T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/518 Esas KARAR NO: 2025/1529 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 14/11/2023 NUMARASI: 2022/76 E. - 2023/81 K. DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 28/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/518 Esas KARAR NO: 2025/1529 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 14/11/2023 NUMARASI: 2022/76 E. - 2023/81 K. DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 28/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Aksesuar adı altında mobilya ve mobilya aksesuarları toptan ticareti ile uğraştığını, davalı tarafça İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/108 D.iş sayılı dosyası kapsamında müvekkili hakkında tasarım hakkını ihlal ettiğinden bahisle delil tespiti istendiğini, delil tespiti için müvekkilinin ticari faaliyetlerini adrese gelindiğini, bu durumun müvekkilinin ticari itibarına ve faaliyetlerine zarar verdiğini, davalı tarafın kamuya mal olmuş ve yenilik- ayırt edicilik niteliğinden yoksun ürünü kendi adına tescil ettirmesinin ve buna dayanarak hukuki koruma talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, tasarımın hukuken korunabilmesi için yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olması gerektiğini, davalı taraf adına tescilli tasarımın özgün olmadığını, internette yapılan araştırmada davalının tescilinden öncesine ait aynı konsepte binlerce ürünün mevcut olduğunu, henüz davalı tarafça tescil başvurusu yapılmadan önce dahi tescilli ürünle birebir aynı ürünün kamuya sunulmuş olduğunu, davalının kendisinden önce kamuya sunulmuş bir tasarımın aynısını kendi adına tescil ettirdiğini, bu durumun hükümsüzlük sebebi olduğunu, dava konusu tasarımın piyasada yaygın olarak kullanıldığını, yıllardır kullanılarak tüketiciler nezdinde yüksek bilinilirliğe ulaştığını, bu durumda dava konusu ürün hakkında yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin bulunmadığını, tescilinin mümkün olmadığını, SMK'nın 57/2. maddesi uyarınca, ürününün kamuya sunulduğu tarihten itibaren 12 ay içerisinde tasarım tescil başvurusunun yapılması gerektiğini, dava konusu ürününün farklı kişilerce 2017 ve 2018 yılında kamuya sunulduğunu, davalı tarafın ise tescil başvurusunu 2020 tarihinde yaptığını, dolayısıyla tasarımların yeni tasarım olarak kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu ürünün başka bir ürüne mekanik olarak monte edilmesi için belirli biçim ve boyutlarda üretilmesinin zorunlu olduğunu, böyle bir ürünün SMK'nın 58/4. maddesi uyarınca korunmayacağını iddia ederek, 2020 01471 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine ve yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir. MAHKEME KARARI:İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 14/11/2023 tarihli 2022/76E. - 2023/81 K. sayılı kararıyla; "...tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında TPMK nezdinde ... tescil numaralı endüstriyel tasarımın davalı Kemal ... adına kayıtlı olduğu, davacının davalı tarafça tescil edilen ürünün yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olmadığı için hükümsüzlüğünün gerektiğini savunduğu, dosyada yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalı tarafça tescil edilen endüstriyel tasarımın 21/02/2020 tarihinde tescil edildiği, bilirkişi raporunda değerlendirilen ve dava konusu tasarımla aynı nitelikte olan, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde farklılar olmayan ürünlerin tescil tarihinden önce 2018 yılında kamuya sunulduğu bu hali ile davalı adına tescilli tasarımın yenilik ve ayırt edici olma özelliklerinin bulunmadığı bu hali ile SMK'nın 77. Maddesi gereğince hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, sunulan bilirkişi raporunun da bu doğrultuda olduğu ve dosya kapsamına uygun, yeterli ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmakla hükme esas alınması gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle; 1-Davanın KABULÜ ile, TPMK nezdinde davalı adına tescilli 2020/01471 endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,2-Yargılama sırasında verilen tedbir kararının kararın kesinleşmesine kadar aynen devamına..." karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı asil süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmediğini, tebligatın yapıldığı e-mail adresinin o tarihte çalındığını, davadan 12/02/2024 tarihinde haberdar olduğunu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini,Bilirkişi raporu tarafına tebliğ edilmediğinden rapora itiraz edemediğini, Mahkemece davacı tarafın beyanlarına göre hazırlanan ve yeterli olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verildiğini, rapora itiraz hakkının elinden alındığını,Mahkemece lehe ve aleyhe olan delillerin toplanması gerektiği halde, lehine olan delillerin toplanmadığını ve aleyhine haksız ve hukuka aykırı bir karar ihdas edilerek en önemli haklarından biri olan ve Anayasa'nın 36. maddesinde tanzim edilen adil yargılanma hakkının açık ve ağır bir şekilde ihlal edildiğini,Yapılacak yeniden inceleme neticesinde vaki davada haklı olduğunun ortaya çıkacağını belirterek, yukarıda ve ilk derece mahkemesi aşamalarında ayrıntılı olarak izah edilen nedenler ve Mahkeme tarafından re'sen tespit edilecek sair hususlar doğrultusunda; eksik ve hatalı bulgular içeren İstanbul 2. Fikri Sınai Hukuk Mahkemesinin 2022/76 Esas, 2023/81 Karar ve 14/11/2023 Karar tarihli ilamının ortadan kaldırılmasını, akabinde esastan yapılacak inceleme sonucunda söz konusu beyanları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderinin davacı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosya arasında bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; davalı ... ... adına kayıtlı ... tescil numaralı tasarımın 21/02/2020 tarihinde 5 yıl süre ile tescil edildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişiler marka patent vekili ..., endüstriyel tasarım uzmanı Öğr. Gör. ... ve mobilya sektöründen ...'ten oluşan bilirkişi heyetinden alınan 06/01/2023 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; "...Davalı taraf adına tescilli 2020 01471 numaralı endüstriyel tasarım incelendiğinde; Ürünün SMK 56. Maddesine göre birleşik ürünün parçası olduğu, parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür durumda bulunduğu, Parçanın görünür durumda olan özelliklerden, yukarıdan aşağıya doğru uzanan profilde bulunması, üzerinde girintili çıkıntılı doğrusal çizgilerin bulunması ve alt kısmında bulunan metal kaplama olmasının ürüne yenilik ve ayırt edicilik niteliği kattığı,Davalı adına tescilli ürün ile davacı tarafın dava dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu ... Aksesuar'a ait 24.12.2018 tarihli paylaşıma konu ürünün; yukarıdan aşağıya doğru daralan profilde olması, yüzeyinde girintili-çıkıntılı doğrusal çizgileri olması, alt kısmında metal kaplaması bulunması yönünden iki tasarımın da bilgilendirilmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, ... Aksesuar'a ait 24.12.2018 tarihli paylaşıma konu ürünün 24.12.2018 tarihinde internet üzerinden paylaşılarak kamuya sunulduğu, davalının tescil başvurusu tarihi olan 21.02.2020 tarihinden on iki ay önce dava konusu ürünün kamuya sunulduğu,bu kapsamda davalı adına tescilli ürünün yenilik niteliğinin bulunmadığı anlaşıldığından hükümsüzlük talebinin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. SONUÇ ve DEĞERLENDİRME: Yukarıda inceleme, tespit ve değerlendirme başlıkları altında detaylı açıklamaları yapılan nedenlerle takdiri tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere;2020 01471 numaralı endüstriyel tasarım yönünden hükümsüzlük ve sicilden terkin talebi ile ilgili yapılan incelemede, yukarıda (d) ve (f) bendinde yapılan tespitler dikkate alındığında dava konusu tasarımın yenilik şartlarını taşımadığı anlaşıldığından SMK 77/1 FIKRALARINDA BELİRTİLEN HÜKÜMSÜZLÜK ŞARTLARININ OLUŞTUĞU…" yönünde görüş bildirildiği tespit edilmiştir. G E R E K Ç E : Dava, tasarım hükümsüzlüğü davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı asil tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; davalıya dava dilekçesinin ve tensip tutanağının 05/06/2022 tarihinde, ön inceleme tensip tutanağının 16/08/2022 tarihinde, ön inceleme duruşma tutanağının ve tahkikat duruşma gününün 14/11/2022 tarihinde, bilirkişi raporunun 14/01/2023 tarihinde, sözlü yargılama duruşma günün 10/04/2023 tarihinde ve gerekçeli kararın ise 10/02/2024 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği tespit edilmiştir.Her ne kadar davalı tebligatın yapıldığı mail adresinin çalındığını iddia etmişse de, buna ilişkin bir delil sunmadığı gibi, yargılamanın devam ettiği uzun süreçte mail adresinin çalındığını tespit edememiş olmasının da hayatın olağan akışına uygun olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin usule ilişkin istinaf talepleri kabul edilmemiştir.Davalının bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede, davalı adına tescilli tasarımın 1 numaralı "koltuk ayağı" tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin bulunmadığının uzman bilirkişiler tarafından denetime uygun bilirkişi raporu ile tespit edildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin 1 numaralı tasarıma ilişkin istinaf talebi kabul edilmemiştir.Ancak, dava dilekçesinde davalıya ait tasarımın hükümsüzlüğü talep edilmişse de, davacı tarafça yenilik kırıcı olarak gösterilen ürünlerin koltuk ayağı tasarımları oldukları, dava dilekçesinde koltuk ayağı tasarımıyla ilgili anlatımlara ve deliller yer verildiği, bilirkişilerin de bu tasarımlarla ilgili inceleme ve değerlendirme yaptıkları, oysa dava konusu tasarımın 1.1 ve 1.2 numaralı tasarımları koltuk ayağı tasarımı olmasına rağmen, 2.1 numaralı tasarımın dekoratif mobilya süsü tasarımı olduğu ve bu tasarımla ilgili dava dilekçesinin içeriğinde bir açıklama ve talep bulunmadığı, bilirkişiler tarafından da 2 numaralı tasarımla ilgili hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, davacı tarafından da bilirkişi raporuna karşı bu tasarımla ilgili inceleme yapılmadığı yönünde bir itirazda bulunulmadığı halde, davalı adına tescilli .... tescil numaralı çoklu endüstriyel tasarımın tamamının hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Tüm bu nedenlerle; davalının istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı adına tescilli 2020 1471 tescil numaralı çoklu endüstriyel tasarımın 1 numaralı tasarımının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 2 numaralı tasarımla ilgili davanın reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-Davalı asil'in istinaf isteminin esastan KABULÜNE,2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 14/11/2023 tarihli 2022/76 E. - 2023/81 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, -Davalı adına tescilli 2020 1471 tescil numaralı çoklu endüstriyel tasarımın 1 numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, -2020 1471 tescil numaralı çoklu endüstriyel tasarımın 2 numaralı tasarımıyla ilgili davanın reddine,-Yargılama sırasında verilen tedbir kararının kararın kesinleşmesine kadar aynen devamına,3-İlk derece yargılaması yönünden; a-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 80,70-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 534,70-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,b-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısımla ilgili A.A.Ü.T göre hesaplanan 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 80,70-TL Peşin/nisbi Harcı, 4.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 63,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.724,40TL'nin kabul ve ret oranlarına göre 2.362,20 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf yargılaması yönünden; a-Davalının istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,b-İstinaf yargılaması sırasında davalı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 180,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.863,10 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 28/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.