3. Ceza Dairesi 2022/1370 E. , 2023/2321 K. İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : CMK 223/2-e maddesi gereği beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fı…
**3. Ceza Dairesi 2022/1370 E. , 2023/2321 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : CMK 223/2-e maddesi gereği beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08.05.2018 tarihli, 2017/14 Esas ve 2018/102 sayılı Kararı ile sanık hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etmek" suçundan 5237 sayılı TCK'nın 220/7 nci maddesi yollamasıyla 314/2 nci maddesi gereği 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın cezasından yapılan yardımın niteliği ve miktarı nazara alınarak takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3713 sayılı Yasa'nın 5/1 inci maddesi gereğince cezasından 1/2 oranında artırım yapılarak 1 yıl 18 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK 62/1 inci maddesi gereği cezasından taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 1 yıl 13 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak mahrumiyetlerine karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 24.12.2019 tarihli, 2018/1985 Esas ve 2019/1371 sayılı Kararı ile duruşma açılıp yapılan yeniden yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak, sanığın üzerine atılı suçu işlediği yönünde, mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden arındırılmış, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dosya Yargıtay 4. Ceza Dairesine tevdi edilmiştir. 4. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 20.12.2021 tarihli 2021/36368 Esas ve 2021/29598 Karar sayılı ilamı ile temyiz incelenmesi Yargıtay 3. Ceza Dairesinin görevine girdiğinden, Dairenin görevsizliğine karar verilerek dosya Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi: Sanığın müsnet suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesi, yasaya aykırı olmakla kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın aşamalarda değişen ve yeni durumlara göre gelişen kendi içerisinde yoğun çelişki arz eden Bank ... ile ilgili açıklamalarında emniyette hesabının bulunmadığını sadece kredi kartı bulunduğunu belirtmesine rağmen ileriki aşamalarda hesabında para bulunması nedeniyle bu konularda açıklamalara giriştiği, 07.07.2017 ve 12.04.2018 tarihindeki beyanlarında paranın bir kısmını arkadaşlarından borç olarak aldığını belirtmesine karşın 08.05.2018 tarihli beyanında arkadaşlarına verdiği borcun geri alınması şeklinde açıkladığı, daha önceki beyanlarında 18.00,00 TL'nin kaynağını açıklarken eşine takılan altınlardan bahsetmediği halde 08.05.2018 tarihli celse de bu hususa da değindiği, daha önce babasının hesabına 18.00,00 TL'yi aynı ... havale ettiğini belirtmesine rağmen bu hususun doğru olmadığının hesap hareketleri ile anlaşılması üzerine bu sefer bu parayı Ziraat Bankası hesabına tekrar yatırıp parayı çekip elden babasına ödeme yaptığı savunmasını geliştirdiği, borç olarak aldığını bildirdiği parayı direk babasının hesabına yatırmamasının gerekçesini daha önce babasının hesabına havale yapmış olduğunu savunmasına karşın babasının bankalar nezdinde hesabı bulunup bulunmadığını bilmediğini söyleyerek bu şekilde savunma geliştirdiği, 11.04.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre de sanığın 21.02.2014 tarihinde virman yoluyla 15.200,00 TL olarak para geldiği ve ardından 24.02.2014 tarihinde 6.860,59 USD alınarak katılım hesabı açtırıldığı, 24.02.2014 tarihinde 200,00 TL'lik bir katılım hesabının daha açıldığı, 07.03.3014 tarihinde EFT ile hesaba 18.000,00 TL başka hesaptan geldiği, 01.04.2014 tarihinde 8.186,47 USD'nin hesaplar arası virman yapıldığı, sanığın Bank Asyada daha önce hesabı bulunmamasına karşın sanığın hesap açılış tarihlerinin talimat tarihleri ile uyum arz ettiği, hesabına giren çıkan miktarları ve sebeplerini aşamalardaki ifadelerinde yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere açıklayamadığı, yapılan yardımın ardından 03.10.2014 tarihinde hesabını kapatmış olmasının yapılan yardımın niteliğini ve sanığın durumunu değiştirmeyeceği, yardımın sürekli yapılmasının örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçu açısından gerekli olmadığı bir kez yapılan yardımın dahi anılan suça vücut verebileceği, birinci talimata uyan sanığın ikinci talimata uymasının gerekmediği ve bunun yardım etme için aranan bir unsur olmadığı, dolayısyla sanığın bankasya'ya örgüt liderinin çağrısı üzerine talimatla para yatırma şeklinde gerçekleşen eyleminin talimata uyumlu para yatırma konusunda uyum gösteren hesap hareketleri ve aşamalardaki savunmalarıyla birlikte değerlendirildiğinde sanığın örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediği vicdani kanaati mahkememizde hasıl olmuş ve değişen bu suç vasfından cezalandırılması cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık savunmasında özetle; Elazığ Palu ilçesinde sınıf öğretmeni olarak görev yaparken bu ilçede bankomatı olan Ziraat Bankası dışında Bank Asyanın olduğunu, 2012 yılında sırf kredi kartı almak için hesap açtığını, kredi kartı aidatı almamasından dolayı Bank Asyayı tercih ettiğini, 2013 yılının Ocak ayında evlendiğini, evlenmeden önce babasından yaklaşık 40.000,00 TL civarında borç para aldığını ve bu borç parayı geri vereceğini söylediğini, babasının Umreye gideceğini söyleyerek, bu parayı faize bulaştırma, dolar al bankaya yatır diye söylediğini, Palu ilçesinde de faizsiz bankacılık işlemi yapan Bank ... olduğundan bu parayı bu bankaya yatırdığını, 21 Şubat 2014 tarihinde 15.200,00 TL Bank Asyaya yatırdığını, 24.02.2014 tarihinde 15.000,00 TL karşılığında dolar alarak 35 günlük katılım hesabı açtığını, 07.03.2014 tarihinde de Ziraat Bankası hesabından 18.000,00 TL'yi EFT ile Bank Asyadaki hesabına gönderdiğini bu parayı da aynı şekilde 01.04.2014 tarihinde dolar alarak katılım hesabı açtığını, yatırmış olduğu bu paraların eşinin altın parası ve arkadaşlarıyla yapmış olduğu ... parası olduğunu, kredi kartını kullandığını, 2014 yılının Ekim ayında da hesaplarını kapattığını, Bank Asyaya talimat üzerine veya yönlendirmeyle para yatırmadığını, Bank Asyaya hesap açtırmasının ve para yatırmasının örgütsel amacı olmadığını, talimat üzerine herhangi bir işlem yapmadığını, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiş olup, sanığın hesap bilgileri ve hesap hareketleri ile anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, beyanlarının tutarlı olduğu, esasında sanığın da parayı hangi saikle yatırdığını ve öncesinde sözkonusu parayı ne şekilde elde ettiğini açıkladığı, sanığın talimat dönemine denk gelecek şekilde para yatırma eyleminin örgüte yardım kapsamında gerçekleştirdiğine ilişkin kastın dosya kapsamından tespit edilmesi gerektiği, ancak dosya kapsamından sanığın örgüt ile zayıf veya güçlü bir bağının belirlenemediği, para yatırma döneminde tüm şubeleri açık olan ve faaliyetlerine devam eden bu bankaya örgüt mensubu olmayan kişilerce de çeşitli düşüncelerle para yatırma olasılığının mevcut ve güçlü olduğu, bu sebeple sanığın FETÖ/PDY örgüt lideri ...'in çağrısı üzerine ... Katılım Bankasında bulunan hesabına örgüte yardım kastıyla para yatırarak FETÖ/PDY terör örgütüne yardım suçunu işlediği konusunda cezalandırılmasına yeter derecede her türlü kuşkudan uzak, somut, kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığı, şüpheden sanığın yararlanacağına ilişkin evrensel ceza hukuku ilkeside gözetilerek, sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı sanık müdafiinin istinaf itirazları bu yönüyle yerinde görülmüş olduğundan açılan duruşma sonunda sanığın beraati yönünde hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a) Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 nci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir. b) Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF'ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir. Örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilmesi mümkündür. c) Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş. nezdindeki hesabında gerçekleştirilen bankacılık işlemlerinin, miktar ve işlem tarihleri itibariyle özellikle aksi kanıtlanamayan savunmayı teyid eden sair deliller de nazara alındığında örgüt liderinin talimatı üzerine ve örgüte yardım kastıyla yapıldığına ilişkin kesin ve yeterli delil ikame olunamamasına nazaran sanığın beraatine dair inceleme konusu hükümde, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası ile gerekçe içeriğine göre hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 24.12.2019 tarihli, 2018/1985 Esas ve 2019/1371 sayılı Kararını, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/1 inci maddesi uyarınca dosyanın Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...