8. Hukuk Dairesi 2022/8550 E. , 2024/947 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar v
**8. Hukuk Dairesi 2022/8550 E. , 2024/947 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Bingöl ili merkez ilçesi Gökdere Köyü çalışma alanında bulunan 103 ada 22 parsel ... 6.584.64, metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar .... ve ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu ve davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı koşullarının yerine getirilmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 23.10.2015 tarihli karar ile davanın reddine taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.10.2018 tarihli kararıyla "Dosya içerisinde mevcut 01.06.2015 tarihli ziraat bilirkişi raporu ile 22 parsel ... taşınmaz üzerinde uzun yıllardır tarım yapılmadığının belirtildiğine göre bu taşınmaz açısından davanın kabul edilerek Hazine adına tescil edilmesi" gereğine değinilerek bozulmuştur. Bozma ilamına karşı davalılar vekilince karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine aynı Dairece 08.05.2019 tarihli karar ile; "Keşifte dinlenen yerel bilirkişi taşınmazın davalıların zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu bir kısmının tarla olarak, bir kısmının da otu biçilmek suretiyle çayır olarak kullanıldığını belirttiği, keşif sonucunda ziraat bilirkişi tarafından düzenlenen raporda 103 ada 22 parsel ... taşınmazın ekilip biçilmek suretiyle 30-35 yıldan beri imar-ihya edildiği belirtilmesine rağmen ayrıca uzun yıllardır ekilip dikilmediğinin de yer aldığı, hal böyle olunca; sağlıklı bir sonuca ulaşmak için tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait dava konusu taşınmazların bulunduğu yere ilişkin stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulması, bundan sonra, 3 kişilik ziraat mühendisi ile jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisinden oluşacak bilirkişi heyeti aracılığıyla yapılacak keşifte, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle inceleme yaptırılması, temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları değerlendirilmesi, çekişmeli taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılması, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi, taşınmazların kadastro paftasındaki konumu bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması, 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu vasıtasıyla taşınmazların öncesi ve zirai faaliyete konu olup olmadığı hangi tarihte imar-ihyaya başlandığı, tamamlandığı ve ekonomik amaca uygun zilyetliğin hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü, taşınmazların çayır niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde otunun biçilmek suretiyle ekonmik amaca uygun bir kullanımın bulunup bulunmadığı hususlarının özellikle irdelenmesi, komşu parsellerle mukayeseli inceleme yapılması, önceki raporlarla arada çelişki olması durumunda bunun nedenlerine değinilmesi, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi" gereğine değinilerek hükmün farklı gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; 103 ada 22 parsel ... taşınmazın fen bilirkişi raporunda "B" ve "C" harfleriyle rumuzlanan kısımlarında olağanüstü zilyetlikle taşınmaz kazanımına imkan verecek bir zilyetliğin bulunmadığı, taşınmazın imar ihyaya tabi tutulmadığı, özel mülkiyete elverişli olmadığı, "A" harfi ile rumuzlanan 2081,95 m2 lik kısmının ise olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı ile senetsizden zilyetlikle taşınmaz mal kazanımına imkan verecek şekilde davalılar lehine zilyetliğin gerçekleştiği, taşınmazın işbu kısmının imar ihyaya tabi tutulduğu, bu kısmın davalılar adına tespit ve tescil edilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı Hazinenin davasının kısmen kabulü ile, 103 ada 22 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda ve ekinde yer alan krokide; a- "A" harfi ile gösterilen 2081,95 m2 lik kısmın ayrılarak aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle "tarla" vasfı ile tamamı 56 pay kabul edilerek, payları oranında ... ve müşterekleri adına, "B" hargi ile gösterilen 2155,85 m2 lik kısmın ayrılarak aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle "çayır" vasfı ile Hazine adına, geriye kalan "C" harfi ile gösterilen 2346,84 m2 lik kısmın 103 ada 22 parsel numarası altında "çayır" vasfı ile Hazine adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm; davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.