Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer: Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle. Genel kurul kararı ile. İflasın açılması ile. Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde.Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketi
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkilleri ile davalı ‘‘ ....... Taş. Hiz. Tic. Ve San. Ltd. Şti.’’ ünvanlı şirketi 23.05.2017 tarihinde kurduklarını, şirket sermayesi olarak 40.000,00 TL sermaye ile birlikte hepsi emeklerini de sermaye olarak şirkete hizmet edeceklerine karar verdiklerini, maddi olarak yatırılmasıgereken sermayenin %50’sini davalı tarafından kalan %50 ‘sini ise müvekkilleri tarafından eşit şekilde şirkete sermaye girişinin yapılacağı ve yatırılan tutarlar oranında şirket ortaklık payları olacağı yönünde karar aldıklarını, müvekkillerinin kendi üzerlerine düşen edimlerini yerine getirmiş oldukları halde davalının sürekli olarak ticari defterlerle birlikte gelir gider bilgilerini, şirket ortağı olan müvekkilinden gizlediklerini, lakin şirket için yapılan masrafların müvekkilleri tarafından karşılandığını ve davalıya hiçbir ödeme gerçekleştirmediği gibi zorunlu masraflara da katılmamış bulunduklarını, davalının kötü niyetli ve kusurlu davranışlarının gereği şirketin uğramış olduğu zararlardan sorumlu tutulmasını ve müvekkillerinin uğramış olduğu zararların tespiti ile bu miktarın kendi hisseleri oranında ödenmesinin yapılarak haklı bir şekilde şirketin tasfiyesini isteme mecburiyetinin doğduğunu, TTK 551/3’te Limited Şirketi sona erdirecek haklı sebebin tanımını ve hangi hususların haklı sebep sayılacağını açık olarak belirtmemiş olduğunu, TTK md.187’de Kolektif Şirketler açısından haklı sebep tanımı yapılarak bunlara örneklerin verildiğini, TTK’da ki bu hükümlerin Limited Şirketler içinde uygulanmakta olduğunu, davacı vekili davalının kötü niyetli ve kusurlu davranışları gereği şirketin uğramış olduğu zararlardan sorumlu tutulmasını ve müvekkillerinin uğramış olduğu zararların tespiti ile bu miktarın kendi hisseleri oranında ödemesinin yapılarak haklı bir şekilde ‘‘ ...... Tur. Taş. Hiz. Tic. Ve San. Ltd. Şti.’’ ünvanlı şirketin tasfiye edilmesine karar verilmesini, yargılama masrafları ve avukatlık vekalet ücretine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; müvekkilinin davacılar ile şirket kurulduğunda şirket sözleşmesinin hazırlanarak tescil yapıldığını ve şirket kuruluş tarihinin de TTK ilgili madde gereğince yatırılması gereken ana sermayenin ¼ oranındaki bedelinin bankaya yatırıldığını ve kalan sermaye paylarının 2 yıl içinde tamamlanması için tüm ortakların taahhüt vererek şirketi kurduklarını, davalı müvekkilinin sanki şirkette hiçbir çalışması yokmuş gibi lanse etmesinin tamamen gerçek dışı olduğunu, müvekkili davalı ...’nın öğretmen olup şirketin kurulmasının da ve işleyişinde tamamen kendi bilgi tecrübe ve okula gelen öğrencilerin eğitimi ile ilgilenip öğrencilere eğitim veren öğretmen konumunda olduğunu, müvekkili .......’nın şirketin %50 hissesine sahip olmasına rağmen şirketin hiçbir gelir gideri ile ilgilenmediğini sadece mesleği olan öğretmenlik görevini icra etmeye çalıştığını, öğretmenlik yapması sebebi ile şirketin hiçbir mali işleri ile uğraşamadığından davacılara şirket kuruluşunun ertesi günü Büyükçekmece ....... Noterliği 24.05.2017 tarihli vekaletname vererek şirketin tüm mali işleri, banka işleri, muhasebe işleri SGK ile ilgili işlemler ve bir şirket sahibinin sahip olduğu tüm yetkileri davacı ... ile .......’e vekalet verdiğini, vekaletnameyi verdikten sonra davacılar tarafından şirketin mali müşaviri olarak davacı ...’ın eşi ......’a yetki verdiklerini, şirketin tüm muhasebe işlemleri ve ticari defterlerinin tutulması, şirkete işçi alımı ve SGK kaydı açılmasının davacının eşi tarafından takip edildiğini, davalı müvekkilinin; şirketin tüm yetkilerini güvene esas olarak diğer ortaklara vermesine rağmen davacı diğer ortakların şirketin işleyişini ve kazancını tamamen kendi çıkarları doğrultusunda kullanarak şirketi zarara uğrattıklarını, şirket muhasebecisi tarafından şirketin sürekli davacı ortaklara borçlandırıldığını, şirket hesaplarından sürekli sebepsiz olarak para çekildiğini ve hesaplardan kendilerine para aktarımları yapıldığını, bunların dışında da para çekilerek ve hesaplardan kendilerine para aktarımlarının yapıldığını, bunların dışında da davacı şirket ortaklarının sahip oldukları ...... Otizim ve Spor Kulübünü çalıştırdıklarını, .......’ün ......... hocasının dahi SGK kaydını müvekkilinin ortağı olduğu ‘‘ ...... Rehabilitasyon Tur. Taş. Hiz. Tic. Ve San. Ltd. Şti.’’nde yapıldığını, Davalı müvekkili şirketin usulsüzce yönetildiğini ve şirketin davacı ortaklar tarafından zarara uğratıldığını öğrendiği an davacı ortakları 12.11.2018 yılında yani şirketin kuruluşundan yaklaşık 17 ay sonunda Büyükçekmece ........ Noterliği’nin 12.11.2018 tarihli ........ yevmiye no.lu azilname göndererek diğer ortakları yetki bakımından azlettiğini, limited Şirketin feshine hükmedilebilmesi için şirketin devamını sağlayan unsurların ortadan kalması gerektiğini, fesihin, ancak; davacı ortağın ileri sürdüğü sebeplerin, diğer kişilerin şirketin devamı konusundaki menfatlerini aşması halinde söz konusu olması gerektiğini, haklı sebebin bu denli ağır olmaması halinde şirketin feshine karar verilmemesi gerektiğini, davacının fesih kararının reddini, TTK m.636 daki yeni düzenleme sayesinde Mahkeme’nin davacı ortağın ileri sürdüğü sebebi haklı bulsa bile şirketin feshine karar vermek durumunda olmadığını, eğer; şirketin devamı ekonomik ve rastyonel açıdan daha doğru bulunuyorsa, şirketin feshi yerine ortağın çıkarılmasına karar verebileceğini, bu nedenle şirket ortaklarının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi ve vekalet ücreti ve mahkeme masraflarının davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.