T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/218 - 2025/1519 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/218 KARAR NO : 2025/1519 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/11/2023 NUMARASI : 2022/458 Esas 2023/906 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Ve Manevi Tazminat) KARAR TARİHİ : 28.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZI…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/218 - 2025/1519 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/218 KARAR NO : 2025/1519 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/11/2023 NUMARASI : 2022/458 Esas 2023/906 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Ve Manevi Tazminat) KARAR TARİHİ : 28.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 23.12.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.04.2017 tarihinde yaya olarak karşıdan karşıya geçmeye çalışan müteveffa ...'a ilk önce ... plakalı aracın çarparak kaçtığı, sonrasında davalı ...'in kullandığı ve davalı ... Sigorta AŞ tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plakalı aracın çarpması sonucu vefat ettiğini, ... plakalı aracın plakasının sahte olduğunu, aracın sürücüsünün belirlenemediğini, davacının oğlu olan ölenin desteğinden mahrum kaldığını, davalıların, davacının zararlarından sorumlu olduğunu ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'ten kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat talebi yönünden dava değerini 29.491,99 TL'ye artırmış, davalı ... istinafı sonrasında, kararın eksik inceleme nedeniyle davalı lehine kaldırılması sonrasında 10.10.2023 tarihli dilekçesi ile, talebini 48.938,57 TL'ye artırarak, davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; başvuru koşullarının yerine getirilmemesi nedeniyle, davanın öncelikle reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olup, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, bu sebeple davalı şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ve zararın kanıtlanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının başvurusu üzerine 26.382,00 TL hesaplama yapıldığını, davacıya bildirilmesine rağmen geri dönüşün olmadığını, bu miktar üzerindeki tutarı kabul etmediklerini, maluliyet oranın da kaza sonucu oluşan arazların kaza ile illiyetleri de tespit edilmek suretiyle belirlenmesi gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, bu sebeple davalı kurumun, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, kazaya neden olan kişi olmadığını, diğer kayıp aracın çarpması sonucu maktülün, aracının önüne yatar pozisyonda düştüğünü, davalının kusursuz olduğunu savunarak, davalı aleyhine açılan davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen, 28.11.2019 tarih, 2018/335 Esas 2019/1006 Karar sayılı kararının davalı ... istinaf talebi doğrultusunda, Dairemizin 26.05.2022 tarih, 2020/162 esas 2022/1400 karar sayılı kararı ile kaldırılması sonrasında mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde mahkemece; davanın trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, BAM kaldırma kararından önce; kazanın meydana gelmesindeki kusura ilişkin olarak alınan ve olayın oluş şekline göre farklı kusur tespit edilen raporlardan, kazanın meydana gelmesinde, taşıt yolundan karşıya geçmekte olan davacıların desteğinin %30 oranında, yayaya çarpan plakası tespit edilmeyen araç sürüsünün ise %70 oranında kusurlu olduğu, önüne savrulan davacıların desteğine çarpan, davalı ... Sigorta AŞ tarafından sigortalı araç sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığı kabul edilerek tanzim edilen aktüer rapora göre davanın kısmen kabulü ile 29.491,99 TL destek tazminatının, davacıya ödenmesine karar verilmiş iken, kusura yönelik Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin kaldırma kararı sonrasında İTÜ Öğretim Üyelerinden oluşturulan 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan kusur raporunda; kazanın meydan gelmesinde, davacının desteği, yaya çocuk ...’ın hatalı davranışının, birinci (asli) derecede ve % 50 oranında etkili olduğu; plaka numarası bilinmeyen aracın kimliği tespit edilemeyen sürücüsünün hatalı sevk ve idaresinin de, birinci (asli) derecede, ölen yaya çocuk ...’ın hatalı davranışı ile eşdeğer derecede/eşit oranda, % 50 oranında etkili bulunduğu; davalı sigorta şirketine trafik sigortalı, ... plaka numaralı otomobilin sürücüsü, davalı ...’in, etkili herhangi bir kural ihlalinin, bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığının belirtildiği, aktüer bilirkişiden alınan raporda; davada davacıların muhtemel bakiye yaşam süresi TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre belirlenerek ve progresif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplandığı, 28.11.2019 tarihli kararının, sadece davalı ... tarafından istinaf edildiği, davacı tarafça istinafa başvurulmadığı dikkate alınarak, Ankara BAM 26. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararı uyarınca, davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek, 28.11.2019 tarihli kararına esas teşkil eden bilirkişi raporunun düzenlendiği 26.07.2019 tarihine göre, 31.12.2019 tarihi işlemiş dönem sonu tarihi kabul edilecek 2019 yılı asgari ücreti miktarı dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, davacı ... lehine 48.938,57 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatı hesaplandığı; raporların karar vermeye elverişli olduğu, toplanan delilere göre, sigorta şirketinin ve haksız fiil failinin sorumluluğuna gidilebilmesi için zarara sebebiyet veren haksız fiil nedeniyle araç sürücüsünün kusurunun olması gerektiği, buna göre son raporda plaka numarası bilinmeyen aracın sürücüsünün %50, müteveffanın ise %50 sorumluluğu tespit edildiğinden, davalı ... Sigorta AŞ ve davalı gerçek kişinin sorumluluğuna gidilmesi mümkün olmadığından zaten bu davalılara yönelik ilk karara karşı istinaf yoluna da başvurulmadan karar kesinleştiğinden, bu davalılar yönünden maddi tazminat taleplerinin ve ayrıca ... hakkındaki manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı ... yönünden ise; davacının desteğine plakası tespit edilmeyen aracın çarpması nedeniyle, davacının destek zararını 5684 sayılı yasanın 14. maddesi ve ... Yönetmeliği gereğince, ...'ndan talep edebileceği, plakası belirlenemeyen araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğundan, bilirkişi raporunda 48.938,57 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatı hesaplandığı ve talep ıslah yapılmış ise de ilk karara yönelik sadece ... istinafı bulunduğundan, kazanılmış haklar gözetilerek davanın ilk karardaki 29.491,99 TL destekten yoksun kalma tazminatı üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, gerekçesiyle; “Davacının ... açtığı maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 29.491,99 TL destekten yoksun kalma tazminatının 26.04.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalılar ... Sigorta Şirketi ve ...'e yönelik açılan maddi tazminat davasının reddine, davalı ...'e yönelik açılan manevi tazminat davasının reddine,” karar verilmiş hüküm davacı vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davalılar ... Sigorta AŞ ve ... hakkında daha önce verilen karar ile davanın reddine karar verildiğini ve bu karara karşı davacı tarafından kanun yoluna başvurmadığından, bu davalılar hakkındaki kararın kesinleştiğini, hal böyle iken kaldırma kararı sonrasında 30.11.2023 tarihinde verilen karar ile bu davalılar yönünden tekrar hüküm tesis edilerek, aleyhlerinde vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca kaza tespit tutanağında, bu davalıya da kusur verildiğinden, bu davalılar lehine vekalet ücreti takdirinin de hatalı olduğunu; diğer davalı ... yönünden ise; her ne kadar kusur oranı düşürülmüş ise de, asgari ücretteki artış nazara alınarak hesaplama yapıldığını ve davanın bu nedenle ıslah edilidiğini hal böyle iken mahkemece usuli kazanılmış hak nedeniyle fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, asgari ücretin usuli kazanılmış hakkın istisnası olduğunu, bu durumun resen nazara alınması gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın eksik inceleme ile verildiğini, hesaplamanın Yen Genel şartlara göre yapılması gerektiğini, başvuru şartı eksik evrakla yerine getirildiğinden, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının, kazaya sebebiyet verdiğini iddia ettiği, aracın cinsinin, araç plakasının ve sürücüsünün tespit edilmediğini kanıtlanması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde kusur durumunun tespitinin hatalı olduğunu, kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden davanın esası hakkında eksik inceleme ile karar verildiğini; davadan önce, davalının temerrüte düşürülmemesi nedeniyle dava tarihinden önce faize hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, hesaplama yönteminin de hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH2010 Yaşam Tablosuna göre ve Teknik Faiz uygulanmak suretiyle yapılması gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece, verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle, destekten yoksun kalma tazminatı istemidir. Mahkemece davalılar ... Sigorta AŞ ve ... hakkındaki davanın kusur yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Olay tarihinde, davacının 9 yaşındaki oğlunun, gidiş yönü 3 şeritli olan bölünmüş yoldan yaya olarak geçişi sırasında, plakası ve sürücüsü tespit edilmeyen aracın kendisine çarpması ve karşı yönden gelen araçlara ait şeride fırlatması neticesinde, karşı yönden gelen, davalı ... idaresindeki aracın, davacının desteğine çarpması neticesinde ölümlü trafik kazasının meydana geldiği, Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin dosyası, ceza dosyasında olayın oluş şekline yönelik beyanlar, kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından daha önce hükme esas alınan kusur raporunda, kazanın meydana gelmesinde plakası tespit edilmeye araç sürücüsünün %70, davacının desteğinin %30 kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmiş iken, raporlar arasında çelişki olması, hükme esas alınan kusur raporunda, olayın oluş şekli, kaza mahallinin ve kaza saatinin, kaza mahallinde yaya geçidi olup olmaması, davacının geçtiği yer ve ceza dosyasındaki görgüye dayalı beyanların değerlendirilmesi suretiyle raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi hususunda İTÜ Öğretin Üyelerinden yahut Karayolları Fen Heyetinde görev yapmış bilirkişilerden rapor alınarak çelişki giderildikten sonra davanın esası hakkında karar verilmesi için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması sonrasında, İTÜ öğretim üyelerinden oluşan 3 kişilik heyetten alınan raporda; davacının desteğinin asli %50 oranında, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün asli %50 oranında eşit kusurlu oldukları, davalı ...'in ise kazanın meydan gelmesinde kusurunun bulunmadığının tespit edildiği görülmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından, TRH 2010 yaşam tablosuna göre davacının ve desteğin bakiye ömrü tespit edilerek, bilinmeyen dönem hesabının progresif rant yöntemine göre yapılması için bilirkişi raporu alınarak davacının destek zararının tespit edildiği, daha önce verilen kararın davacı tarafından istinaf edilmemiş olması nedeniyle, daha önce hüküm altına alınan miktarla sınırlı olarak davanın esası hakkında karar verdiği görülmüştür. 1-Davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından yapılan hesaplamanın uygun olmadığını ileri sürerek kararı istinaf etmişler ise de; yapılan hesaplamanın Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından gerçek zarar hesaplamasında benimsenen TRH 2010 yaşam tablosu uygulanarak muhtemel yaşam süresi belirlenerek, bilinmeyen dönem hesabının da "progresif rant yöntemi" uygulanarak destek zararının hesaplamış olmasında usulsüzlük bulunmaması yanı sıra hüküm altına alınan tazminat miktarının belirlenmesinde, davacı tarafından istinaf edilmeyen miktarı aşmamak üzere karar verilmiş olmasına göre, hüküm altına alınan tazminat miktarı dosya kapsamına uygun bulunduğundan davacı vekilinin ve davalı ... aktüer bil,rkişi raporuna ve hüküm altına alınan miktara yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 2-Davalı ... vekili, müteveffaya plakası tespit edilmeyen aracın çarptığının ve kusurun kanıtlaması gerektiğini, ayrıca kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/907 Esas sayılı dosyası ile davalı ... hakkında açılan ve mahkemenin 28.05.2019 tarih 2019/578 Karar sayılı kararıyla beraat ile sonuçlanan, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 01.11.2021 tarih 2020/86 Esas 2021/2968 Karar sayılı esastan ret kararı ile kesinleşen dosyada toplanan deliller ve beyanlar değerlendirildiğinde, davacının desteğine çarpan ilk aracın, sürücüsünün ve plakasının tespit edilememiş olması karşısında, davalı ... davada husumetinin varlığının kanıtlanmış olmasına, Dairemiz kaldırma kararından sonra İTÜ öğretim üyelerinden alınan kusur raporunun da, ceza dosyasında dinlenen tanık beyanları değerlendirildiğinde, çelişkiyi giderecek mahiyette ve kazanın oluş şekline uygun bulunmasına göre davalının raporlar arasında çelişki bulunduğuna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Bu itibarla; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, dava tarihinden önce davalı ... temerrütünün de gerçeklemiş olduğunun anlaşılmış olmasına göre mahkeme kararına yönelik davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 3-Davacı vekilinin davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... lehine vekalet ücretine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davalılar hakkında, maddi ve manevi tazminat talepli açılan davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından, daha önce verilen 28.11.2019 tarih 2018/335 Esas 2019/1006 Karar sayılı karar, davacılar ve davalılar ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmemiş olup, davacı ve bu davalılar arasındaki karar maddi anlamda kesinleşmemiş ise de, şekli anlamda kesinleşmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/11-67 Esas 2022/964 Karar sayılı içtihadında açıklandığı üzere; "İhtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsız olduğundan ihtiyari dava arkadaşlarından her biri yalnız kendisi yönünden verilen karar için kanun yoluna başvurabilir. Süresinde kanun yoluna başvurmamış olan ihtiyari dava arkadaşları hakkında hüküm kesinleşir ve şekli anlamda kesin hüküm ortaya çıkar. Diğer dava arkadaşlarının kanun yoluna başvurması üzerine karar bozulursa, bu bozmadan kanun yoluna başvurmamış, bu nedenle hakkında verilen hüküm kesinleşmiş olan ihtiyari dava arkadaşları yararlanamaz. Buna göre; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; davacı ihtiyari dava arkadaşı olarak, davalılar hakkında dava açmış, davalılardan ... Sigorta AŞ ve davalı ... hakkında, ilk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen davanın reddine yönelik karar davacı ve söz konusu davalılar tarafından istinaf edilmemiştir. Dolayısıyla bu davalılar aleyhine açılan davada verilen karar, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde istinaf yoluna başvurulmaması nedeniyle bu süre sonunda şekli anlamda kesinleşmiştir. İlk derece mahkemesinin söz konusu kararı, ihtiyari dava arkadaşı olan, davalı ...'nın istinaf başvurusu üzerine, eksik inceleme nedeniyle kaldırılmıştır. Bu durumda, davacının, davalılar ... ve ... Sigorta AŞ hakkındaki davası şekli anlamda kesinleştiğinden, söz konusu ilk karardaki hak ve borçları çerçevesinde sorumlulukları belirlenmesi gerekirken, ilk kararda kesinleşen hak ve borçları değiştirilerek karar verilmiş olması doğru görülmemiş, davacının buna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin yukarıda 3 no'lu bentte yazılı sebeplerle, istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının, davalılar ... Sigorta AŞ ve ... hakkında verilen hükme yönelik olarak, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, söz konusu davalılar hakkında daha önce verilen ve taraflarca istinaf edilmeyerek şeklen kesinleşen karara göre hak ve borçları düzenlenerek (bu davalılar lehine vekalet ücreti şeklen kesinleşen karara göre hüküm altına alınarak), ilk derece mahkemesi kararının düzeltilmesine karar verilerek, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, II-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davacının ... açtığı maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 29.491,99 TL destekten yoksun kalma tazminatının 26.04.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 1-a)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına kabul miktarına göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ... alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, 1-b)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı ... yararına red miktarına göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren bu davalıya verilmesine, 2-Davalılar ... Sigorta Şirketi ve ...'e yönelik açılan maddi tazminat davasının reddine, 2-a)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı ... Sigorta AŞ yararına hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren bu davalıya verilmesine, 2-b)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, maddi tazminat açısından davalı ... yararına hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren bu davalıya verilmesine, 3-Davalı ...'e yönelik açılan manevi tazminat davasının reddine, 3-a) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, manevi tazminat açısından davalı ... yararına hesaplanan 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren bu davalıya verilmesine, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 2.014,60 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 171,12 TL harç ve 100,50 TL tamamlama harcı ve istinaf sonrası yatırılan 66,42 TL ıslah harcı toplamı 338,04 TL'nin mahsubu ile noksan olan 1.676,56 TL'nin davalı ... tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafça yatırılan 171,12 TL peşin harç ve 100,50 TL tamamlama harcı ile istinaf sonrası yatırılan 66,42 TL ıslah harcı toplamı 338,04 TL'nin davalı ... tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvuru harcı, 370,48 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı, 1.300,00 TL bilirkişi ücreti, istinaf sonrası tebligat/posta/müzekkere masrafı, 5.338,50 TL bilirkişi ücreti masrafı olmak üzere toplam 7.044,88 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 4.226,93 TL'sinin davalı ... alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, III-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davalı ... alınması gereken 2.014,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 503,65 TL'nin mahsubu ile 1.510,96 TL'nin adı geçen davalından tahsili ile Hazineye irat kaydına, 2-Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 3-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının ve 20,00 TL tebligat posta giderinin davalılar ... ve ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 28.112025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip *Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.