10. Hukuk Dairesi 2024/3452 E. , 2024/4453 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1630 E., 2023/2622 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/295 E., 2022/191 K. Taraflar arasındaki sigorta primine esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Ad
**10. Hukuk Dairesi 2024/3452 E. , 2024/4453 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1630 E., 2023/2622 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/295 E., 2022/191 K. Taraflar arasındaki sigorta primine esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette, Aralık/1999'dan 03.06.2013 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını, ancak Aralık/1999'dan 01.01.2013 tarihine kadar çalışmalarının Kuruma asgari ücret üzerinden bildirildiğini, 01.01.2013-03.06.2013 tarihleri arasında ise brüt 1.950,00-TL'den Kuruma bildirimde bulunulduğunu, davacının işten ayrıldığı 03.06.2013 tarihi itibariyle net maaşının 2.122,00-TL olduğunu belirterek, davacının 1999/12-03.06.2013 tarihleri arasında eksik bildirilen prime esas kazançlarının tespiti ile gerçek prim esas kazançlarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Bilgisayar Programı-Yazılımı Yardımcı Elemanı olarak çalıştığını, lise mezunu olduğunu, davacıya ödenen ücretlerin Kuruma bildirildiğini, iddiaların zamanaşımına uğradığını beyanla, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; talebin haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; " Davacının davasının kısmen kabulü ile; 1-Davacının 07.12.1993- 2002/3 üncü dönem ile 01.01.2013-03.06.2013 tarihleri arasında gerçek ücrete göre sigortaya bildirim yapılmış olduğundan bu dönemler yönünden hukuki yarar bulunmadığından talebinin reddine, 2-2002/3-01.01.2003 tarihleri arasında tabloda gösterilen gerçek ücret ile çalıştığının tespiti ile fark sigorta primlerine esas kazançların davalı işverenler (.... San. Tic. Ltd. Şti. ile ...) tarafından tamamlanması gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. ve dahili davalı ... vekilleri istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, davacının imzalamış olduğu ibra protokolünde müvekkili şirketten hiçbir alacağı kalmadığına ilişkin beyanı ile müvekkil şirketin İş ve Sosyal Güvenlik Hukukundan doğan tüm borç ve sorumluluklarından geçerli bir şekilde ibra ettiğini bildirdiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigorta primine esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanunun 77 nci ve 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddeleridir. 3. Değerlendirme Gerçek ücret; sigortalının kıdemi, yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre ödenmesi gereken ücrettir. Hizmet akdinin tarafları görünüşte bir ücret belirlemiş olabilirler, ancak bu ücret tarafların aralarında kararlaştırdıkları gerçek ücret olmayabilir. Uygulamada bazen taraflar arasında kararlaştırılmış olan gerçek ücret (örneğin SSK primlerini daha az ödemek amacıyla) bordroya yansıtılmamakta, daha düşük (örneğin asgari ücret) gösterilmektedir. Bu gibi durumlarda yargıç tarafından gerçek ücretin saptanması yoluna gidilmelidir (Prof. Dr. S. Süzek, İş Hukuku, 2. Bası, Beta Yayınları, Sy:287). Davanın niteliği gereği, çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu değildir. Çalışma olgusunun her türlü delille kanıtlanması olanağı bulunmakla birlikte; Hukuk Genel Kurulunun 2005/21-409 E., 2005/413 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 288 inci maddesindeki yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret miktarı HMK’nın Geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle HUMK 288 inci maddesinde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları gibi delillerle sigortalının imzasını taşıyan ücret bordroları veya hizmet sözleşmesinde yazılı olan ücretin gerçek olmadığı kanıtlanabilir. Yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar için yine HMK’nın Geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle HUMK’nın 289 uncu maddesi gereğince tanık dinletilebilir. Tespiti istenen miktar sınırı aşıyor olsa bile varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinletilmesi mümkündür. 506 sayılı Kanun'un 78 inci maddesinde ve 5510 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinde prime esas günlük kazançların alt ve üst sınırlarının ne olacağı gösterilmiştir. Günlük kazancın alt sınırı HUMK’nun 288 inci maddesinde belirtilen sınırı aşıyorsa ücretin yazılı delille saptanması gereğinin pratikte bir önemi kalmayacaktır. Zira 506 sayılı Kanun'un 78 inci maddesine göre, “....günlük kazançları alt sınırın altında olan sigortalılar ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden hesaplanır”. 82 nci madde de bu düzenlemeye paralel bir hüküm içermektedir. Ücretin alt sınırla tespit edilen miktardan fazla olması halinde ise günlük kazancın hesaplanmasında asgari ücret esas alınır. Eldeki davada Mahkemece, tanık ifadeleri sonucuna göre hüküm kurulduğu anlaşılmakta olup, yazılı delil olmayan dönemler yönünden kabule karar verilerek karar tesisi isabetsizdir. Bu sebeple Hukuk Genel Kurulunun 2005/21-409 Esas, 2005/413 Karar sayılı kararı gözetilerek ve yukarıda belirtilen delil ve kayıtlar esas alınarak yeterli ve gerekli bir araştırma yapılarak ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.