4. Hukuk Dairesi 2022/5176 E. , 2025/1282 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/111 E., 2015/184 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; d…
**4. Hukuk Dairesi 2022/5176 E. , 2025/1282 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/111 E., 2015/184 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından 31.01.2014 tarihinde Yeni Mesaj Gazetesi'nde “Kimi Kandırıyorsunuz” başlığı ile kaleme alınan köşe yazısında sarf edilen söz ve ifadelerle müvekkili kurumun kamuoyu nezdindeki güvenilirliğinin sarsıldığını, güvenlik tedbirlerinin azami ölçüde uygulandığı müvekkili kurumun saygınlığının zedelendiğini, kişilik haklarının saldırıya uğradığını, dava konusu köşe yazısında basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 10.000,00 TL manevi tazminatın 31.01.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili ile kararın yayınlanmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; köşe yazısına konu sınav iptalleri ile ilgili adli soruşturmaların devam ettiğini, bu konunun aydınlatılmasının bir kamu görevi olduğunu, dava konusu yazının kaleme alınmasında kamu yararı bulunduğunu, eleştiri sınırlarının aşılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ÖSYM'nin yaptığı sınavlarla ilgili siyasi partilerin basın açıklamaları yaptığı, konu ile ilgili haberlerin basında yer aldığı, bu sınavlarla ilgili halen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmanın devam ettiği dikkate alındığında davalının ülke gündeminde uzun süredir yer alan güncel bir konuyu eleştiri kapsamında kaleme aldığı, kişilik haklarına saldırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu köşe yazısı ile müvekkili kurumun kamuoyu nezdindeki güvenilirliğinin sarsıldığını, şeffaf bir kurum olan müvekkili tarafından güvenlik tedbirlerinin azami ölçüde uygulandığını, hukuka aykırı ve gerçek dışı yazının basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, kişilik haklarının saldırıya uğradığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı tarafından 31.01.2014 tarihinde Yeni Mesaj Gazetesi'nde “Kimi Kandırıyorsunuz” başlığı ile kaleme alınan köşe yazısında sarf edilen söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu köşe yazısında adli soruşturmaya da konu olan güncel bir konu ile ilgili eser sahibinin eleştiri ve değerlendirmelerde bulunduğunun, toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, kaleme alınan köşe yazısına ilişkin toplumsal ilginin bulunduğunun, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, o anda var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin...” ifade edildiğinin, köşe yazısında sarf edilen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.