6. Hukuk Dairesi 2023/2844 E. , 2024/5216 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/485 E., 2023/84 K. KARAR : Kısmen Kabul 1- Mahkemece, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında Çorum Sungurlu Aşağı Fındıklı Göleti inşaatının davacı yükleniciye ihale edildiği ve 20.11.2012 tarihinde yer teslimi yapılarak çalışmalara başlandığı, söz konusu ihale ile ilgili davalı idarece işin yapımından önce yürütülmesi gereken çalışmaların yürütülmediği, uygulama projelerini…
**6. Hukuk Dairesi 2023/2844 E. , 2024/5216 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/485 E., 2023/84 K. KARAR : Kısmen Kabul 1- Mahkemece, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında Çorum Sungurlu Aşağı Fındıklı Göleti inşaatının davacı yükleniciye ihale edildiği ve 20.11.2012 tarihinde yer teslimi yapılarak çalışmalara başlandığı, söz konusu ihale ile ilgili davalı idarece işin yapımından önce yürütülmesi gereken çalışmaların yürütülmediği, uygulama projelerinin yapımı, kamulaştırma çalışmaları, harita yapımı çalışmalarının iş yapımına paralel olarak yapılmasının öngörüldüğü, taş ocağı olarak öngörülen yerde taş malzemesinin bulunmadığı, kum çakıl ocağı olarak gösterilen yerde bulunan malzemenin beton yapımına uygun olmadığı, kamulaştırma işlemlerinin süresinde yapılmadığı, filtre kum çakılın ve kaya dolgunun yıkanması için gerekli su ihtiyacını karşılayacak kaynağın yükleniciye gösterilmediği, davalı işverenin eksik araştırma ile ihaleye çıkması nedeniyle davacının ilave harita alımı, ilave proje yapımları, ilave malzeme ocağı yol yapımları ve hazır beton kullanılmasının gerektiği halde davalının ilave maliyetleri karşılamasının yanı sıra süre uzatımı talebinin de karşılanması gerektiği, ancak davalının üzerine düşen hususlarda gerekli özeni göstermeyerek işin yavaş yürüdüğü hususunda ikaz yazıları yazarak yükleniciyi cezalı duruma düşürmesi ve bilahare sözleşmenin feshedilmesinin sözleşmeye ve mevzuata uygun olmadığı, kesintilerle ilgili olarak kesinti tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için davalının temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle faiz talep edilemeyeceği, cezai şartlarla ilgili faiz başlangıcına dava tarihinin esas alınması gerektiği ve davalının haksız eyleminden kaynaklandığından kabul edilen davaya konu alacaklar nedeniyle avans faizine hükmedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. 2-Mahkemenin bu kararına karşı taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin (Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 11.02.2019 tarih, 2018/3509 E. ve 2019/528 K. sayılı ilamıyla ve bilirkişi raporlarında teknik personel bulundurmama cezası ile ilgili değerlendirme yapılmadığı, düzenlenen hakedişlere sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine göre itirazda bulunulup bulunulmadığı konusunda bir değerlendirme yapılmadığı, konusunda uzman teknik bilirkişi kurulundan davalı iş sahibinin fesihte haklı olup olmadığı , davacı yüklenicinin teminat mektubu ve irat kaydedilen teminat mektup bedeli iadesinin, teknik personel ve gecikme nedeniyle kesilen cezaların iadesi ve menfi zararlarını istemekte haklı olup olmadığı ve bunların miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, söz konusu kararın bozulmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3-Mahkemenin bozma üzerine verdiği ikinci kararında, sözleşmeyle birlikte yürütülmesi kararlaştırılan işlerle ilgili bir kısım gecikmelerin davalı idareden kaynaklandığı, kamulaştırma çalışmalarının, harita yapım çalışmalarının ön görülen taş ocağında taş malzemesinin bulunmaması üzerine farklı yerdeki taş ocağından malzeme temini ile ilgili çalışmaların, çalışmalar sırasında kullanılacak olan su ihtiyacı ile ilgili idarenin gerekli çalışmayı yapmaksızın yükleniciden beklediği ilave malzeme ocağı, yol yapımları ve hazır beton kullanılması nedeniyle karşılanması gereken ilave masraflar karşılanarak verilmesi gereken ek sürenin verilmediği, sözleşmenin davalı idarece haksız olarak feshedildiği, sözleşmenin haksız olarak feshedilmiş olması nedeniyle davacı tarafından davalıya verilen teminat mektuplarının irad kaydedilmesi işleminin usule uygun olmayacağı, söz konusu işin gölet inşaatı ile ilgili olması karşısında beş yıllık deneyime sahip inşaat mühendisi şantiye şefinin gölet inşaatı alanında deneyime sahip olarak istenmesinin sözleşmeye aykırı bir durum olmadığı ve bu konuda verilen ceza ile ilgili verilen kesintiye müteakip itiraz edilmediği, teknik personel bulundurmama cezası ile ilgili kesintinin istenemeyeceği, gecikme cezaları ile ilgili kesintiye karşı davacı yüklenicinin itiraz etmediği ayrıca 13 ve 14 no.lu hak edişlere karşı süre uzatımı talebinde bulunularak yapılan itirazın gecikme cezasına yönelik itiraz niteliğinde olmadığı ve işin sözleşmede belirtilen sürede yapılmadığı için kesilen gecikme cezaların kabul edilmediği,menfi zarar karşılığı tutar yönünden davacının 5.000,00 Türk Lirası talepte bulunduğu göz önüne alınarak talepte bağlılık ilkesi gereğince menfi zarara karşılığı talebin kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacının fesih tarihine kadar yaptığı imalat bedellerinden hak edişlerle ödenmeyen tutarının tahsili talebinin bulunmadığı 6 kalem istemi için de sadece menfi zarar karşılığı alacak talebinin yer aldığı görülmekle menfi zararın sözleşmenin geçerliliğine güvenilerek yapılan masraflar yönünden istemi kapsayacağı imalat bedellerinden dolayı istemi kapsamayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4- Mahkemenin bu kararına karşı taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 22.03.2022 tarih, 2021/1243 E. ve 2022/1578 K. sayılı ilamıyla ve 13 ve 14 no.lu hakedişlere itirazın usule uygun olduğu değerlendirilerek 13 no.lu hakedişten kesilen 32.279,25 Türk Lirası gecikme cezası ile 14 no.lu hakedişten kesilen 60.234,93 Türk Lirası gecikme cezasının, 13 no’lu hakedişten kesilen 4.944,66 TL teknik personel bulundurmama cezası ile 14 no.lu hakedişten kesilen 3.596,12 Türk Lirası teknik personel bulundurmama cezası bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle söz konusu kararın kesin olarak bozulmasına karar verilmiştir. 5-Mahkemenin bozma üzerine verdiği üçüncü karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık halleri ile kesin bozma doğrultusunda ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı için davalı vekilinin üçüncü temyizindeki sebepler yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi kararına ilişkin davalı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 26.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.