Başvuru, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması, mahkemenin gerekçe göstermeksizin alt sınırdan uzaklaşarak ceza vermesi ve cezanın bireyselleştirilmesi kurumlarını tatbik etmemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesinin tebliğ edilmemesi ve delillerin hatalı değerlendirilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması, mahkemenin gerekçe göstermeksizin alt sınırdan uzaklaşarak ceza vermesi ve cezanın bireyselleştirilmesi kurumlarını tatbik etmemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesinin tebliğ edilmemesi ve delillerin hatalı değerlendirilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurular 30/6/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. 2014/11031 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyasının hukuki irtibat nedeniyle 2014/11021 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı; başvurucuların Bursa ilindeki bir daireyi ortak kiralayarak fuhuş yaptıkları, bu amaçla fikir birliği içinde fuhşa aracılık ettikleri ve bunun karşılığında ücret aldıkları iddiasıyla başvurucular hakkında soruşturma başlatmıştır. Soruşturma kapsamında adli arama yapılmış ve 4/11/2007 tarihinde başvurucuların ifadesi alınmıştır. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, başvurucuların fuhuş için yer temini ve fuhşa aracılık etmek suçunu işledikleri iddiasıyla aynı yer Asliye Ceza Mahkemesine 13/12/2007 tarihli iddianameyle kamu davası açmıştır. Başvurucular, Bursa Asliye Ceza Mahkemesinin 5/10/2009 tarihli kararıyla atılı suçtan 2 yıl 1 ay hapis cezasına mahkûm edilmişlerdir. Başvurucuların temyizi üzerine Yargıtay Ceza Dairesi, 24/3/2014 tarihli kararıyla hüküm onanmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesi bozma istemlidir. Yargıtay kararının ilgili kısmı şöyledir:"Sanıkların aşamalardaki savunmaları, tanık beyanları ve tüm dosya içeriğine göre, sanıkların suça konu evi birlikte tuttukları, giderlerini beraber karşıladıkları, evi kendileri ile birlikte başkalarının da fuhuş amacıyla kullandığı, emlakçılık yapıp evi kiraya veren tanık H. B.nin evin sahibi R. Ç.nin İngiltere'de yaşadığını, kira kontratını sanık Sahra ile yaptıklarını ve bir aylık peşin kirayı sanıktan aldığını, daha sonra birkaç kez aramasına rağmen bir daha gelmediğini, sanık Sahra'nın da ev kirasını H. [B.ye] elden verdiğini beyan etmesi karşısında olayla ilgili bir bilgi ve görgüsü bulunmadığı anlaşılan ev sahibi R.nin dinlenilmesine ilişkin tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir." Başvurucular, anılan karardan 16/6/2014 tarihinde haberdar olduklarını belirtmişlerdir. Bireysel başvurular 30/6/2014 tarihinde yapılmıştır.