T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/274 Esas KARAR NO: 2025/1285 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 24/05/2022 NUMARASI : 2021/154 Esas, 2022/125 Karar DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 22/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi t…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/274 Esas KARAR NO: 2025/1285 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 24/05/2022 NUMARASI : 2021/154 Esas, 2022/125 Karar DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 22/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun yıllardır kuaför malzemeleri ile kuaför koltuklarının satışı ve ticaretini yaptığını, davalının uluslararası ve ulusal pek çok firma tarafından üretilen ve ticareti yapılan "kuaför koltukları ve tezgahlarını" kendi tasarımı gibi TPMK nezdinde 2018/05715 ve 2018/05717 sayı ile tescil ettirdiğini, davalı tarafından hukkui koruma altına alınan söz konusu ürünlerin İtalya, Çin ve İngiltere olmak üzere uluslararası birçok firma tarafından uzun yıllardır üretilen ev ticareti yapılan ürünler olduğunu ileri sürerek, iddia ederek, davalı adına 2018/05715 ve 2018/05717 sayı ile tescilli tasarım tescil belgelerinin hükümsüzlüğünü, sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu tasarım tesciline konu ürünlerin ilk kez müvekkili tarafından tasarlandığını ve dünyaya müvekkili tarafından arz edildiğini, davacının dayandığı internet arama motorlarındaki aramaların tarih sonuçlarının değiştirilip deforme edilmeye müsait olduğunu, davacı yanın dosyaya sunmuş olduğu internet sitelerindeki ürünler arasında yenilik ve ayırt edici nitelikler açısından oldukça fazla farkılıklar bulunduğunu, müvekkili adına tescilli tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine haiz olduğunu ve davacı yanın iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, dava konusu 01/10/2018 tarih ve 2018 05717/1 tescil nolu tasarım tescili ile 01/10/2018 tarih ve 2018 05715/(1), (2), (3), (4), (5) tescil nolu tasarım tescillerinin, davanın niteliği gereği bilirkişi heyetince tespit edilen yenilik kırıcı ürünler ve dava dosyasına sunulu yenilik kırıcı deliller karşısında, ilgili yasanın aradığı tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olma, bilgilenmiş kullanıcıda yarattığı genel izlenimde belirgin bir farklılık olması şeklindeki yenilik ve ayırt edicilik koşullarını taşımadıkları anlaşılmakla davanın kabulüyle tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını ve bilirkişi raporuna itirazlarını tekrar ederek; davaya konu ürünleri ilk kez yapanın , tasarlayanın ve dünyaya arz edenin müvekkili olduğunu, nternet sitelerinde yazılı tarihler, ifadeler vs. kolaylıkla manipüle edilebilir olduğundan, müvekkilinin tasarımlarının yenilik arz etmediği tespitini yapmanın kanuna ve hukuka aykırılık teşkil edeceğini, bilirkişi raporunun sundukları delillerle çöktüğünü, hükme esas teşkil etme niteliği kalmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, tasarımın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporu ile davacı adına tescilli tasarımların davacıdan önce kamuya sunulduğunun, tasarımların yenilik ve ayırt edicilik koşullarını taşımadıklarının tespit ediliği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/10/2025