(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/12198 E. , 2009/14062 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.08.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 05.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelen…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/12198 E. , 2009/14062 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.08.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 05.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, adi yazılı şekilde yapılan satış sözleşmenin davacıya mülkiyet hakkı sağlamayacağından bahisle dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Gerçekten, davada dayanılan 27.09.2000 günlü sözleşme adi yazılı şekilde düzenlenmiştir. Bu sözleşmede, satıcı olarak hareket eden kişi ... Yüksel olup davalı ile 18.07.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalayan şirketin yetkilisidir. Kısaca, anılan sözleşmeyle dava dışı yüklenici şirket 18.07.1997 günlü sözleşmeyle kazandığı kişisel hakkını davacıya temlik etmiştir. Borçlar Kanununun 162. ve 163.maddeleri uyarınca alacağın temlikinde aranan koşul, temlik işleminin yazılı şekle bağlı olarak yapılmasıdır. Kaldı ki, 30.09.1988 tarihli ve 2/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı sonuç bölümünde açıklandığı gibi Kat Mülkiyet Kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan, bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşarak alacının tüm borçlarını eda etmesi ve satıcının da bağımsız bölümü teslim ederek, alıcının onu malik gibi kullanmasına rağmen satıcının tapuda mülkiyet devrine yanaşmaması halinde hakimin Türk Medeni Kanununun 2.maddesini gözeterek açılan tescil davasının kabul edilebileceği benimsenmiştir. Dairemizin öteden beri uygulaması da bu doğrultudadır. Ne var ki eldeki davada, 2668 ada 13 sayılı parsel üzerine bina yapan yüklenici şirket taraf durumu almamıştır. Davacı, temlik işleminin varlığını yükleniciye karşı ispat etmek zorunda olduğundan, yüklenici şirket davada taraf olmalıdır. Burada, yüklenici ile arsa sahipleri arasında bir bakıma zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan, davanın yüklenicinin yokluğunda çözümlenme olanağı bulunmamaktadır.