T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/946-2026/246 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1) DOSYA NO : 2025/946 Esas KARAR NO : 2026/246 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/05/2025 NUMARASI : 2023/59 Esas-2025/363 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleş…
T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/946-2026/246 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1) DOSYA NO : 2025/946 Esas KARAR NO : 2026/246 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/05/2025 NUMARASI : 2023/59 Esas-2025/363 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 10/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/03/2026 Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; taraflar arasında 15.01.2021 tarihli davalı tarafından yapılan 104/3-4 Mezari Al Hadba Musul Irak adresinde bulunan taşınmazlarda yapılacak olan ''T.C. Musul Başkonsolosluğu binalarının onarım'' işinin Elektrik & IT sistemlerine ilişkin ana sözleşme ve evrakından olan bütün dokümanlara ve bunlara atıfta bulunan tüm şartnamelere ve dava dilekçesinde belirtilen şartlara uygun şekilde sözleşmenin 5. maddesinde yazılı bedelle anahtar teslimi yapılması işi olan sözleşme düzenlendiğini ve işin kapsamının bahsi geçen sözleşmede belirtildiğini, 7 nolu ödeme maddesinde de belirtildiği üzere sözleşme ekinde belirtilen birim fiyatlarına göre, yapılan işin tespitinden sonra veya işverenin idareden ödeme almasından 1 hafta sonra davacıya ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, davacı tarafından sözleşme konusu edimin tamamının ifa edildiğini ve eksiksiz teslim edildiğini, davalı şirketin T.C. Musul Başkonsolosluğuna 12.04.2021 tarihinde, fiziki güvenlik, elektrik işleri ile inşaat / mimari işlerinin tamamlandığını, geçici kabulün yapılarak kesin hakedişin taraflarına ödenmesi konusunda bildirimde bulunduğunu, sonrasında T.C. Musul Başkonsolosluğu tarafından davalı şirkete ödemeler yapılmasına rağmen, davalı şirketin, davacı şirkete sözleşme konusu iş karşılığı ödemelerini yapmadığını, bunun üzerine ödemelerin yapılması konusunda yazışmalar yapıldığını ancak sonuç alınamadığını, son olarak 17.11.2022 tarihinde davacı şirket tarafından düzenlenen faturanın davalıya gönderildiğini ancak kabul edilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile şimdilik 500 USD alacağın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden 12.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarının USD için 1 yıllık mevduata uyguladığı en yüksek temerrüt faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuş, davacı vekili 17.12.2024 tarihli dilekçesiyle dava değerini 224.067,87 USD'ye yükselterek harcını ikmal etmiştir. Davalı vekili; Irak'ın Musul şehrinde davalı şirket ile T.C. Musul Başkonsolosluğu arasında 30.12.2020 tarihli ''T.C. Musul Başkonsolosluk binaları onarımı'' işi sözleşmesi düzenlendiğini, söz konusu yurt dışı müteahhit işiyle ilgili gerekli elektrik ve mekanik imalatların yapılması için taraflar arasında Musul'da 15.01.2021 tarihinde taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, sözleşme eklerinde yapılacak işin açık şekilde belirtildiğini ve davacı tarafından kabul edildiğini, davacının söz konusu işi sözleşmeye uygun olarak yaptığını ispat etmesi gerektiğini, davacının bir bedel talep edebilmesi için öncelikle sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiğini, bu durumu ispatlayabilmesi içinde sözleşmede belirtilen malzemelerin montajı ve işçiliğini kim veya kimler vasıtasıyla nasıl yaptığını, hangi makine ve ekipmanları kullandığını, yapımını üstlendiği iş için gerekli olan iş makinelerini, araç ve gereç, el aleti, taşıtlarını temin edip etmediğini, bunların ödemesini ve sözleşmesel tüm yükümlülüklerini nasıl yaptığını ispat etmesi gerektiğini, bu yönde hiçbir delil ve belgeyi dosyaya sunamadığını, davacının avans ödemeleriyle sözleşmesel yükümlülüğünde olan malzemeleri alacağını, nakledeceğini, montajını ve işçiliğini yapacağını bildirdiğini ancak avans ödemeleri yapılmasına rağmen davacının Musul'a sözleşmeyi imzalayan, işin koordinesini üstlenen şirket yetkilisi ... dışında bu işlerin montajını ve işçiliğini yapmak için gerekli işçileri göndermemiş olup, işin yapımının davalı şirketin Musul'da bulundurduğu Türk ve Irak'lı işçiler tarafından sağlandığını, davacının iş için gerekli ücretleri ödeyeceğini, malzeme montajlarını ve işçiliğini yapacağını sözleşme ile taahhüt etmesine rağmen bu edimlerini ifa etmediğini, Irak'lı ve Türk işçilerin ücretleri, Irak'ta temin edilecek malzemeleri, yol, yemek, yakıt ve barınma giderleri gibi bedellerin de davalı şirket tarafından ödenerek davacı alacağından mahsup edildiğini ayrıca davacının, işi üst düzey ve kaliteli yapmayı taahhüt ettiğini ancak davacı tarafından gönderilen bazı malzemelerin vasıfsız, ayıplı, sözleşme şartlarına uygun çıkmamış olup, bu nedenle davacı tarafından gönderilen ayıplı malzemeler nedeniyle yer altı kablolarının yandığını ve birçok doğrudan ve dolaylı zarara sebebiyet verildiğini, davacı tarafından hiçbir düzeltme yapılmadığını, işle ilgilenmesi için ...'na alınması zor ve masraflı olan vizenin davalı firma tarafından alındığını, işin geçici ve kesin kabullerinde de gelip kontrol etmesinin istendiğini ancak ne kendisi ne de davacı firmadan kimsenin gelmediğini, işle ilgilenmediklerini, bunun üzerine davalı firmanın 36.000,00 USD para harcayarak gerekli, kaliteli malzemeleri tedarik ettiğini, kendi işçileri ve kendi imkanlarıyla yapımı üstlenilen işin tamamlandığını, sözleşme konusu malzemelerde ayıp tespit edilip edilmediği, edilmiş ise miktar, maliyet ve ayıbın giderilme bedellerinin ne olduğu ve kim tarafından giderildiği hususunun Musul Başkonsolosluğundan sorulmasını istediklerini, davalı şirket tarafından yapılan ödemeler dikkate alındığında, davalı şirket tarafından fazladan ödeme yapıldığını, davacının alacağının olmadığını belirterek haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; davacının davalı adına 8.549.824,72 TL tutarlı fatura kestiği, davalının faturayı iade ettiği, davacı defter kayıtlarına göre alınan ödemelerin 3.078.870,54 TL olup, bakiye 5.470.954,18 TL alacak kaydının bulunduğu, davalının ticari defter ve kayıtları itibariyle avans mahiyetinde yapılan ödemelerin banka havalesi ve çek ödemeleri olarak 1.575.663,59 TL tutarında olduğu, bu ödemeler dışında ödemelerin yapıldığı, ticari defter kayıtlarına yansıtılmadığı, ticari defterlere kaydedilmemiş ödemelerin olduğunun davalı tarafça belirtildiği, ticari defterlerin eser sözleşmesinde tek başına alacağın varlığı için yeterli kanıt sayılamayacağı, taraflar arasında imzalanan taşeron sözleşmesinde fiyatlandırmaların ABD Doları cinsinden yapıldığı, davalının yaptığı işin karşılığı olarak ana işveren T.C. Musul Başkonsolosluğundan hakedişler aldığı, fiyatlandırmaların ABD Doları cinsinden olduğu, davalının dava dışı ana işverenle yaptığı sözleşme kapsamındaki edimlerin yerine getirildiği, kesin kabulün yapılarak teslim alındığı, ödemelerin tamamının davalıya yapıldığı, davalı şirket tarafından hazırlanan hakediş raporu itibarıyla davacının 397.899,95 USD alacaklı olduğu, ana işveren tarafından işin bittiği ve ödemelerin yapılma hususu da gözetildiğinde 397.899,95 USD işin davacı tarafça yapılmış olduğu, davacı tarafça düzenlenen toplam fatura bedeli sözleşmede ayrıca KDV kararlaştırılmadığından KDV hariç 7.245.614,19 TL olup, fatura tarihindeki kur üzerinden USD karşılığının 389.999.96 USD olduğu, kanıtlanan ödemelerin 3.078.870,54 TL olup, iş bedeli 7.245.614,19 TL'den düşümü ile bakiyenin 4.166.743,65 TL olduğu, fatura tarihindeki döviz kuru üzerinden USD karşılığının 224.067,87 USD olduğu anlaşılmıştır. Davalı taraf ayıplı iş yapıldığı iddiasıyla ve ayrıca ayıplı işler ve davacı şirket adına personel ödemeleri ve şantiye harcamaları toplamı 73.133,90 USD'nin mahsubu talebinde bulunmuş olup, dosya kapsamı itibarıyla davacı şirket adına personel ödemeleri ve şantiye harcamalarına ilişkin hususların kanıtlanamadığı, ayıplı iş yapıldığı iddiasına konu 36.000,00 USD'ye yönelik değerlendirmede, ana işveren T.C. Musul Başkonsolosluğu tarafından tutulan 02.03.2023 tarihli tutanak örneğinin incelenmesinde; Başkonsolosluğun Musul'daki yerleşkesinin onarım işinin Biltek firması tarafından üstlenildiği, onarım işinin 27.05.2021 tarihinde geçici kabulü, 11.12.2022 tarihinde kesin kabulünün yapıldığı, 25.05.2022 tarihinde firma tarafından gerçekleştirilen işlerden bahçe ve çevre aydınlatması elektrik tesisatlarında standartlara uygun olmayan elektrik kabloları kullanıldığından cihetle hasar meydana geldiğinin tespit edildiği, bu çerçevede firmadan hasarın giderilmesinin istendiği 26.05.2022 tarihinde firma tarafından giderildiğinin belirtildiği, belirtilen bu işin taşeron sözleşmesi kapsamında olduğu, elektrik tesisatlarına ilişkin olduğu, giderim bedeli 36.000,00 USD olarak davalı tarafça belirtilmiş olup, mahkememizce bilirkişi heyetinden bu giderin bedeline ilişkin belgeler de irdelenerek rayiç bedel tespitinin istenildiği, talepten fazla olarak belirlenmiş olup, talep de nazara alınarak 36.000,00 USD'nin 224.067,87 USD'den düşümü ile davacı alacağının 188.067,87 USD olduğu belirtilerek bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne, dava tarihi öncesi itibarıyla temerrüt oluşmadığından alacağın 500,000 USD'sine dava, kalanına ıslah tarihinden itibaren devlet bankalarında birer yıllık dönemler itibarıyla USD mevduata uygulanan en yüksek oranda faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı tarafın işin eksik ve ayıplı yapıldığını iddia ettiğini, usulüne uygun ayıp ihbarı yapılmadığını, ayıp ihbarının defi niteliğinde olduğunu, davalının ayıp ve onarım iddiasını kabul etmediklerini, dava konusu işten sonra davalının başka iş için teklif talep ettiğini, sözleşmenin feshedilmediğini, malların Türkiye'den tedarik edildiğini, KDV istisnası bulunmadığını, bilirkişinin bu hususu gözden kaçırdığını, davalının takas mahsup iddiasına konu masrafların defterlerinde kayıtlı olmadığını, bunu kabul etmediklerini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesindeki delilleri 2 haftalık kesin sürede sunmadığını, tanık dinletme taleplerinin haksız olarak ellerinden alındığını, bilirkişi raporu hesabının hatalı olduğunu, döviz cinsinden ödemelerin yapılığı yıla göre TL'ye çevrilirken sözleşme bedelinin fatura tarihindeki kurdan çevrildiğini, ödemelerin dikkate alınmadığını, yapılan ödemelerin ödeme tarihindeki döviz karşılığının 354.000 USD olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte bakiye borcun 35.715,63 USD olabileceğini, deftere işlenmeyen belgeli ödemelerin dikkate alınmadığını, iş bitiminden 18 ay sonra usulsüz fatura kesildiğini, faturayı iade ettiklerini, bilirkişi heyetinde inşaat mühendisinin olmamasının eksiklik olduğunu, işçilik ve şantiye harcamalarına ilişkin takas mahsup taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini, bir kısım masrafların müvekkili tarafından karşılandığını belirterek yerel mahkeme kararın kaldırılmasın ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, taraf vekilleri tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalı yönünden alınması gereken 242.025,62 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 60.506,40 (59.891,00+615,40) TL harcın mahsubu ile bakiye 181.519,22 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 10/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ✍e-imzalıdır Üye ✍e-imzalıdır Üye ✍e-imzalıdır Katip ✍e-imzalıdır