5. Hukuk Dairesi 2025/9194 E. , 2025/17077 K. "" MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/494 Esas, 2025/713 Karar KARAR : Esastan ret / Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/132 Esas, 2024/872 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve …
5. Hukuk Dairesi 2025/9194 E. , 2025/17077 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/494 Esas, 2025/713 Karar KARAR : Esastan ret / Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/132 Esas, 2024/872 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı yönünden başvurunun esastan reddine, davacı idare yönünden başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; . ili, ..., .. Mahallesi 2 49... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; acele kamulaştırma işleminin 2942 sayılı Kanun'da belirtilen usule uygun olarak yapılmadığını, acele el koyma kararından itibaren makul süre olarak kabul edilen altı aylık süre içinde bu davanın açılmadığını, müvekkili adına Denizli 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/256 Esas sayılı dosyasında açtıkları kamulaştırmasız el atma davasının halen derdest olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan kısım yararlanmaya elverişli olmadığından arta kalan kısmın da kamulaştırılmasını, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla arsa vasfında kabul edilmesini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için uygulanan objektif değer artışı oranının yüksek olduğunu, münavebeye alınan ürünlerin üretim maliyetlerinin açık olarak raporda ortaya konulmadığını, davanın açılış tarihindeki yasal durum itibarıyla faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; acele kamulaştırma işleminin 2942 sayılı Kanun'da belirtilen usule uygun olarak yapılmadığını, acele el koyma kararından itibaren makul süre olarak kabul edilen altı aylık süre içinde bu davanın açılmadığını, kamulaştırmadan arta kalan kısım yararlanmaya elverişli olmadığından arta kalan kısmın da kamulaştırılmasını, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla objektif değer artışı oranının yüksek uygulanmasını, müvekkili adına Denizli 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/256 Esas sayılı dosyasında açtıkları kamulaştırmasız el atma davasında alınan bilirkişi raporunda taşınmazın sulu tarım arazisi olarak değerlendirildiğini, aynı taşınmaza ilişkin açılan bu davada hükme esas alınan raporda kuru tarım arazisi olarak kabul edilmesinin doğru olmadığını, Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2022/83 Esas, 2223/69 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemeyi iptal ettiğini, kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranı üzerinden faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın incelenen imar durumuna göre 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ve 1/5000 ölçekli ... Planı dışında kaldığı, 1/25000 ölçekli ... Planında "park ve ... alan-ağaçlandırılacak alan-su yüzeyi" olarak planlı olduğu, meskun mahalde bulunmadığı görülmekle, Dairelerince Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında taşınmazın arazi vasfında kabul edilerek 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesince 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesindeki usul ve esaslara göre bilirkişi kurulu tayin edilip keşif yapılmasında, Merkezefendi İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin esas alınmasında, dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri de dikkate alınarak %300 oranında objektif değer artışı uygulanmasında, kamulaştırmadan arta kalan ve krokide (A) harfi ile gösterilen alanın yüzölçümü ve geometrik şekli dikkate alındığında %45 değer azalışı uygulanmasının doğru olduğu, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf taleplerinin reddi gerektiği, ancak 01.08.2023 tarihli 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararıyla 04.11.1983 tarihli 2942 sayılı Kanun'un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrasının iptaline karar verilmişse de Anayasa Mahkemesi kararlarının geçmişe yürütülemeyeceği yönündeki Yargıtay 5. Hukuk Dairesi içtihatları dikkate alındığında, eldeki dava 01.08.2023 tarihinden önce açıldığından, davanın açıldığı tarih itibarıyla iptal kararı yürürlükte olmadığından, işbu davada faize dava tarihinin 4 ay sonrasından karar tarihine kadar hükmedilmesi gerekirken faizin başlangıç tarihinin davanın açıldığı tarih olarak gösterilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle davalı yönünden başvurunun esastan reddine, davacı idare yönünden başvurunun kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.