11. Ceza Dairesi 2025/5735 E. , 2026/3008 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/656 E., 2024/853 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2024 tarihli ve 2024/656 Esas, 2024/853 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayı…
11. Ceza Dairesi 2025/5735 E. , 2026/3008 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/656 E., 2024/853 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2024 tarihli ve 2024/656 Esas, 2024/853 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155/2, 62/1 ve 52. maddeleri uyarınca neticeten 10 ay hapis ve 80,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 21.01.2025 tarihi itibarıyla istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 22.10.2025 tarihli ve 2025/19095 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.11.2025 tarihli ve KYB-2025/126437 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.11.2025 tarihli ve KYB-2025/126437 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 1-Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin yakalama kararının infaz edilemediği gerekçesiyle uzlaştırma işlemlerinin soruşturma aşamasında gerçekleştirilemeden kamu davası açıldığı; sanığın 03.12.2020 tarihinde mahkeme huzurunda dinlendiği halde usulüne uygun uzlaştırma teklifi yapılmadığı anlaşıldığından; 5271 sayılı Kanun'un 2 53... . maddeleri uyarınca usulüne uygun bir uzlaştırma teklifi yapıldıktan sonra sanığın kabulü halinde dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilip ortaya çıkacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde, 2-Kabule göre, A-Denetim süresi içinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiyenin sanığın bilinen son adresine 7201 sayılı Tebligat kanunu'nun 21/1. maddesi uyarınca tebliğ edilirken haber verilen komşu isminin tebligat mazbatasında yer almaması nedeniyle usulüne uygun tebliğ edilmediği gözetilmeden, sanığın yokluğunda yargılama devamla yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesinde, B-Sanık hakkında sonuç olarak hapis ve adli para cezasına hükmedilmesine rağmen, '' adli para cezası takdir edildiği'' şeklindeki yerinde olmayan gerekçeyle 5237 sayılı Kanun'un 53.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun, hüküm tarihinden önce 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 2 53... . maddeleri gereğince uzlaşma kapsamına alındığı belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un "Uzlaştırma" başlıklı 253/4. maddesi; "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır."; aynı Kanun'un 253/6. maddesi, "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır." şeklindedir. 3. 5271 sayılı Kanun'un "Mahkeme tarafından uzlaştırma" başlıklı 254. maddesinde; "(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. (2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır." Hükümleri yer almaktadır. 4. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 7/12. maddesinde; "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa veya kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili uzlaştırma yoluna gidilmez."; aynı Yönetmeliğin 29/6. maddesinde, "Uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır. Bu işlem uzlaştırmacının, büroya başvurarak teklif formunu vermesi üzerine gerçekleştirilir. " şeklindeki düzenlemelere yer verilmiştir. 5. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca, kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaşma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaşma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerekmektedir. 6. 5271 sayılı Kanun'un hüküm tarihinde yürürlükte bulunan “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 231. maddesinin inceleme konusu ile ilgili bölümleri; "(8) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. (11) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 7. 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 10. maddesi uyarınca bu meşruhatlı davetiyenin, öncelikle muhatabın beyan ettiği en son adrese, bu adresin tebliğe elverişli olmadığının anlaşılması veya bu adreste tebliğ yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilerek, 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre MERNİS şerhi bulunan tebligatın bu adrese tebliğ edilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. 8. 5237 sayılı Kanun'un "Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma" başlıklı 53. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; " (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak; a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten, b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…), c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan, e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, yoksun bırakılır. (2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz. Denilmektedir. 9. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 253/1-b. maddesinin yedi numaralı alt bendi uyarınca uzlaşmaya tabi bir suç olarak düzenlenen 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesi kapsamında kalan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hakkındaki açıklanması geri bırakılan mahkûmiyet hükmünün, denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle aynen açıklanmasına karar verilen sanık hakkında, atılı suçtan yürütülen soruşturma kapsamında "...şirket yetkilisi şüpheli ... hakkında Sakarya 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2020/241 D.İş sayılı kararı ile yakalama kararı çıkartıldığı ancak yakalama kararının infaz edilemediği, şüphelinin üzerine atılı suçun TCK nın 253. maddesi gereğince uzlaştırmaya tabi suçlardan olup CMK nın 253/6 maddesi gereğince şüpheliye ulaşılamaması halinde uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturmanın sonuçlandırılması gerektiğinden..." şeklindeki gerekçeyle uzlaştırma işlemleri uygulanmadan kamu davası açıldığı belirtilmiş ise de; Mahkemece, 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına göre gereğine büro tarafından tevessül edilmesi bakımından, uzlaştırma işlemlerinin yapılması amacıyla dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması; denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar nedeniyle Mahkemece duruşmaya celbi amacıyla sanığın bilinen en son adresine çıkarılan meşruhatlı davetiyenin, "çarşıda olduğundan" bahisle 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesi uyarıca muhtara tebliği işleminde, "...adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesi..." hususunda bilgilendirilen komşunun isim ve imzasının veyahut bu husustan imtina ettiği yönündeki bilginin tebligat parçasında yer almaması nedeniyle, sanığa usûlüne uygun olarak duruşma günü tebliğ edilmeden ve hükmün açıklanmasına ilişkin beyanı tespit edilmeden hakkında hükmün açıklanması ile mahkûmiyet kararı verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması; sanık hakkında neticeten adli para cezasının yanında, hapis cezasına mahkûmiyete de hükmedilmesine rağmen, ''adli para cezası takdir edildiği'' şeklindeki yerinde olmayan gerekçeyle, kazanılmış hakka konu olmayan 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına hükmedilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2024 tarihli ve 2024/656 Esas, 2024/853 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.