Başvuru, kasten öldürme olayı hakkında yürütülen ceza soruşturmasının makul süratle yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kasten öldürme olayı hakkında yürütülen ceza soruşturmasının makul süratle yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 22/2/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun kızı Z.G. ile damadı Zi.G. 14/3/2004 tarihinde öldürülmüştür. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 26/3/2004 tarihli iddianamede başvurucuların yakınlarının Z.G.nin eski eşi O.P. tarafından ruhsatsız bir ateşli silah kullanılarak öldürüldüğü iddia edilmiştir. Mersin Ağır Ceza Mahkemesince (Ceza Mahkemesi) yapılan yargılamada başvurucu katılan sıfatıyla yer almıştır. Yaptığı yargılama sonunda Ceza Mahkemesi Z.G. ve Zi.G.yi tasarlayarak öldürdüğü sonucuna vardığı sanığın, tasarlayarak kasten öldürme suçu nedeniyle 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nun maddesine istinaden iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. Verilen karara göre sanık ruhsatsız ateşli silah taşıması nedeniyle de mahkûm edildiğinden ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının 1 yıl 1 aylık kısmı, sanığın bir hücrede geceli gündüzlü tecrit edilmesi suretiyle infaz edilecektir. Gerek sanığın temyiz istemi gerekse hükmün resen temyiz incelemesine tabi olması nedeniyle Yargıtay Ceza Dairesince yapılan (Ceza Dairesi) 8/3/2006 tarihli incelemede ölü muayenesi ve otopsi tutanağının ilk sayfasının zabıt katibi tarafından imzalanmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına konu eksikliği tamamlayan Ceza Mahkemesi 9/5/2006 tarihinde, daha önce verdiği karar doğrultusunda karar vermiştir. Bahse konu karar hem sanık hem de katılanlar tarafından temyiz edilmiştir. Ceza Dairesi, başka hususlar yanında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle her bir tasarlayarak kasten öldürme suçu yönünden ayrı ayrı lehe kanun değerlendirmesi yapılması ve ardından cezaların toplanmasına ilişkin ilkelere göre yeni bir karar verilmesi gerektiğini belirterek 20/2/2008 tarihinde hükmün bozulmasına karar vermiştir. Bozma ilamı sonrası yaptığı yargılama sonunda Ceza Mahkemesi 5237 sayılı Kanun'un sanığın lehine olduğunu tespit edip sanığın başvurucunun yakınlarını haksız tahrik altında öldürdüğü sonucuna varmış ve 4/12/2008 tarihli kararıyla sanığın her bir öldürme eylemi için neticeten ayrı ayrı 20 yıl hapis cezasıyla cezalandırmasına karar vermiştir. Anılan karar hem sanık hem de katılanlar tarafından temyiz edilmiştir. Ceza Dairesi, haksız tahrike ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı ve 5237 sayılı Kanun'un 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle her bir tasarlayarak kasten öldürme suçu yönünden ayrı ayrı lehe kanun değerlendirmesi yapılması ve ardından cezaların toplanmasına ilişkin ilkelere göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle 24/2/2010 tarihinde hükmün bozulmasına karar vermiştir. 25/5/2010 tarihli celsede sanığın bozma ilamına karşı beyanlarını alan Ceza Mahkemesi, Ceza Dairesinin bozma ilamına karşı önceki kararında ısrar etmiştir. Direnme kararı sanık ve katılanlar tarafından temyiz edilmiştir. 1/2/2011 tarihinde 15/3/2004 tarihinden itibaren tutuklu olan sanığın tahliyesine karar veren Yargıtay Ceza Genel Kurulu (Genel Kurul) 14/6/2011 tarihinde direnme kararının bozulmasına karar vermiştir. Ceza Mahkemesi 15/12/2011 tarihli celsede Genel Kurulun bozma ilamına uyulmasına ve kendisine ulaşılamaması nedeniyle bozma ilamına karşı beyanı alınmak üzere sanık hakkında yakalama emri düzenlenmesine karar vermiştir. Sonraki 27 celse boyunca sanık hakkında düzenlenen yakalama emrinin infazını bekleyen Ceza Mahkemesi, celsenin yapıldığı 18/12/2018 tarihinde sanığın önceki savunmaları ile yargılama safahatını dikkate alarak yakalama emrinin infazını beklemekten vazgeçmiş ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca neticeten her bir öldürme eylemi nedeniyle ayrı ayrı müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve sanık hakkında verilmiş olan aynı neviden cezalar suç tarihine göre lehe bulunan 765 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca içtima edilerek sanığın 1 yıl süre ile geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmesi suretiyle sadece bir kez müebbet hapis cezasının infazına karar vermiştir. Sanık ve katılanlar temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Ceza Dairesi, sanık hakkında haksız tahrik uygulanmaması gerektiğine ilişkin Ceza Dairesi kararına karşı sanığın savunmasının alındığına işaret ederek Ceza Mahkemesince verilen kararı 22/1/2020 tarihinde onamıştır.