10. Hukuk Dairesi 2021/12928 E. , 2022/1107 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı Kurum, iş bu davada, iş kazası sonucu sürekli iş görmezlik durumuna düşen sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan masraflar ile aynı kazada ölen başka bir sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tahsil istemiş, birleşen esasta ise hak sahiplerine bağlanan gelirlerde meydana gelen artışların tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, …
**10. Hukuk Dairesi 2021/12928 E. , 2022/1107 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı Kurum, iş bu davada, iş kazası sonucu sürekli iş görmezlik durumuna düşen sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan masraflar ile aynı kazada ölen başka bir sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tahsil istemiş, birleşen esasta ise hak sahiplerine bağlanan gelirlerde meydana gelen artışların tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak asıl davanın yazılı biçimde kısmen kabulüne, birleşen davanın ise artışlara yönelik davanın reddine hükmedilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı). Önceki bozma ilâmında " Somut olayda, davalı işverene ait ve sigortalısı ... idaresindeki tır, arıza nedeniyle taşıt yolunun sağ şeridi üzerine ve yola taşmış durumda park edilmiş, arkadan gelen ve aynı işverene ait olup sürücüsü malul sigortalı ... olan ve ...’ın da refakatçi personel olarak içinde bulunduğu tır, yardım etmek üzere park halindeki tırın önüne geçip durmuş, ... arızalı araca gaz vererek, ... ve arızalı aracın sürücüsü ... ise taşıt yolunda motorun havasını almaya çalışırken, davalı üçüncü kişi ... idaresindeki tır, önce park halindeki arızalı tıra yandan çarpmış, sonra ... ve ...’ye daha sonrada yardım için duran bir öndeki tıra çarpmış, 16.01.2000 tarihinde meydana gelen anılan trafik iş kazası sonucu, sigortalı sürücü ... ile sigortalı personel ... vefat etmiş, diğer sigortalı sürücü ... de sürekli iş göremezlik durumuna girmiştir. Ceza davası, davalı sürücü ... ile dava dışı malul sürücü ... aleyhine açılmış, birbirini teyit eden Adli Tıp ve Fen Heyeti raporlarında, davalı sürücü ...’ya 2/8, ölü sürücü ...’e 5/8, ölü personel ...’a 1/8 oranında kusur izafe edilmiş, ...’in kusurunun bulunmadığı belirtilmiş, ...’nın mahkûmiyetine, ...’in beraatine dair karar Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.