 1992/110, Karar No: 1992/155 sayılı kararında aralarında A.nın da bulunduğu iki sanık hakkında''sanıkların 23/12/1991 tarihinde Kulp İlçesi Bağcılar Köyü yakınlarında güvenlik kuvvetleri ile girdikleri silahlı müsademe sonucu ölü olarak ele geçirildikleri anlaşılmakla ölü sanıklar hakkında TCK'nun maddesi gereğince kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiği" görülmektedir. Öte yandan 23/12/1991 tarihli otopsi ve olay yeri tespit tutanağında 23/12/1991 günü Kulp İlçesinden görevli olarakLice istikametine intikal halinde olan jandarma devriyesine yasa dışı terör örgütünce pusu kurulduğu, çıkan çatışmada iki teröristin ölü olarak ele geçirildiği, üç kişinin ise değişik istikametlerde kaçtığının Başsavcılığa ilçe jandarma bölük komutanlığınca bildirilmesi üzerine, olay mahalline gidildiği, olay yerinin Kulp Lice istikametinde Şekran Çayı karşısındaki bodur çalılıkla kaplı ve öbek şeklindeki engebelitepeler olduğu,yapılan incelemede cesetlerin bulunduğu ve anayolun hemen üst tarafında ufak bir tepe üzerinde muhtemelen bir pusu için örgüt mensupları tarafından hazırlanmış 2 adet yaklaşık 5 metre aralıklı mevzinin olduğu, her iki cesedin başında birer adet kalaşnikof marka tüfeğin olduğu, cesetler üzerinde yapılan ilk aramalarda bu tüfeklere ait olduğu anlaşılan ve cesetler üzerinden çıkartılan toplam 9 adet şarjörle bunlara ait mermilere birlikte el konduğu, cesetlerden birinin üzerinden çıkan nüfüs cüzdanına göre, T. oğlu N.den olma .. doğumluM.A.'ya ait olduğu belirlemesi yapılmıştır.Mevcut bilgi ve belgelerden davacılar murisinin güvenlik kuvvetlerine kurduğu pusu sonrasında çıkan çatışmada ölü olarak ele geçirildiği kanaati hasıl olduğundan 5233 sayılı Kanunun yukarıda yazılan 2/2-e, f maddesi gereği davacıların murisinin ölümünden dolayı uğranıldığı belirtilen zararların karşılanması isteminin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir...." Başvurucuların temyizi üzerine Danıştay Onbeşinci Dairesinin 10/9/2012 tarihli ve E.2011/9300, K.2012/5150 sayılı ilamıyla hüküm, davanın reddine ilişkin kısım yönünden onanmıştır. Karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 26/6/2013 tarihli ve E.2013/7295, K.2013/5080 sayılı ilamıyla reddedilmiştir. Ret kararı 23/9/2013 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiş, başvurucular tarafından 22/10/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.B. İlgili Hukuk 5233 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir: "Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir." 5233 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısımları şöyledir:"Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar. Aşağıda belirtilen zararlar bu Kanunun kapsamı dışındadır:...e) Kişilerin kendi kasıtları sonucunda oluşan zararlar.f) 3713 sayılı Kanunun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamındaki suçlar ile terör olaylarında yardım ve yataklık suçlarından mahkûm olanların bu fiillerinden dolayı uğradığı zararlar. ..." 5233 sayılı Kanun'un geçici maddesi şöyledir: "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde ilgili valilik ve kaymakamlıklara başvurmaları hâlinde, 1987 tarihi ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih arasında işlenen 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya anılan tarihler arasında terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararları hakkında da bu Kanun hükümleri uygulanır."